Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '16

 
Kategori
Projeler
Okunma Sayısı
99
 

Sanayi Devrimi 4.0

Sanayi Devrimi 4.0
 

Sanayi Devrimi 1.0. Yıl 1784. İngiliz mühendis James Watt buharlı makinenin ilk tamamlanmış ve çalışabilir/üretime katkı sağlayabilir şeklini vermişti.

Artık kas gücünün yerini buhar gücü aldı. Kömürü(enerji kaynağı) kullanarak su ısıtılıyor, su’dan çıkan buhar silindir’deki pistonu iterek, pistona bağlı olan tekerlekleri, makineleri, lokomotifleri, vagonları ve hatta gemileri haret ettirmeye yarıyordu. Buharlı makineden sonra seri üretim kolaylaştı, ham maddelere ulaşım kolaylaştı, pazarlara ulaşım kolaylaştı, ticaret, gemicilik ve tabi ki sömürgecilik kolaylaştı.

Sanayi Devrimi 2.0. Yıl 1870. Alexander Graham Bell’in telefondan yanı sıra halen öttüğünde mi yoksa ötmediği zaman mı çalıştığını çözemediğim metal dedektörü;  Michael Faraday’in elektrikli dinamosu; Thomas Edison ve Joseph Swan’ın ampulü ve John Pembertonun Coca-Cola’sını icat ettiği yıllar bunlar. Fakat bu icatlar 2’inci sanayi devriminin bel kemiğini oluşturmuyordu. Asıl devrimler Nikolaus August Otto’nun içten yanmalı motoru; Charles Parson’un buharlı türbini; Daimler-Benz, Daimler-Chrysler ve Mercedes-Benz şirketlerini kuran Benz Şirketinin kurucu olan Karl Benz’in içten yanma motorla çalışan arabası ve daha sonra Gottlieb Daimlerin ilk dört tekerlekli arabası!

Artık buhar gücünün yerini elektriğe bağlı güç aldı. Yani bir zamanlar bir lokomotive ‘’yürü’’ emrini vermek için tonlarca kömürü taşımak, onu yakmak, suyun ısınmasını beklemek…ancak tren VIN…İkinci sanayi devrimi ile artık bir lokomotivi sadece tek bir anahtar çevirme hareketiyle çalıştırabilir ve birkaç saniye sonra yürüdüğünü görmek mümkün’dü.

Hızlı ulaşım, yüksek düzeyde üretim, iş yerlerinin elektrik ile aydınlatılması, yeni vardiyaların planlanması ve üretimin geçen yıllara göre ortalama 100% artması bolluğu ve refahı artırdı. Fakat aşırı yoğun duman havayı kirletiyordu, gerçekten hızlı gelişen bu süreçte insanlar şaşkın ve hayrete düşmüşlerdi; hatta biliyorsunuz Amerika’nın Ohio eyaletinde sadece 2 araba vardı…rezalet…çarpıştılar evet…şu işe bakarmısın yaw!Amerikalı bunlar tatlım, hepsi böyle, hepsi aynılar!

Sonra Birinci Dünya Savaşı derken arada kavgalara karışmayan ve bu dünyanın çivisine bakan tek insanlar olarak bilim adamları devam ettiler ve yeni yeni icatlar çıkardılar başımıza. Bunlar da adam değil yani…durup dururken…ne lüzümü vardı şimdi…neyse.
Bir şey daha eklemem lazım. Birinci Dünya Savaşında bazı ülkeler birinci sanayi devrimine dönerken diğerleri üçüncü sanayi devrimine yol almışlardı bile.

Sanayi Devrimi 3.0. Yıl 1969. Bilgisayar icat edildi. Kim derseniz, cevabı muhtemelen çoğumuz bilmediğimiz için ‘’Ermm…Amerikalılar canım’’ diyoruz…Bi tarihe bakıp oyle konuşsak iyi olur!...Bundan tee 4400 yıl once yaşayan Babilon halkı (Irak’lılar) hesap makinesi ve matematiksel problemlerini çözen bir makine yapmak için ilk işlemleri başlatmışlar. Sonra Danyal(Yahudi) peygamber MÖ 4-5 yüzyıllar arası, Remil ilmini halka öğretmiş(ki PC’nin bütün işlemleri bu ilime dayalıdır). Sonra MÖ 100 yılları çevresinde Yunanlar yeni bir hesap makinesi geliştirmişler. Sonra 1000 yılları çevresinde İran’lı Al-Biruni yeni işlemler geliştirdi. Sonra İsviçreli saat ustası Pierre Jaquet-Droz’un işlemleri. Teee sonra. 1872 yıllında İngiliz Sir William Thomson biraz el attı işe. En son 1920’li yıllarda Amerikalı Vannevar Bush da el attı, sonrası malum…Biz yaptık, biz yaptık havaları!...Neyse.

Bilgisayar (her yeni icaat’ın akıbeti gibi) asekeriye’de kulanıldıktan sonra ekonomiye girdiği zaman yeni iş imkanları’ndan ziyade farklı iş imkanları oluştu. Nasıl anlatiyim. Düşün ki sen loktanta sahibisin ve komşunuz Hamiyet abla kasada muhasebeci. Gidip diyebilirmisin ‘’ Hamiyet abla, artık farklı hesaplayacağız her şeyi. Seni 1 yıllık Bilgisayar kursuna göndereceğiz, sonra yine devam edersin’’…Hadi de…Saçını başını yolar…Başlamaz mı sonra ‘’Sen kim Hamiyet ablanı işten kovuyorsun. Ellerimde ben seni büyüttüm…Benden sonra sana kim orta şekerli kahve yapacak? Mesaiden sonra kim hem annenleri ziyarete gelip hem faturaları teslim edecek? Gel sen beni dinle oğlum, boşver…Gavur icadı zaten…Başımıza iş açma…derken YERİMİZDE SAYIYORUZ!

Sanayinin üçüncü devrimi insanları böbürlendirdi kanaatimce. Herkes ‘’fazla ileri gittik’’ tribine girdi nedense!...Üretim felaket güzel boyutlara geldi, refah düzeyi arttı, hava kirliliğine karşı önlemler alınmaya başlandı, daha verimli kaynak kulanım metodları bulunmaya başlandı; fakat gelir dağılımı öyle boyutlara geldi ki, dünyanın en fakir insanı dünyanın en zengin insanın varlığına ulaşması için 203 milyon yıl çalışması lazım. Veya benim, senin, onun, bunun yaklaşık 5 miyon yıl çalışmamız lazım…Ha gayret!

Üncüncü sanayini daha ne anlatayım…Öncüleri Bill Gates, Sergei Brin, Larry Page, Fredrik Idestam, Leo Mechelin, Mark Zuckerberg, Jack Smith, Steve Jobs, Neil Armstrong, Noam Chomsky, Stephen Hawking, ve nice önemli insan.

Sanayi Devrimi 4.0. ‘’Yoruldum anlatmıyorum ya’’…diyecek kadar geniş kapsamlı bir devrim bu!
Kısaca anlatmak gerekirse…Sanayi Devrimi 4.0 budur:  100% farklı iş ve çalışma yasaları, kodlanabilir ve uzaktan kumanda edilebilir insan duyguları ve düşünceleri, aşırı ekonomik büyüme anlayışı, PC’lere bağlı şehir elektriği, üretimi ve ihtiyaç sensörleri, 100% kablosuz bir dünya ve son olarak akıllı fabrikalar-akıllı şehirler.

Akıllı fabrika-Akıllı şehir projeleri dünyada çok fazla duyulur oldu bu aralar. Nedir, nasıldır’ı geçip nasıl gözükeceğini yazıyorum. Düşünsenize şehrin dışında insansız makineler tarafından toplanan buğday, insansiz kamyonlar(WiFi, uydu ve GPS ile bağlantılı olan, bütün trafik kurallarına uyan) tarafından fabrikalara taşınıyor, yine insansız makineler tarafından hazırlanıp ekmek halini alıyor, pazara sunuluyor. Elektronik marketlerin her ev ile WiFi bağlantısı sonucu talep edilen ekmek sayısı belirleniyor her gün (sadece günlük değil, yarin için de, 2 hafta sonraki düğününüz için de). Kalan(yenmeyen) ekmekler tabi insanlar tarafından masadan alınıp evde monte edilmiş yenidönüşüm toplama borularından site merkezine-semt merkezine ve daha sonra şehir merkezine WiFi/GPS/Uydu ile bağlantılı makineler tarafından toplanıyor sonra da balık üretim plantasyon tesislerine, hayvanat bahçelerine ve diğer yerlerde kullanılmak için ortantılı miktarda ayrarak dağıtılıyor.

Az bir şey kaldı…Bu devrim nezaman başladı diye sorarsak?...Devrimin başlama yılı kesin değil ama 21 yüzyılın başları sayılıyor, bitiş tarihi ve dünya’da 50%’den fazla kullanım alanına sahip gelebilmesi için 2030 yılı hesaplanıyor. Öncüleri ve nekadar ilerlediler diye sorarsak eğer?...Çin, Almanya, ABD ve İngiltere 20% düzeyinde ayak uydurmuş durumda valla.

E peki BİZE NE BUNDAN diye sorarsak……Başkasının akıllı ürünlerine akıl almaz paralar ödeyen akılsız insan olmak istemiyorsak BİZE BUNDAN ÇOK DERS ALMAMIZ LAZIM!


Sağlıcakla kalın!

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 153
Kayıt tarihi
: 06.02.16
 
 

Trakya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü 1'nci sınıf öğrencisi. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster