Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
321
 

Sanatçı ışığı gördüğü gibi karanlığı da görür!...

Sanatçı ışığı gördüğü gibi karanlığı da görür!...
 

"Karanlığa teslim olacak değiliz."


Kalp kalbe karşı şarkısını KANALD haberde duyup, youtube’da dinledim.

Güzel şarkı. İnsan severek dinliyor.

http://www.youtube.com/watch?v=4krnxwvxPyE

Sonra.Önceden.

Sık kullanılanlara eklediğim “Fabrika Kızı” ‘nı Alpay’dan dinledim.

Ahmet Kaya ilişti gözüme.

Birde ondan dinledim.

Eskilere gittim.

Üniversite yıllarımda Ahmet Kaya şarkılarının karanlık odalara pencereden süzülen bir avuç ay ışığı, “yükselen değer” olduğu günlere.

Ne çok yıllar eskimiş.

Ben de !

Ama hiçbir şey değişmemiş.

Şarkıya yazılan yorumları okuyunca.

Utandım.

Yazılamayacak, söylenemeyecek kadar mide bulandırıcı.

Karşılıklı küfürler.

Türk’üm diyor küfür ediyor.

Kürt’üm diyor küfür ediyor.

***

Yök başkanı ile meclis başkanının açık mikrofonundan yansıyan "ortak"sözler;

“İpimizi çekerler.”

Anlayana çok şey ifade ediyor.

“Her şey serbest olacak.”

“Tüm yasaklar kalkacak.”

Memurlara grev yasağı dahil değil.

Memura siyaset yasağı dahil değil.

Kalkacak yasaklardan söz edilirken...

Herkes zaten sonra yapılan düzeltme çabalarını es geçip "türban yasağı"nın kast edildiğini anladı.

Acık unutulan mikrofona duacıyız.

***
Mahkeme karar verdi; Erdoğan üç kuruş tazminata mahkum oldu.

Neden?

Şehitlere “kelle” dediği için.

Hukuk varmış demek.

“Bizim çocuklar” tahliye oldu.

Hukuk var, çok şükür.

***

Arabamın kapı kilidini tamir ettirmek için sanayideyim.

Dışişleri’nde memur, sinyali çalışmıyor konuşuyor ;

“Bizim amacımız “AB”ye girmesek bile AB normlarını ülkemize getirmek olmalı”

Anladığım.

“Ankara kriterleri”.

Sarkozy istemiyor zaten.

AB ülkeleri istemiyor, belli.

“Onlar zenginliklerini paylaşmak istemezler.” Diyor.

“Haklısın. Demokrasiyi, insan haklarını, hukukun evrensel değerlerini değil de işine gelen zenginliğini istersen olmaz” diyorum.

***

Fazıl Say.

Ülkemizin yüz akı, sanatçımız.

Kırgın.

“İslamcılar kazandı.” diyor.

“Gerekirse kızımı alır giderim.”

Cumhurbaşkanlığı; “Davetiye gönderildi Ankara’da ki adresine .”açıklaması yapıyor.

“Öncesi var.” Diye devam ediyor;''Bütün bunlara karşılık bu iktidar, bana ve müzik sanatına şimdiye kadar dostça davranmadı. 'Metin Altıok Ağıtı' adlı oratoryom dolayısıyla, iktidarın ilk kültür bakanı, çeşitli yöntemler kullanarak eserin sansür edilmesini sağladı. Bu olayı, hiç unutamıyorum.

Müzik sanatını küçümsemenin başta gelen örneklerinden biri, Milli Eğitim Bakanlığının önceki yıl okullarda müzik ve resim derslerinin kaldırılması girişiminde bulunmasıdır. Bizim milli eğitim sistemimizden sanat eğitimi dışlanamaz. Başka bir olumsuz örnek ise Türkiye'nin bugün on bin müzik öğretmeni açığı bulunduğu halde, lisans öğrenimini tamamlayan genç müzikçilerimizin öğretmen olmasını önlemek için engeller icat edilmesidir. Bunlar, basının ve halkın gözünden kaçmış olabilir ama, müzik benim mesleğim; benim gözümden kaçmadı. 'Sanatçı, alnında ışığı ilk hissedendir' özdeyişini, 'Sanatçı, karanlığın tehlikesini ilk hissedendir' anlamında da düşünebiliriz.'' ''Orta Çağ karanlığının, bütün aydınlar gibi kendisini de kaygılandırdığını'' ifade eden Fazıl Say, açıklamasında, ''En çok da gelecek kuşaklar için kaygılanıyoruz. Eğer, günün birinde karanlık güçler Cumhuriyetimize ve ulusal değerlere hayat hakkı tanımazsa, onlara teslim olacak değiliz'' diyor.

“Sanatçı” duygu ve düşüncelerini koşulsuz ifade edebildiği için “sanatçı” dır.

İktidar açısından bu duyarlılık “uyarıcı” olarak algılanır mı göreceğiz.


Kaçmak çözüm değil "zor"u gördüğünde Fazıl Say bilir.

Olayın boyutunu göstermek için söylenmiştir!

***

Habere yorum yazan bir okuyucu “Ya sev ya terk et.” yazmış.

Siyah yada beyaz.

Karşıtlık.

Karşıtlığa göre kendini ifade edenlerin mutlaka “düşman”a gereksinimi olur bu coğrafyada.

Düşünsel kabızlığı aşamayan, farklı bakış açısı geliştiremez.

AB bizi almaz ama biz "Ankara kriterleri"ni uygularız.

Ankara kriterleri ne mi?

Fazıl Say söylüyor, daha ne desin...

http://www.milliyet.com.tr/2007/12/15/son/sontur34.asp?prm=0, 111131453

Fotoğraf ve haber kaynağı Milliyet .

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

önce eleştirdiler, ''mesnetsiz ifadeler''kullanılıyor dediler..Sonra kendilerini yalanladılar...Halk yılgın, sessiz....Sanatçı da konuşmaz, şikayetlerini, kaygılarını dile getirmezse ne yapacak..Fazıl Say'ın söylediklerinin yanlış, yalan, mesnetsiz olduğunu söylemeden okulların talep dosyalarına,öğretmen açıklarına baksalarmış ya....Neresi yalan bu sözlerin? ....Sevgi ve saygılarımla..

Tuğba 
 24.12.2007 1:39
Cevap :
"Sanatçı" sözünü hak edecek olanlar o kadar azaldı ki.Ülkemizin Fazıl Say'lara ihtiyacı var. Hoşçakal...  24.12.2007 23:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1116
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster