Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2800
 

Sanal Bakıcılar ve Çocukların bilinçaltı

Sanal Bakıcılar ve Çocukların bilinçaltı
 

Çocuklarımız henüz bebeklik dönemlerinden, yani renk ve hareketleri algılamaya başladıkları ilk aylardan itibaren görsel yayınlara aşırı ilgi duyarlar. Önce reklamlarla başlar daha sonra yerini yoğun olarak çizgi filmler alır.

Reklamlar; ortalama 10-15 saniye ile 1 dakika arasında ürün tanıtımını amaçlaması nedeniyle, çok renkli ve hareketli olarak tasarlanmaları gerekmektedir. Bu denli hareketli görseller ise öncelikle, çocuklarda dikkat ve konsantrasyon sorunlarına neden olmaktadır. Reklamların en önemli tehlikesi ise çocuklarımızın bebeklik çağlarından itibaren doymak bilmeyen bir tüketici olarak yetiştirilmesini amaçlamasıdır.

Çizgi filmler; çocukların hayal dünyasını geliştirmeleri ve nesneleri kolay öğrenmelerinin yanısıra, hiçbirimizin çocuğumuzun bilinçaltında yer etmesini istemeyeceğimiz bir çok zararlı olguları içermektedir. Kız çocuklarımıza yönelik çizgi filmlerde yoğun olarak, dış görünüşün mükemmelliği öne çıkmakta iken, erkek çocuklarımıza yönelik çizgi filmlerde ise kahramanlık adı altında savaş olgusu bilinçaltına yerleştirilmektedir.

Komik ücretlerle yaşam savaşı veren insanlarımız, anne - baba olarak çalışmak zorunda oldukları ve çocuklarına yeterli zamanı ayıramadıkları için, genelde onları televizyon ve bilgisayar gibi sanal bakıcılara yönlendirirler. "Çocuğum çizgi film izlesin, hem bir şeyler öğrensin hem de eğlensin. Bu arada ben de işlerimi yapayım, biraz da dinleneyim", şeklinde haklı olarak düşünüyorlar.

Günümüz şartlarında stres ve geçim derdiyle yaşamak, yoğun olarak bedensel ve zihinsel yorgunluğu taşımak kolay bir durum değil. Çocuklarımız çizgi film izlesinler ama bizim gözetimimizde ve eğitici olduğundan emin olduğumuz, cinsellik, savaş, kıskançlık, kin gibi olguları çocuklarımıza aşılamayacak yayınları izlesinler. Unutmayalım ki onların gelişim süreci geri dönülemez bir süreçtir. Bu süreci sağlıklı bir şekilde yaşamaları demek, onların ikili ilişkilerinde ve toplumda anlayışlı ve başarılı bir birey olmaları demektir. 

Çocuklar testi gibidirler, biz doldurmazsak toz toprak doldurur.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kız çocuklarının küçük yaştan itibaren izledikleri kanallarda yayınlanan ve onları fiziksel özelliklerini irdelemeye iten yayınlar artık oldukça sık yayınlanmakta. Bence bu sebepledir ki; bulimia ve anoreksiya gibi halk arasında manken hastalığı olarak da bilinen hastalıklar oldukça artmıştır. Erkek çocuklarda ise şiddet içeren yayınlar sebebiyle; şiddete başvurmaya yönelim son zamanlarda oldukça artış göstermiştir...

pinarulvan 
 03.03.2012 17:20
Cevap :
Kesinlikle doğru tespit. Maalesefki ileiki dönemlerde kadın-erkek ilişkileri daha sorunlu olacağa benziyor. Teşekkürler.  03.03.2012 23:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 228
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 6223
Kayıt tarihi
: 24.09.08
 
 

Bankacılığın stres ve yoğunluğundan fırsat buldukça, okumaya ve düşüncelerimi burada paylaşmaya ç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster