Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
319
 

Sanat mı? Hangi sanat?(3)

Sanat mı? Hangi sanat?(3)
 

Modern sanata geldigimizde ise geleneksel klasik estetik anlayışından köklü bir kopuşu görürüz. 

Modern sanat, ayna metaforunu yadsımış ve yansımacı estetigi pasif bularak sanatçıya “sübjektif”yorum yapma olanagını tanımıştır.
Artık 1870’li yıllardan itibaren günümüze kadar süren ve zaman içinde farklı grafikler çizen modernist sanat anlayışı döneminin kapıları açılmıştır. 

1850-1970 yıllar arası dönem büyük devrimler, savaşlar ve hareketler çagıdır.Sanayi devrimi gerçekleşmiş, feodalite tasfiye sürecine alınmış ve tarihsel sürec son derece dinamik ama aynı zamanda da tarihin hiçbir döneminde olmadıgı kadar kendi içinde derin çatışma ve karşıtlıkları olan yeni bir toplumsal modeli ortaya çıkarmıştır. 

Modern sanat böylesi bir çalkalanmanın orta yerinde niteliksel bir kopuş olarak gündeme gelip oturmuştur. 

Modern sanat anlayışına göre, sanatçı eserini yaratırken hiç kuşkusuz yine bir gerçeklik algısı içindedir.Ama bununla beraber bu gerçeklik tek bir modalite içinde algılanmaz psikolojik, toplumsal, biyolojik, düşünsel modaliteler karması içinde birinin öne çıkacagı bir biçimde gündeme gelebilir.Bu aynı zamanda sanatçının kullanacagı materyal seçimini de gündeme getirerek bir bütün halinde estetik yaratıda bir seçim, yani sübjektivizm devreye girecektir. 

Teknoloji ve biliminde çok hızlı geliştigi bu aydınlanma döneminde “nedensellik”bagıntısı gibi temel bilimsel öncüllerde sorgulanmaya başlamış, hatta yadsınmış, öyle ki hayatın bir çok alanında belirsizliklerin ve gerçekligin parçalanmış oldugu savları gündeme gelmiştir.Yani hayatın bizatihi kendisi artık yoruma açık bir hale gelmiştir ve sanatın da bundan bagımsız bir yerde durması söz konusu olamazdı ve olmadı da. 

İşte böylesi savrulmaların yaşandıgı bu tarihsel ortamda modernist sanat , “gerçeklik”algısının sanatçının o gerçekligi algılaması ve yorumlama gücüyle dogru orantılı olabilecegi iddiasını gündemin baş maddesi haline getirmiştir.Sanatçının yaratıcılık düzeyi veya kapasitesini belirleyecek olan şeyde budur artık.Bu noktada sanatın “izleyicisi”nin algı kapasitesi ve deşifre gücünü ise, ikinci bir başlık olarak ayrıca ele alınması gereken bir olgu niteliginde şimdilik rafta tutuyoruz.Bu mesele yeri geldikçe ayrıca ele alınacaktır. 

...Devam edecek... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazına hayran oldum. Sanatı ve bilimi sorgularken kullandığın üslup harika. kendi yazın aynı zamanda analiz ettiğin şeyle özdeşleşmiş. Edebi değerinden taviz vermeden yazmak, aynı zamanda anlaşılır olmak ve konunun özüne sadık kalmanın ne kadar zor olduğunu bilen birisi olarak, yazılarını sabırsızlıkla bekleyeceğim. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 28.12.2007 5:10
Cevap :
degerli arkadaşım,destek ve motive eden mesajın için çok teşekkür ederim.paylaşmak duygusu bile bana yetiyor..sevgiler..  28.12.2007 15:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 1034
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Ankara SBF'yi bitirdim. Öğrencilik yıllarında gazetecilik, sonrasında uzun yıllar özel sektörde ü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster