Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
963
 

SANA NE, NEREDE İÇERSEM İÇERİM...

SANA NE, NEREDE İÇERSEM İÇERİM...
 

Başbakanın sigara ve içkiye karşı davranışı, bilinen bir şey. İstiyor ki hiç kimse, ama hiç kimse ne sigara içsin ne de içki...
 
Mümkün mü? Yani ülkenin dört bir tarafında sigaranın ve içkinin içilmemesini sağlamak.
 
"Çok kolay değil" değil, "Mümkün" değil. Dünyanın varlığından bu yana insan oğlu tarafından üretilen ve tüketilen zararı da bilinen sigara ve içkinin tüketilmesini önleyemezsiniz. Yasaklarsanız, tüketim artarak devam eder ki bu da geçtiğimiz tüm zamanlar içerisinde yaşanmıştır.
 
Peki n'apalım? Bırakalım da bu zararlı maddeleri insanlar kullansın mı?
 
Yok... O da değil elbette. Ancak "Yasak" ile bir yere varmak mümkün değil.
 
Bakın sigara içiminde bir sürü yasaklar geldi, değişen ne oldu?
 
İşi "Yasaklama" boyutuna götürmeden çözmenin yollarını aramak gerek.
 
Bir de...
 
Bu konuda konuşurken, tahrik etmeyeceksin kimseyi...
 
Başbakan; "Kimsenin yaşam tarzına müdahale değildir, içeceksen alkolünü al git evinde iç..." diyor...
 
Ben de "Nerede içersem içerim, sana ne!... Senin 'içmeme' gibi bir özgürlüğün varsa, benim de 'İçme' gibi bir özgürlüğüm var" derim. Bana şu veya bu şekilde "Yasaklama" getirmen ve "Orada içemezsin, buradan satın alamazsın" dersen, bunun adı "Gizli yaşam tarzıma müdahaledir" kimseyi kandırma...
 
Kuralları koy... Dediğin gibi "...Kiliselere 180 metre mesafe koyan ülkeler var bizimki 100 metre" de... Ama "Yasakçı" zihniyet ile yaklaşma...
 
Bir de "...Bu konuda destek veren MHP yönetimine teşekkür ediyorum" demişsiniz ya, bak bunda haklısın, nerede sıkışsan yanında MHP var, teşekkürü bin defa hak ediyorlar.
 
Yine konuşurken dikkat etmeniz gerektiğini çoğu kez ifade ettik, siz hiç laf dinlemiyorsunuz. Laf arasında bazı yerlere göndermeler yapmanızın tehlikelerini anlatıyoruz, anlamıyorsunuz.
 
Söyler misiniz Sayın Başbakan; "İki tane ayyaşın yaptığı yasa muteber oluyor da dinin emrettiği bir yasa sizin için neden reddedilmesi gerekiyor."
 
"İki ayyaş" demekle kimi kastediyorsunuz?
 
TBMM çatısı altında bugüne kadar görev yapan "Ayyaşlar" var mıdır, varsa kimlerdir?
 
Derdinizi biz biliyoruz, Cumhuriyet ve Cumhuriyeti kuranlarla "Hesaplaşmaya" girmek. Ancak unuttuğunuz ya da kendinizde var olduğunu sandığınız "Güç" buna yetmez, asla yetmeyecektir de...
 
Eğer 3 bin koruma kullanıyorsan, burada bir yanlışlık var...
 
Milletinden niye korkuyorsun, kim sana zarar vermek istiyor da bu kadar korumayı peşinden koşturuyorsun?
 
Cevabı belli...
 
Yaptıkların, biliyorsunuz ki yanlış...
 
Bu millet asla seni affetmeyecek, ama korkma, korumalarının koruması kadar da nefretle dolu değiliz, rahat ol.
 
Ancak...
 
Günü gelince hesap vermekten de kurtulamayacaksın...
 
O da "Hukuk" içerisinde olacak elbette, sizin iktidarınız döneminde olduğu gibi "Hukuksuzluk" içinde değil.
 
Son olarak sayın başbakan...
 
İçebilseydim eğer (Çünkü içmiyorum artık) canımın istediği yerde içerdim, size soracak değildim. Sigarayı da bıraktım, ama siz istediğiniz için değil, sevdiklerim istedi diye.
 
Oysa sizin iktidarınızda içkiyi ve sigarayı bırakmak ne mümkün!...
 
31 MAYIS 2013
İBRAHİM PEKBAY
Nuray Ors bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli İbrahim PEKBAY, size göre Hatay ilimiz, anavatana kaç yılında katılmıştır. Anlaşılan bilgi derecemiz, tartışmaya değmeyecek kadar yetersizmiş, boşuna zaman harcamısız. Ve bu son yorumumuzdur. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 06.06.2013 11:07
Cevap :
Sayın Canmehmet... Sizin yorumunuza ben cevap vermedim. Bilmediğimi söyledim, verdiğiniz bilgiler ışığında inceleyeceğimi belirttim. Henüz "Benimle" bu konuda bir tartışmanız olmadı. Diğer yorumları da yayına alıyorum ve herkes açıkça fikrini söylüyor. Saygılarımla...  06.06.2013 11:29
 

Değerli İbrahim PEKPAY, Bahsekonu kitabın (İSMET İNÖNÜ-DEFTERLER) ilgili sahifelerini; "Canmehmet" isimli sahifemizdeki, "Galeriler seçeneğinde yayınladık. Şimdi; "Uydurma" olduğunu söyleyenlerden bir özür bekliyorum. Özür dilenmez ise, bunu bir blog haline getirerek yayınlayacağım. Ki; "Çamur at izi kalır!" ifadesi anlamını bulmasın. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 05.06.2013 10:51
Cevap :
Değerli kardeşim... MB deki sayfanızın "Galeriler" bölümünde bulamadım. Sanırım kendi sayfanız var, oraya da bakacağım. Saygılar...  06.06.2013 12:15
 

İbrahim bey,canmehmet hala yalan yazmaya devam ediyor.sizin yazınızın ''sana ne nerede istersem içerim'' ile bu anlatmaya çalıştıklarının ne ilgisi var?Sizin yazınızla Atatürk'ün nasıl bir ilgisi var?Ona tekrar soruyorum;Atatürk içkiden ölecek kadar hastayken Hatay'ı nasıl Türkiye'ye katmayı başarmış olabilir?Bunun yanıtını versin,verebilirse.canmehmet gibiler önceleri Atatürk'e dil uzatamaz ancak İnönü'ye saldırırlar.Arkasından İnönü üzerinden Atatürk'e saldırırlar.Bunun gibi yaygın medyada embedded yani iliştirilmiş yazıcı ve yorumcular çok sayıda mevcut iken artık işi büyüterek milliyetblog ortamına da sızdıkları görünüyor.Neyse,ambalaj sektöründen tanış çıktığınıza göre sizin ticaretinize mani olduysak,affola. Bundan sonra sizi izlemeyiz olur biter.

Bekir Kayik 
 05.06.2013 1:17
Cevap :
Sevgili Bekir Kayık... Son cümleniz aslına bakarsanız hoşuma gitmedi. Ancak kötü niyetle söylediğinizi sanmıyorum, o nedenle de alınmıyorum. Gerçekten "Tanıdığım" birisi ise tavrımı değiştirmez, sadece "tanıdığımla konuşmak, tartışmak" daha kolay olur. canmehmedin dediğine gelince. Bu konudaki kitabı bilemiyorum. Şimdi bulmaya çalışıyorum. Her iki iddiayı da yayına aldım. Biri mutlaka doğrudur, biz de doğrudan yana tavır alırız, merak etmeyiniz. Ancak dediğim gibi, söz konusu kitabı bulmaya çalışıyorum. Bulursam ayrı bir yazı konusu olacağı muhakkak. Saygı ve sevgilerimle...  05.06.2013 23:43
 

Değerli İbrahim PEKPAY, İzninizle, meraklıları için yazının kaynağını veriyorum. Lütfen araştırsınlar, doğru değilse alenen tüm ortamdan özür dileyecek; doğru ise; bunun “uydurma!” olduğunu iddia edenlerin özür bekleyeceğiz. Ve bizler ne zamanki, yazanı değil; yazılanları tartışırsak, işte o zaman gelişme yolunda daha hızlı adımlar atmış olacak; Ve İnsanları suçlamadan araştırma yapmalıyız ki, sonradan bu olayda olduğu gibi mahçup olmayacağız. Sağlıcakla kalınız. Eser; İsmet İnönü’nün anılarının toplandığı, “DEFTERLER (1919- 1973) İSMET İNÖNÜ l.CİLT” Anılar, Yapı Kredi Yayınları’na aittir ve tamamı, 2 Cilttir. Paragraf başlığı; "Şubat 939..." sahife; 256; özellikle, 256 ve 321-328 sahifelerinin okunmasını öneririm. Esere ulaşamadığını iddia edenler olursa, eser kitaplığımızda mevcuttur. yazılanları, www.canmehmet.com kişisel sitemizde, kitaptan fotokopi çekerek yayınlayacağız.

Canmehmet 
 04.06.2013 10:30
Cevap :
Sayın Canmehmed... Araştıracağım. Teşekkür ederim. ambalaj sanayinden olunca belki de sizi yakından tanıyor olabilirim. Eğer öyle ise ya beni (0532218777) aramanızı ya da mesaj ile bilgi iletişim bilgilerinizi vermenizi rica ederim. Sayfanızdaki "Her meydandaki" ibadethaneleri örneklemiş ve muhtemelen Taksim'de camiye de taraftarsınız. Bilginize sunmak için; Osmanlı'nın "Meydanı" Taksim değil. Ve istanbul'da yeterinden fazla cami var. Gerekli gereksiz her yere de yapılıyor. Taksim'e "Camiyi de yapacağız" ben yaparım olur inadının bir göstergesidir. Bugün Taksim olaylarının asıl nedeni de ağaç, topçu kışlası veya AKM değil, "Ben yaparım, kimse karışamaz" inadına karşı çıkmaktır. Saygılarımla...  04.06.2013 17:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 893
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster