Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '19

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
82
 

Sanat ve Sanatçı...

‘İnsan - Sanat– Sanatçı...”

Gerçek Gündem Sanat... Sanat insanla beraber var oldu...

Sevgili okuyucularım, sanat dallarından ayrı ayrı işlenmiş geçmişi olan bugünü ve yarını olan gerçek ya da gerçek olmayan farklı özel ya da genel konularda her bir kültür - sanat dallarından gerektiğince gereğince gerektiği dönem ve zamanlarda sebep – sonuç ilişkisinde ve belli amaçlarla yararlanır. Burada konutun boyutu sanat dalının seçilmesinde belirleyici olur. Mesela düşünsel planda felsefenin kavram ve argümanlarından yaralanırken insan ruhunun incelenmesini psikoloji disiplinine ruhumu dinlerken lazım geldiğinde müzik konu ve görsel anlatım için fotoğrafçılık ve sinemaya yazılı ifadeyi kitapların gizemli tutku dolu mucizevi dünyasında arar soruşturur ve bulur insan.

İnsan her çağda çağdaşlarıyla birlikte ve sanatçı kimliğiyle sanat yaptığı her dönemde bir yoğun ve titiz disiplin gerektiren hayli incelikli ve sanat aşkıyla dopdolu olan bir yeni ve yeni gün gibi capcanlı aydınlık bir döneme girer. Madem makbul ve hayli çok çok özel bir dönemdir bu özellikli dönem. Eğer bir sanat tutkusu oluşmuş ve sarmışsa etrafı kör kırmızısı yangın etrafı aydınlatan o zaman kalp sevgiyle tutuşur yanar sanatçı olur kişi sanat yaratır. Ve işte o vakit ki, sanat, sanatçı ve insan gerçek manada bir sanat yaratımı ortaya çıkarır.

O vakit sanatsever uygar insan, akılla, bilgiyle, kültürle şekillenen mucizevi dünyasında kalbinin ve ruhunun bütün güzelliklerini ortaya çıkaran pozitif yüksek enerjinin bütün dünyayı kuşatması sırasında bereketli insan elinin kutsal emeğinin helal korkmaya uzanması misali sanat yaparak ve içinde gerçekten de sanatseverleri memnun edecek yerel ve evrensel değerleri layıkıyla üreten insanlığı bulunduğu yerden ileriye götüren doğru faydalı gerçek sanat eserleri sunmalıdır. Bunun içinde sanatçı ürettiği her sanat eserini severek, isteyerek, benimseyerek bütün insanlığı sanat  bir olmaya birlikte olmaya davet etmeli çağırmalıdır.

Tabidir ki, paylaştığı şeyleri bir günümüz dünyasında internette, kendisi ve eseri üzerine düzenlenen bir sanat etkinliğinde ve bir fotoğrafta ve bir resimde videoda bulabilsin.

Leonardo Da Vinci'yi yaşadığı dönemde tabloları ile birlikte az bir çevre tanırken büyük bir sanat adamı olduğu ortaya çıktığında çok büyük kitleler tanıdı. Bugün ise iletişim teknolojileri sayesinde yarattığı tabloları ile birlikte bilinmeyen yönleriyle ele alınan sanat – kültür laboratuvarının bilimsel inceleme tekniklerinin hiç bir ayrıntıyı kaçırmayan gizemli müthiş dünyasının tam ve her yönüyle ortaya çıkardığı ve her öğrenilerek anlaşıldığı yeni ve çok özellikle yönleri ile yeni sanat, evrensel düşünceye, insana ve sanatseverlere tümden yeni yeni boyutlar katan bir büyük fenomen durumundadır. Ve sadece o mu? Hayır değil tabii ki! Ve daha niceleri binlercesi tekrar be tekrar durmadan hızla ve yeniden.

Konumuz olan sanata dönersek sanat-çı  paylaşsın paylaşabilsin beyninin en derin hücrelerinde biriktirerek yarattıklarını. İşte o zaman sanat gerçek ve hakettiği manada sanat olur. Sanata dönüşür. Herkes rolünü doğru oynama şansı bulur ve tarih mutlu insan mutlu dünya bayram yerine karnaval festivaline dönüşen devasa güçteki onurlu insan tarihini yazar altın yaldızlı sayfalarına haklı olarak. O zaman başka ne istenir? Ve biz o zaman sanat ister sanatçı ister sanatsever olmak isteriz.

Sanat ve her sanat dalı kendi ruhunu bulur ve tutulamaz yerinde büyür ve genişler, yenilenir, genişler ve klasikten aldığı güncelliğini çok daha ilerilere taşır ve devam ettirir. Bunda daha güzel bir şey olamaz tabii. bir piyano  onu çalan sihir ellerin inan ruhuna dokunduğu yerde görevini yapar ve yaşar ki, evren üzerinde çağlar boyu söylenir en eğlenceli ve en hüzünlü zamanlarda kalplerde türlü türlü duygulanımlarla. Görevini yapmıştır artık. Sonsuzdur yapmaktadır ve yapmaya da hiç ara vermeden devam edecektir.

Bir ressamın seyahat ettiği yeni bir ülkede gördükleri  fırçasını her eline aldığında sanat eserine dönüşmesi bir derginin kapağını süslemesi rengarenk yahut bir gazetecinin gördükleri, duydukları ve olduklarıyla kaleme aldığı makalesi veya çektiği bir resim ilk bakışta sadece görsellik yönünden bir şeyler ifade edebilir ancak konusu sanatla buluştuğunda tabiat, olaylar ve insanlar ölümsüzleşir. Ondan ötürü sanatçının kişiliği sanatına yansır bir taraftan da sanatın içeriği, yapılışı ve konusu ne kadar etkili olursa gücü ve getirdiği seste o oranda büyük olacaktır.

Sanat sanatı meydana getiren insanla başlar ve ancak insanlık kadar değerli ve insan için yücelerin yücesi en büyük değerdir. Sanatı ruhta, kalpte ve akılda hisseden insan toplumları uygar olmayı başarmış, konforu ve maneviyatı en yüksek ve kutsal seviyede yaşatmayı başarmıştır.

Sanatta başarı ve değişim... Başarmak, demek ve sanatla dolu en güzel günlerde keyifle buluşma isteği ve dileğiyle  bölümümüzü kapatırken estetik ve güzellik temasını en üst düzeyde bünyesinde toplayan sanat ve sanat insanları sayesinde insan güzelleşir toplum da mükemmelleşir. O vakit zihin ve bilgi katılarak doğru ön sezi ve görgüyle söylenmiş bir genel geçer söz, yazılmış bir eser, sanat ruhu işlenerek el emeği, göz nuru ortaya çıkarılmış bir resim tablo, güzel bestelenmiş rüya gibi icra edilmiş insan kalbine dokunan ruhları mest eden bir müzik, estetik katılarak inşa edilen bir bina, onarılan restorasyonu yapılarak kuşaklara aktarılan tarihi bir yapı, anıt, büst vesaire bizlere sanatın hayatımızdaki izlerinden sadece bir tanesini gösterecek müthiş insan yaratımları olarak dünyadaki ayak izlerimizi baş döndüren mükemmellikte olağanüstü gücüyle takip edecektir. İnsan yaratımı olan geçmişten bugüne ve bugünden yarına var edilen insanı yapımı mükemmel değerler bir sanattır ve ihtiyacımız olduğunda orada sanattadır. Onun için kendimizi edebiyatla, felsefeyle, tiyatro, roman, sinemayla, müzikle, resimle daha iyi anlar, anlatır, yaşar ve yaşatırız. Sanat eserleri ürettiğimizde sevgiyi tanır cömert olmayı öğrenir erdem ve ahlakın bilgelikle taçlandığı olgunluğu tadar koynumuzda yaşattığımız sanat eserlerinden yararlanarak insanı dünyaya hükümdar değil ama adil yaparız. Eşit gözlerle bakarız birbirimize. Adalet, merhamet, şevkatle öreriz benliklerimizi. Hilesiz, duvarsız, çıkarsız, öngörmeden açık berrak insancıl duygu ve düşüncelerimizle. İşte bu doğru yönümüz doğru yönelimlerimiz gerçek kazanımlasınız, benliğimiz, varoluşsal nedenimiz saflık ve sağduyumuzdur. Tersine ne varsa redderiz. Kötülük tohumları, kin, nefret, öfke, şiddet, savaş ne ki hepsi yerlerini insana ve sanatın çiçeklerle bezenmiş engin kollarına bırakıverir huzurdan. Yeterli gelir varmışız, yokmuşuz esasen insanca yaşamış dünyamızı var etmişiz, var olmuşuz.  Hayatın her anına her rengine açarız mutlu kollarımızı huzur ve rahat buluruz.

Sen yeter ki, istiyorum de. Sanat ve sanatçı insanlara ve hayata dünyayı ve evreni sonsuzlukla buluşturan olgunlaştıran sahayı açar. Sanat, insan buradadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 108
Kayıt tarihi
: 20.02.17
 
 

Eğitim Durumu Halkla İlişkiler Yüksek Lisansı İsletme Fakültesi Sosyoloji Bölümü Gazeteci ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster