Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '07

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
2675
 

Samsun, müzelerimiz ve arkeoloji

Anadolu’nun bir ‘medeniyetler beşiği’ olmasına binaen, pek çok kentimizin tarihsel geçmişi 3000–5000 yıl öncesine ve daha da eski tarihlere kadar uzanmaktadır. Bu açıdan, dünyada eşi benzeri olmayan bir coğrafi alanda yaşadığımız ve bu topraklarda yaşayan uygarlıkların her birinin kendilerine has uygarlık kalıntılarının mirasçısı olduğumuz açıktır. Hem Samsun açısından, hem de diğer kentlerimiz açısından, bu kültürel mirası yeterince araştırıp, dünya uygarlığına katkıda bulunacak şekilde ortaya koyduğumuz ve bundan da ekonomik bir girdi sağladığımız elbette söylenemez.

Bu kültürel mirasın değerlendirildiği en önemli yerler müzelerimizdir. Samsun’a bu açıdan bakıldığında, 1981 yılında hizmete açılan, eski fuar alanı girişinde ve şimdiki valilik binası yanındaki Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin yanı sıra, Mecidiye Caddesi üzerinde bulunan ve 2006 yılında restorasyonu tamamlanarak hizmete açılan Gazi Müzesi’nin, Bandırma Vapuru Gemi-Müzesi’nin ve Milli Mücadele Parkı ve Açık Hava Müzesi’nin bulunduğu görülmektedir. Bu müzelere ilaveten, Batı Park Projesi kapsamında restorasyonu tamamlanan Baruthane ve Kalkancı Tümülüslerinin bulunduğu alan ve Doğu Park Projesi kapsamında DDY. ‘nın lokomotif bakım atölyesinin bulunduğu alanın ve binanın yeniden düzenlenerek ‘Kent Müzesi’ olarak hizmete açılacağı bilinmektedir.

Samsun’a ve müze sayısındaki bu görülen artışa istinaden, konuya müzecilik açısından değinecek olursak, en son 1960 yıllarında Türkiye müzelerinin yeniden yapılanıp, eski binalardan yeni binalara taşındığı ve yeni sergileme usullerine kavuştuğu görülmektedir(ı). Fakat aradan geçen zamana istinaden hem müze binalarının, hem de sergileme usullerinin, artık XXI. yüzyıla uygun müzecilik anlayışına hitap etmediği ve müzecilik açısından yeni yapılanmalara gidilmesi gerektiği ortadadır.

Bir müzenin, toplumun nitelik ve nicelik anlamında gelişmesi ve çoğalmasıyla bağlantılı olarak, değişimlere ayak uydurması gerekmektedir. Günümüzde modern müze, temel görevlerinin yanı sıra, bölgesini araştıran, yakın-uzak çevresi ile iletişim kuran, her türlü sosyal, kültürel çalışmaların yapıldığı bir merkez olma durumundadır. Bu nedenle modern müzelerde ‘’halkla ilişkiler’’ çalışmaları çok önem kazanmıştır(ıı). Modern müzeler, hizmet anlayışları, ihtiyaçları ve genel bütçeleri açısından yeni organizasyonlar yapmak zorundadır. Bu çalışmaların sağlıklı bir plan ve program çerçevesinde yapılabilmesi için, müze yönetimlerinde ‘’müze işletmeciliği’’ konusu gündeme getirilmelidir(ııı). Hem Samsun’daki müzelerimizde, hem de genel olarak tüm müzelerimizde, ‘eğitim birimleri’ mevcut değildir. Eğitim amaçlı teknik donanım genel olarak müzelerimizde yoktur. Modern müzecilikte müzeler toplum desteği ile ayakta durmakta, buna istinaden devamlı yenilenen sergiler, koleksiyon düzenlemeleri, araştırma ve yayın yapmak zorundadırlar. Oysa geçmişten gelen sorunların ve anlayışların da etkisiyle, müzelerimizde bu anlamda büyük bir durağanlık mevcuttur ve toplum-müze diyalogunun, bugün için sağlıklı bir şekilde işlediği söylenemez(ıv).

Günümüzde müzelerimiz finansal açıdan pek çok sorunla karşı karşıyadır. Bu nedenle finansal sorunlar sergileme biçimlerini etkilemekte, değişik yaş ve kültür seviyelerine göre sergileme yapılamamaktadır. Özellikle çocukların daha küçük yaşlarda kültürel miraslarına ısındırılmaları, bu mirasın farkına varmaları ve büyüdüklerinde sahip çıkmaları amacına dönük olarak, çocuklar için ayrı müzeler oluşturulmalı, bu yapılamıyorsa mevcut müzelerimizde çocuk sergileri açılmalıdır(v).

Modern müzelerde ziyaretçiye yeterli bilgi verebilmek amacıyla, eserlerin yanına maket, şekil, fotoğraf, açıklayıcı levhalar, üç boyutlu canlandırma ve çeşitli görsel öğelerden yararlanma gibi tanıtıcı, öğretici materyallerden faydalanılmaktadır. Buradan hareketle, müzelerimizin artık ‘’yaşayan müze’’ anlayışına geçmesi gerekmekte, gelen ziyaretçilerin, eserin ait olduğu dönemin yaşamını, ait olduğu kültürü anlayabilmesi ve zihninde canlandırabilmesine yönelik olarak çeşitli düzenlemeler ve yeni sergi yöntemleri uygulanmalıdır. En yakında olması açısından, yeni düzenlenen Amasya Müzesi’nde de bu sergileme tarzına uygun bölümler mevcuttur. Bu tür uygulamaların yapıldığı bazı Avrupa ve Amerika müzelerinde ziyaretçilere, dönemin dekor ve kostümleri içersinde olan görevliler yardımcı olmaktadır(vı).

Bir müze kurarken veya mevcutları ele alırken, daha müzeye girilmeden önce bahçe ve peyzaj düzenlemeleri ile oluşturulan görsel etki ve yaratıcılık, iç mekân düzeninde de sürdürülmelidir. Bu açıdan, müze öyle bir çekim gücüne sahip olmalıdır ki, gelen ziyaretçiyi yaşadığı çağdan alıp, ziyareti boyunca geçmişteki farklı çağlara götürebilmeli, adeta ‘zaman tüneli’ işlevi görmelidir. Bahçede eserlerin sergileme amacından önce bahçe olma özelliği korunmalı, mümkünse ağaçlandırılmalı ve ziyaretçiler için oturma mekânları yapılarak, müze dış görünüşü ile de çekici hale getirilmelidir.

Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin idari binasının, Büyük Şehir Belediyesi’nce, yol yapım çalışmaları nedeniyle yıkılacak olması nedeniyle, bu fırsat Samsun adına değerlendirilmeli, mevcut binası ve sergileme usulleri ile günümüz müzecilik anlayışına cevap veremeyen müze binası yıkılarak, Samsun Müzesi’nin ‘bölge müzesi’ olma kavramına uygun olarak yeniden yapılanmasına gidilmeli, Samsun’da turizme yönelik atılan adımlara, bu yeni müze binası ile de büyük bir ivme kazandırılmalıdır. Bu yeni müze binası dışında, ‘Doğu Park’ projesi kapsamında yapılan düzenlemelere ilave olarak, Canik Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Hacı İsmail Mahallesi’nde ortaya çıkarılan ve şuana dek Samsun’un en büyük tümülüsü olma özelliği bulunan tümülüs de restore edilerek, tıpkı Baruthane Tümülüslerinde yapılan çevre düzenlemeleri gibi düzenlemeler yapılarak turizme kazandırılmalıdır.

KAYNAKÇALAR

(I)-UÇANKUŞ, Hasan, Ana Tanrıça Kybele’nin ve Kral Midas’ın Ülkesi Phrygia, Kültür Bakanlığı, Ankara, 2002.

(II)-ACAR, Özgen, ’’Ülkemizde ve Yurt Dışında Müzeciliğe Bir Bakış’’ Kuruluşunun 150. Yılında Türk Müzeciliği Sempozyumu III, 1996.

(III)-ATASOY, Sümer, Müzecilikten Yansımalar, Anka Yayınları, İstanbul, 1999.

(IV)-GENİM, Sinan, ’’Bir Toplum İçin Gelecek Yaratmada Müzelerin Yeri’’, II. Müzecilik Semineri Bildirileri, 1994.

(V)-ERKANAL, Hayat, Çağdaş Müzecilik Anlayışı Yönünden Münih Müzelerinden Üç Örnek, Türk Arkeoloji Dergisi XXVII, 1998.

(VI.)-CAMERON, D., Museum and Puplic Access: The Glenbow Aproach, The İnternational of Museum Manegement and Curatorship, 1982.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aldığım kısa metrajlı müzecilik eğitiminden bildiklerimi, seyahatlerimde gezdiğim müzeleri karşılaştırma yaparak değerlendirdiğimde kısmende olsa söylediklerinizi düşünmüşümdür. Olay dönüp dolaşıp finansa geldiği için biz sadece yorum yapmakla yetinen, söylediklerimizin para etmediğini de içten içten bilen bir eğitimli boş konuşanlar olmuşuzdur..Bazen içten içe neredesin Osman HAMDİ diyorum aslında Konuşulcak çok şey var ama bu ülkede boş. saygılar...

GÜLSEN GEDİKOĞLU ATALAY 
 01.08.2007 12:07
Cevap :
EVET KONUŞULACAK VE ÇÖZÜME BAĞLANACAK ÇOK KONU VAR LAKİN UMUT DA HER ZAMAN VARDIR, VAROLMAK ZORUNDADIR! YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.  21.08.2009 16:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 22
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 14464
Kayıt tarihi
: 24.07.07
 
 

YAZI VE MAKALELERİ ÇEŞİTLİ DERGİ VE GAZETELERDE YAYINLANMAKTADIR...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster