Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ekim '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
301
 

Sanal alemde kaybolmayın...

Sanal alemde kaybolmayın...
 

en popule siteler ne icin hizmet ediyorlar?


Bilgisayarı olmayan ev kalmasın, her eve yoksa internet bağlatalım, herkesin haberi olsun, herkes üye olsun. Sanal alemde hayat bulalım, hep beraber bağlanalım. Ama nereye? Bağlanmak derken sadece internete fiziksel olarak değil duygusal ve sistematik şekilde bağlanmak da var amaçların içinde. Bir de nasıl oluyorsa gizlilik derecesine varacak kadar bilgileri paylaşabiliyoruz onun bunun sitelerinde...

Şimdi soruyorum size: Hazır açmışken interneti, aranızdan hotmail, yahoo, google ya da facebook, twitter'a girmeyeneniz var mı?
Kendi kendimize kızıyoruz tekelleşen dünyaya, sürekli aynı avucun içinde olmaktan sıkılıyoruz. Ama oraya kendi ayaklarımızla gittiğimizin farkında değiliz. Madem işlerimi internet üzerinden yürütmem gerekiyor o zaman bir adrese ihtiyacım var. Bana ulaşmak isteyenlerin beni bulacağı ve beraber iletişime geçebileceğimiz bir adresim olsun. Ben de var diyor hotmail, yahoo, gmail hem güvenilir, hem bedava hem de herkesin bildiği bir site... Neden olmasın?
Hayırlı olsun artık bir adresimiz var ama beni nerden tanıyacaklar, yada sanal da olsa daha fazla nasıl tanınırım telaşı başlıyor. Ne de olsa artık bir adresim var, ulaşılabilirim ve sevilebilirim. Sosyalleşme siteleri devreye giriyor araya... İster iş amaçlı görünsün, ister eğlence, ister munzur şeyler amaçlı... Artık günden güne farklı amaçla açılan sosyalleşme halkaları hem bedava olması hem de istediğiniz zaman başınızı alıp çekip gidebilecek güzellikte olması bakımından üye olmak da pek sakınca doğurmuyor doğrusu. Tanıdıklarla tanımadıklarla kaynaş kaynaşabildiğin kadar. Bu da yetmez diyorum, seni daha yakından tanımaları lazım halkın...

İşte düşüncelei paylaşabileceğin bir platform daha sana, yaz olaylar hakkındaki düşünceleri, paylaş eşle dostla onlarda paylaşsın, yorumlasın düşündüklerini... Bazı konular vardır gündelik hayatta dile getirilemeyen onlar da konuşulsun rahat rahat... Ne mahremiyeti, ne ayıbı özgür bir ortam internet dedikleri... Bak eğer bir cep telefonun varsa dakika dakika bildir nerde ne yaptığını? Ayşe teyzelerde çay içtim içim ısındı, minibüste fare var herkes telaş içinde, şu anda bir kaza oldu sanırım ben de yaralandım... Daha ne olsun, içimize işliyor sanalda olsa bu meret! Bir de şimdi Amerika'da internet bağımlılığı merkezi kurulmuş. Daha neler? Ne bağımlısı kardeşim, iki kadeh'le bağımlı olunuyorsa vay bizim halimize...

Aslında biraz sıyrılıp geriden baktığımızda işin bir kaç kör noktası beliriyor gözümde. Herhangi bir nedenle başladığımız bu sanal yolculuk içinde kendimizi olması gerekenden çok daha fazla ifşa etmiyor muyuz? Bunu kend isteğimizle yapıyoruz ve kimse bizi zorlamıyor. Acaba bedava hizmet sunan bunca popüler ve büyük siteler işlerini bedava yapacak kadar kazanmalarının yanı sıra bize ait bir çok bilgininde ellerinde bulunuyor olmasını bir güç olarak sayıyorlar mı? Amaçları sadece kişisel reklam için bilgi toplamak olan bu sitelerin elde ettikleribilgileri bir gün aleyhimize kullanma durumları söz konusu değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 4642
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Tıp doktoru ve iki senedir online sağlık danışma hizmeti veren  sitesinin yöneticisiyim. Sık ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster