Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
420
 

Şampiyonluk Aslanın Pençesinde

M.Ferit KOTAN

Erman Toroğlu’nun şampiyonlukla ilgili “Bursa ve Fenerbahçe favori, Beşiktaş plase olur” değerlendirmesini okuyunca takımların kalan maçlarını gösteren çizelgeyi inceledim. Altmış yıllık Beşiktaşlı olarak, ünlü bilgin Arşimet gibi“Buldum! Buldum! “sözcüklerini söyleyerek konuşmaya başladım. ŞAMPİYOMLUK, ASLANIN PENÇESİNDE.

Bu yargımı ortaya koyarken “Büyük Sayılar Kanununa “göre, tümcesini de hemen ekledim. Bu tümce neredem çıktı diyeceksiniz. Birçoğunuz anlamını biliyorsunuzdur. Genç kuşaklara ise, bir anımla anlatayım. Yıllar önce çalıştığım kuruma yeni genel müdür atanmıştı. Üst yöneticilerle yaptığı ilk toplantısında, yukarıda sözünü ettiğim tümceyi kullanmış. Toplantıdan çıkan yöneticimiz, sekreterini arayarak” ben geliyorum uzmanlar ve yardımcılarım toplantı salonunda bulunsunlar” demiş.

Koşuşturarak toplantı salonuna gittik. Biraz sonra yöneticimiz geldi. Toplantıda konuşulan konuları özetledikten sonra, ”Büyük Sayılar Kanunundan” söz etti. “Hiç birimiz bir şey anlamadık” dedi.

O yıllarda PC denilen bilgisayar sistemi yoktu, Gogol denilen arama motorundan, bir haberdi Türk insanı. Yöneticim sözünü bitirince gülümsedim. Ben biliyorum dedim. Duraksadı, sizde biliyorsunuz dedim. Dik dik bana baktı. Büyük sayılar kanunu, istatistik çalışmalarında kullanılan bir ilkedir. Yani ihtimal hesabıdır, şimdiki söylemle olasılık hesaplarıdır deyince, herkes gülmeye başladı.

Eski baskılı istatistik kitaplarında görebileceğimizi söyledim. Kurumun reorganizasyon çalışmasında bulunurken, inceleme yaptığım bir kitapta okuduğumu açıkladım..

Olasılık hesaplarına göre, şampiyonluk aslanın pençesinde. Yani en yakın aday Galatasaray. Gülümsemeye başladınız değil mi? Galatasaraylı olan kızımı sevindirmek için söylemiyorum bu yargımı. Amacım, aykırı bir görüş sergilemek hiç değil. Atmış yıllık Beşiktaşlının duygusal yaklaşımı da söz konusu olamaz.

Burada ilk varsayım Galatasaray- Bursa maçının Galatasaray’ın kazanma koşulu. Bu olasılıkta, kendi sahasında oynayacak olan Galatasaray’ın avantajı değil midir?

Bu tarihten itibaren, tüm takımların maçları final havasında olacaktır. Puan kaybeden şampiyonluktan uzaklaşacağı için, takımların gol atma güçleri çok önemlidir. Galatasaray’ın hücum oyuncularının niteliği ve ustalığı, tartışılmaz üstünlüğünü ortaya çıkarmaktadır. Öte yandan, Galatasaray - Bursa maçından bir hafta önce oynanacak Fenerbahçe- Beşiktaş maçı sonucu beraberlik olur ise, iki takım birden; birinin galibiyeti sonucun da ise, diğerinin şampiyonluk yarışının dışına kalacağı gerçeğidir.

Futbolda sonuçların ne olacağını önceden bilmek için kahin olmak gerekir. Takımların teknik kapasitelerini göz önüne alınarak, bir varsayımda bulunulabilinir. Galatasaray’ın, Bursa maçına kadar yapacağı maçlarda, takım niteliği açısından hepsini kazanacak güçte olduğu gerçeği ortadadır. Savım gerçekleşirse, Bursa maçını kazanan Galatasaray’ın rakipleriyle aradaki puan farkı, en kötü sonuç olarak iki puan olacaktır. Bu olasılık çok az. Bir puan veya baş başa olma olasılığı daha fazladır.

Son maçlara bu olasılıkla girildiğinde, Bursa – Beşiktaş, Fenerbahçe –Trabzon Gençlerbirliği - Galatasaray maçlarında galibiyete yakın takımın kim olabileceği sorusunu soralım? Bursa- Beşiktaş, Fenerbahçe- Trabzon karşılaşmalarının beraberlikle sonuçlanma olasılığı daha fazla olduğu ortada değil mi? Düşme tehlikesi olmayan bir Gençlerbirliği ile galibiyette şampiyon olacak bir takımın motivasyonu bir olabilir mi? Bu gibi maçlarda stres ikinci planda kalacağını söyleyebiliriz. Maçın kazanılması halinde futbolcuların kazanacakları değerler daha önemlidir. Gençlerbirliği oyuncularının, sakatlanmamak için oynayacakları da bir gerçek. Ayakları onların ekmeği, gelecekleri değil mi?

Bu yorumları niye yaptım. Aykırılık olsun diye bir. İkincisi de Rijkaard’ın oyunculuğunu çok beğenirdim. Kalitesi ortada idi. Keita’nın Fenerbahçe maçındaki volesinin estetiğine hayran kaldım. Diğer takımlarda Volkan gibi bir kaleci var mı?

Galatasaray’ın yabancıları kalitelerine uygun oyun oynandıklarında, sonuç her zaman galibiyettir. Onları eğlenceden, oyun oynamaya yönlendirecek olanda antrenörleri Rijkardır.

Büyük sayılar kanununa göre, şampiyonluk aslanın pençesinde. Beşiktaş’ın şampiyonluğu ise beni sevince boğacaktır.

Bazıları kuş kafesine döner diyor ya. Bende büyükçe bir fincanda fala baktım, falda yeleleri olan bir hayvanın vakur bir şekilde kulübesine doğru yürüdüğünü gördüm. Başladım gördüklerimi analiz etmeye. Falım doğru çıkarsa, bir bilen olarak ortaya çıkmamı kimse engelleyemez

Falımın gerçek olma olasılığını düşündüm. Otuz metreden atılan şut, yere çarpıp gol oluyor, iki metreden vurulan vole kalecinin bacağına çarpıp dönebiliyorsa, burada olasılık hesabının “O” harfinin bile geçerli olmayacağı söyleyebiliriz.

“Ağır Emekçiler.” Bunlar kim? Spor yazarları. Hangi savı tartışırlarsa tartışsınlar, atılan bir şut veya kafanın yarattığı sonuç, tüm gerçekleri alt üst edebiliyor.

Bu hafta Sivas sporun galibiyeti, falı yorumlamak için harcadığım emeği ve falcılığımın kariyerini sıfırlayacaktır. 1.04..2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 448
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster