Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '07

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1103
 

Sanal ortamda aşk

Sanal ortamda aşk
 

Bugün, Milliyet gazetesinde emekli bir öğretmenin bilgisayarda chat yaparken tanıştığı bir bayana aşık olup, evini ve ailesini terkettiği haberini dehşetle okudum.

Bir insan, bilgisayarda kendisine gönderilen bir resim dışında, gerçek hayatta yüzünü görmediği, elini tutmadığı, yüzyüze oturup sohbet etmediği birine nasıl aşık olabilir? sorusu aklıma takıldı. Ve bu konuyla ilgili bir kaç satır yazı yazmak istedim.

Sanal ortamda aşk

Bu duyguya kapılanlar yaşadıkları heyecan karşısında şaşırırlar. Kendi istemleri dışında hakkında hiçbir şey bilmedikleri, ancak bir türlü engel olamadıkları bir maceraya kapılmışlardır. Ayrıca sanal ortamda karşı cinsle chat yapan kişiler, içinde bulundukları durumu kontrol etmeye çalıştıklarında, tamamen diğerinin "etkisi altında" baştan çıkmış bir halde kendi yollarından uzaklaşmış olduklarını fark ederler.

Bu durumdaki bir kişi alışkın olduğu dayanaklardan, düşünme yetisinden ve tarafsız tutumlarından yoksundur. Ne kadar çaba gösterirse göstersin, takıntılı bir hal alan düşüncelerine belli bir yön vermesi mümkün değildir, artık.

Elli beş yaşındaki emekli öğretmenin içinde bulunduğu psikolojik durum belki şu şekilde açıklanabilir: "Başkaları tarafından arzulanma arzusu". Hoşa gitmenin verdiği güven ve diğerlerinin bakış açısıyla, değişmesini hiçbir zaman istemediğimiz çekici olma arzusu...

Emekliğe ayrılan pek çok kişi kendisini boşlukta hissedebilir. Kimileri kendilerini oyalamak adına çeşitli fiziksel uğraşlar edinirken, kimileri de sosyal hayattan uzak bir biçimde, internete bağımlı bir yaşam süreci başlatırlar. Emekli öğretmen örneğinde gördüğümüz gibi. İnternette chat yapan kişilerin büyük çoğunluğu zamanı ve sosyal çevresi dar olan kişilerden oluşur. Bekarlar, kendileri için uygun partner arayışı içindedirler, evliler ise evlerinde aradıkları duygusal yada fiziksel tatmini bulamayan kişilerdir.

Bazı yetişkinler, sevilmek ve kabul görmek için sürekli çaba sarfederler, hoşa gitmek ve beğenilmek hırsıyla, her şeyi yapmaya hazırdırlar. Emekli öğretmenin, sanal ortamda tanışıp aşık olduğu bir bayan için, ailesini terketmesi gibi. Emekli öğretmen kendisine yaşatığı duygular yüzünden seçtiği ve daha fazla sevilmek için kendisini tamamen verdiği bu kişini bakışlarında kendisini, dikkat çekici, sevecen ve eşsiz hisseder. Ancak önceleri herşey mükemmel gibi gözükürken, bir süre sonra çatlaklar baş göstermeye başlayabilir. Bu durumda tutku işkenceye dönüşür ve acı vermeye başlar.

Başkalarının bakışı, sevgisi, ilgisi kişisel gelişimimiz için önemlidir. Manevi destek, sosyal ve duygusal çevre, ruh sağlığımız için kaçınılmazdır. Ancak bunların hiçbiri sizi kendi yolunuzdan ve sahip olduğunuz değerlerden saptırmamalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aslında herkes kendi kalabalığında yalnızdır. aslında herkes gerçek hayatında biraz da sanaldır. maskelerle yaşadıktan sonra ha gerçeğ-i sanalda, ha pc-sanalda aşık olmuşuz. aşk maskelerde yaşar mı?... sevgiyle..

Doğan Durgun 
 16.12.2007 22:00
Cevap :
Sayın Doğan Bey;aşk asla maskelerde yaşamaz,size bütünüyle katılıyorum.Yorum ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim.  17.12.2007 8:46
 

blog aslında görilen haberi irdelemek değil, o çağrışımla benzer davranışların olumsuz ve yansımalarını yorum ve tahlile tabi tutmaktır.(Yazı ve yorumları da okudum da) Konu çok hafif davranış özelliği taşıyor. Mübarek günlerin mutlu yansıması dileğiyle. Sevgiler.

Nariçi 
 09.10.2007 23:00
Cevap :
Size katılıyorum,teşekkür ederim,sevgilerimle..  11.10.2007 8:57
 

resımdekı bayanı bızzat tanıyan ve olayların ıcyuzunu bılen bırı olarak oncelıkle beyfendının gozunu ıntıkam hırsı burumus ''eskı'' esını ve sonra da olaylara tek taraflı bakıp ''haber'' adı altında basit magazincilik yapan saygın (!) medya organlarını kınıyorum. ınsanların özel hayatlarını yalan yanlıs bılgılerle gozler onune serıp cocuk-cocuk sahıbı bır bayanın fotografını ızınsız ve haksız olarak teshır eden bır medya kurulusunun yayınlarına acmıs oldugumuz dava surecının basladıgını bılgılerınıze sunarım. Sıze de dehsete kapılmadan once dedıkodu magazıncılıgınden uzaklasıp once kendı hayatlarımıza bakmanızı onerırım. saygılarımla.

kırmızı 
 03.10.2007 17:09
Cevap :
Değerli blog yazarı arkadaşım;öncelikle yaşamış olduğunuz bu talihsiz olaydan dolayı inanın bende, bir anne olarak, en az sizin kadar üzüldüm.Ben kişisel gelişim üzerine yazılar yazıyorum.Gazetede bu olayın anlatıldığı yazıyı,makaleme konu olarak seçmemdeki neden,bir insanın hangi yaşta olursa olsun başkaları tarafından değer görüp,arzulanma gereksinimi içinde olmasının psikolojik nedenlerini açıklamaktı.Yoksa amacım resimdeki bayanı hedef alıp,iftira atmak veya bayan hakkında yorum yapmak değildi.Eğer,yazımı iyice okursanız,yazımın içeriğinin sizin beni yargıladığınız tarzda olmadığını göreceksiniz.Umarım herşey istediğiniz gibi sonuçlanır,saygılarımla.  04.10.2007 8:48
 

Sanal aşk bunun altında aslında çok olaylar var, gerçek payı olanlarda var ama bu denli evi terketme olayı bence bir kriter alınmış. Birde daha başka güzel örmeklere bakalım derim?

cemil... 
 03.10.2007 10:42
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim.  03.10.2007 10:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 255
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1901
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

22.06.1970, İstanbul doğumluyum. Finans sektöründe çalışıyorum. Sanata ve edebiyata büyük ilgi duyuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster