Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
465
 

Sanat & Siyaset

Sanat & Siyaset
 

Allucinazione Parziale - Salvador Dali


Hepimizin bildiği gibi geçtiğimiz ay Türkiye seçimle, yeni iktidar partisini belirledi. Seçime giden süreç, her zaman olduğu gibi, yine, hareketliydi. Herkes gidişat ve süreç hakkında yorumlar yapıyor; düşüncelerini paylaşıyordu. Yazılar, videolar, fıkralar, karikatürler… Herşey seçim üzerine işliyordu.  

Benim de üye olduğum bir sosyal paylaşım sitesinde bazı sanatçılar da vatandaş olarak görüşlerini sundu. Kimi ise rengini belli etmedi. “Sanatçı evrensel bir dili temsil ediyor” düşüncesinden olsa gerek, susmayı tercih etti. Susmak ne kadar doğruydu ya da ne kadar yanlış? İki yaklaşımı da ele alırsak, herkes kendisine göre haklıydı.  

Suskunlar için, kariyer odaklı kaygılar öne çıkıyordu, belki de… Sonuç itibariyle sanatçı evrenselliğini yitirmemeliydi. Sanatsal ideallerin peşinden koşmalıydı. Herkese ulaşmak bu sayede gerçekleşebilirdi. Gerisi, ilgili mercileri ilgilendirirdi.  

Sesliler için, o ülkenin bireyi olmak ile sanatçı olmak farklı bir olguydu. İki statüyü de temsil ediyordu, tek başına ve bir birey olarak düşüncelerini, siyasi görüşünü paylaşmak en doğal hakkıydı. Sanatın ve sanatının evrenselliğinin yanı sıra yaşadığı toplumun bir parçası olmaktan sıyırmıyordu kendisini.  

Arkadaşlıklarıyla beni onurlandıran iki müzisyende somut ve net olarak karşılaştırma imkanı bulabildim bu konuyu… Sadece bu isimlerle sınırlı değildi tabi ki, gözlemlerim. İkisini seçtim. Çünkü aynı kulvarda, dünya çapında sanatçımız ikisi de.  

Benim de siyasi konular üzerine yazışmalarına katıldığım sanatçı, hangi partiye ve neden oy vereceğine kadar paylaştı. Her gün, konuyla ilgili paylaşımlar, fikir alışverişleri… Kimi zaman esprili yaklaşımlar, konuşmalar… Destek de aldı, tepki de topladı. Artık sanatıyla ilgilenmeyeceğini söyleyenler, nefret edenler vs. Her şeye rağmen, aynı çizgide ilerledi. Söyleyeceği çok şey vardı, her birey gibi… Yansıması bize de ulaştı.  

Diğer sanatçı ise, bu ve benzeri söylemlerde -aslı olmadığı halde- adının geçmesinden bile rahatsızlık duyduğunu, gerçek sanatın güncel söylemlerle işinin olmadığını ve her şeyden üstün olduğunu ifade etti. Fikri olmadığından mı? Hayır. Sadece, daha sınırlı bir sınırı vardı ve bu sınırlar içerisinde sanatından başka bir şeye yer yoktu.  

İki değerli sanatçı, farklı yaklaşımlar… Hangisi yanlış ya da hangisi doğru, öznel görüşünüzde saklı. Tersine saygı duymak, objektifliğinize bağlı… 

Sonuç itibariyle zaman şunu kanıtlamıştır ki er ya da geç sanatta beğeni, sanatçının inancını, siyasi görüşünü, yaşayışını; kısaca, sanatçının bireysel evrenini aşıyor ve geride bırakıyor.  

İkisi de bir şey kaybetmedi. Çünkü, kendilerini kanıtladıkları ve evrenselleştikleri bir konumları vardı.  

Seslinin ya da suskunun bu yöndeki tavrı, sadece, sanatseverlere yakınlığını ya da uzaklığını değiştirdi. “Sesli “ vatandaş statüsünü bizlere açtı, “suskun” kapalı kutu kalmayı tercih etti. Olan bu…  

Seçimler bitti, Türkiye kararını verdi ve yaşam, kaldığı yerden devam ediyor. İyi ya da kötü…  

Sanat… Sanat hep vardı, öncesinde; sonrasında da olacak. Sanatta zaman yoktur. Sanatta bireysel evren unutulur, sanat kendi dışındaki her şeyi unutturur.  

Peki ya, “o sanatçılar”… Hayatları kaldığı yerden devam ediyor. Bizleri, sanatlarıyla mest ediyorlar; dünyadan koparıyorlar, hala… Başka âlemler, başka gezegenler kapılarını açıyor bize o anların etkisiyle...  

Ne düşünüyordu, görüşü neydi?  

Kimin umurunda notaların büyüsü eşliğinde, "sanat"a ruhun teslimiyeti gerçekleşirken…  

 

Başak GÜZEL  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merhaba. sanat siyaseti barındırmalıdır her zaman.çünkü sanat papatya değildir...(burda papatya çiçek cinslerinin güzellikten başka birşeye karışmamasının simgesi olma adına önayak seçilmiştir ben tarafından.) zira,tarihte sanat çoğu zaman kısıtlanmıştır ve /ve ya önüne engeller konulmuştur.bu durum da sanatı icra edenlerin yani sanatçıların bir duruş sergilemesi hep yine tariften beri hayati olmuştur.iktidarlar sanata kendi silahları muamelesiyle müdahale ve baskı yaparlar iktidar olmanın düsturu mahiyetinde.ama sanat müdahale kabul buyurmaz.buyurmamalı.buyurursa sanat olmaz başka birşey olur.misal bardak.(bardak çok fazla şekil "verdirilerek" üretilen fabrikalarda,üzerine isimler yapıştırılan ve sunular ve satılan birşeydir.ama sanat değildir.) dolayısıyla sanat, sanata müdahalenin karşısında bir duruş sergilemelidir ki, bu da siyasettir. özgürlükçü siyaset... sağlıcakla..

dengbej 
 28.07.2011 15:46
Cevap :
İlgin ve yorumun için teşekkür ederim, öncelikle... Sanat siyaseti barındırmalıdır ama siyasetin kölesi olmamalıdır. Dediğiniz gibi, siyasi kısıtlamalara ve engellemelere karşı dik durmalıdır. Özgün ve özgür olmalıdır. Sanatçı, siyasi görüş ve düşüncelerini iletebilmeli ama sanatında bunu yansıtmamalı, "evrensellik" özelliğini yok etmemelidir. Bunun yanı sıra sanatçının, statüsünü yoksayarak siyasete adım atmasını da doğru bulmuyorum. Çünkü, sanatçı kimliği yok oluyor. Bireyselliğini kaybetmemiş evrensel bi' sanatçı olabilmektir, önemli olan... Sanatın evrenselliği bu şekilde sağlanabilir. İktidarlar, çoğu zaman, kendi düşüncesini benimsemeyen sanatçıları dışlamış ve icra aşamasında müdahele etmekten kaçınmamıştır. Ama görüyoruz ki, bu abalar boşadır. İktidarlar gelip geçici, sanat ise eseri ve sanatçısıyla her zaman bizimledir. Zaten bizimle kalamayanlar "sanat" değildir, dediğiniz gibi... Evrensel ve bağımsız sanatın sonsuzluğu, tartışılmaz bi' gerçektir. Sevgiler...  30.07.2011 10:42
 

sanatın her ınsanın içinde ki yeri farklıdır.Resim,Müzik,Sinema,Tiyatro vs. hepsinin ayrı bir güzelliğivar,önemli olan onları en iyi bir şekilde icraat etmek ve sevdirebilmek ayrıca halkın ufuklarını genişletebilmek.Öyle sanatçılar gelip geçmiştirki,bugün bile eserleri değerlerinden bir şey kaybetmemiştir. saygılar

the blueworld 
 16.07.2011 16:15
Cevap :
Evet... Sanat evrenseldir&ölümsüzdür. Sanatçı birey evrenini yansıtsın/yansıtmasın; bu evren sanatsevere uysun/uymasın 'sanat&eserler' kalıcıdır. Benim vurgulamak istediğim de bu nokta idi; sanatın zamansızlığı&objektifliği! Düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Sevgiler...  19.07.2011 3:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 51
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 450
Kayıt tarihi
: 12.07.11
 
 

Yazan & Okuyan & Sorgulayan   Burç : Başak Yükselen burç : Koç İlk nefes: 22 Eylül 1983, Perşembe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster