Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
783
 

Sanallık ve banallık

Sanallık ve banallık
 

Fox Tv'de geçtiğimiz günlerde sık sık gösterilen Hüseyin Üzmez filminin bin kere tekrarlanan sahnesi…
- Aşk yok, meşk yok, nasıl dayanıyorsun.
- Yat, kalk, yat kalk
- Allahü ekber, yat da geber…

Sonra?

Birkaç gün sonra bir haber daha…
Üzmez tahliye edildi….
Haydi… alın size yeni konu.

Kadınlar ayağa kalktı…
Milletvekilleri önerge verdi.
Adli Tıp raporu jet hızıyla çıktı…

Çocuk psikologları ne dedi?
Hüseyin Üzmez spikere fena geçirdi….
- Ben gazeteci vurmuş adamım…
Falan filan…

Buyurun size gündem.
Neresinden çekerseniz uzar, süner.

Ben hepsini "sanal" buluyorum
Üstelik çok da "banal" buluyorum.

Zira meseleye nereden bakıldığı ön plana çıkınca sanal…
İnsani yönden bakarsak banal.

Şimdi desem ki…
Bir insan kırk yıl namaz kılsa, bir vakti bile kaçırmasa ama namazdayken aklı Allah'da değil de başka yerdeyse, şeklen namaz kılıyor olsa bile içinde o aşkı, o sevgiyi, korkuyu, hicabı duymuyor da günlük meselelerle yatıp kalkıyor, sadece namaz kılıyor desinler diye yapıyorsa o ibadeti…
İşte Üzmez'in dediği olur…

Yani…
- Aşk yok, meşk yok,
- Yat, kalk, yat kalk
- Allahü ekber, yat da geber…

Müslüm efendi şöyleymiş, böyleymiş bu konumuzun dışı…

***

Bana göre Fox Tv'de çarpıtılan haberde Üzmez'in işaret ettiği aşk, kadın erkek ilişkilerindeki bilinen aşk değil, tanrısal aşktı.
Ama o haberde üstü örtülen taraf da buydu esasen.

Aynı cümleleri işin bu yanını örtüp verirseniz başka anlamlar yüklemek, zihinleri bulandırmak ve bir kesimi incitmek çok kolaydır.

Üstelik görüntüleri tekrar tekrar yayına alıp, belli cümleleri bütünün içinden cımbızlayıp istenilen şekilde çarpıtarak ama gerçekmiş gibi ısrarla sunmak…
Kanal sahibinin veya yönetenin ya da görünmeyen gizli birilerinin kafasındaki şablonu geniş kitlelere gerçek olmayan şekilde aktarmak…
İşte bu, işin SANAL yanıdır…

Gelelim diğer yanına…

Televizyonlara çıkıp ahkam kesmek, ben laik değilim, ben bu demokrasiye inanmıyorum, benim anladığım şeriat bu değildir türünden hamasi konuşmalar yapıp geçmişindeki hataları adeta övünülecek bir şeymiş gibi sunmak,

Seda Sayan programında boy gösterip bir yandan İtalyan gelini öldüren şahıs hakkında konuşmalar yapıp, böylelerini şöyle yapmalı, böyle yapmalı diye hükümler verirken bir yandan da programa konuk şarkıcıyı, dansözü , mankeni velhasıl her ne ise onları bakışlarıyla soya soya seyrederken kendini çok dini bütün, pek bir alim gibi takdim etmek, sonra da adını dahi anmak istemediğim bir hususta cezaevine düşmek, öyle ya da böyle bir şekilde tahliye olunca yanına çenebaz bir avukat alıp Fatih Altaylı programında ben onun anasının şeyini şey ettirdim diyebilmek BANALLIKTIR.

Hüseyin Üzmez belki üzülmemiştir ama bir camiayı üzmüştür.

Bu durumda ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranamamış olması da şahsı hakkında yaratılan sanallık ortamında banallığa dönüşmüştür…

Hepsi bu kadar.
Daha fazla yazmaya değmez çünkü…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Şöhret felakettir", doğru... Bir anlayışı temsil iddiasında olanların özel hayatı olamaz, bu da doğru. Meyve veren ağaç taşlanır diyerek de çıkılamıyor işin içinden. Çünkü saldırılan, kişinin kendisi değil, savunduğu iddia edilen anlayıştır. Küçük bir kıza taciz değil ki eleştirilen, buna kim onay verebilir zaten... Ahhh Çiğdem Hanım... Huzur-suzluk girdabında suya hasret çırpınanların erdem dersleri için suya düşman kesilmeleri ne yaman çelişkidir! Harika yazınızı bir solukta okudum. Allah razı olsun. Saygılarla...

Mehmet Arda 
 03.11.2008 9:04
Cevap :
Sayın Arda, Şöhret bazen bataklık gibidir, basmayı, doğru adım atmayı bilmeyeni yutar. Bence dini kullanmak da öyle...Üzüldüğüm tarafa zaten siz de üzülmektesiniz. Ne acıdır ki suyun kenarından geçmeyi bile bilmeyenlerin hem suya hem de o suya şiddetle ihtiyaç duyanlara verdikleri zarar giderek artmakta. Oysa o eşsiz pınardan kana kana içmek varken, huzur içinde yaşamak varken toplumu sürekli en acı sınavlara sokmak herhalde sağlıklı beyin ve kalplere sahiplere olmayanlara mahsus bir özel "harekat." Ne diyelim ? cümlesine akıl, fikir ve gören göz, hisseden kalp nasip eyle ya Rab... Teşekkürler ve saygılar bizden  03.11.2008 12:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1908
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Salyangozları bilirsiniz... Onları görmeseniz bile geçtikleri yerde bıraktıkları izlerden anlarsı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster