Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
949
 

Sanki bugün yeniden doğmuş gibiyim...

Sanki bugün yeniden doğmuş gibiyim...
 

'Sanki bugün yeniden doğmuş gibiyim...'


O gün de oradaydılar. Yıl 1977 tarih 1 Mayıs. Kanlı bir yazıldı tarihin kara sayfalarına . Onlar Şanslıydılar, hayatta kalmayı başardılar. Hiç bu kadar ölümün nefesini yakın hissetmediler yaşamlarında. Oysa 1977 1 Mayısında Taksim alanında 36 can yoldaşı gözlerinin önünde katledidi.

Tek amaçları vardı dünyayı güzelleştirmek, İnsanca yaşanabilir kılmak.

Demokratik, özgür, eşit ve adil bir dünyada kardeşce yaşamaktı istemleri . 1 Mayıs 1977 de 500 bin kişiydiler kolkola girdiler halaylarla Taksime yürüdüler. Çocuklar öldürülmesin istediler. Kırmızı karanfillerle, al kızıl bayraklarla çiçek bahçesine çevirdiler 500 bin kişi Taksim alanını. Bu güzellikten korktu emek düşmanları.

Korku saldı sömürücülere, korku saldı kan emicilere, korku saldı sogunculara, halden bilmezlere. Silaha sarıldılar.Kan kustu silahları emek düşmanlarının, sular idaresinin tepesinden.Çığlık sesleri yankılandı Taksim alanında. Panik ve korku içinde kaçısan emekçilerin üzeri tazyikli su sıkarak yürüdü panzerler. Ezilenler oldu .Kazancı yokuşuna sıkıştılar üst üste. Güvenlik(!) güçlerinin denetiminde. ...36 Can 1977 1 Mayısında düştü Taksim alanında toprağa. Acısı dağladı yüreklerimizi.

Katilleri hala aramızda, sır perdesi aralanmadı 32 yıldır. Aralanmak istenmedi. O yüzdendir acımız hiç dinmedi. İlk günkü gibi taze. O yüzden 1Mayıs Taksimde kutlanmalıdır.

O günün tanıklarının anlatımını okusak neden Taksim sorusunun yanıtını alırız.

1 Mayıs krizinin dersleri şunlar:

1) Birçok otoriter devletin “agorafobi”si, yani “meydan korkusu” vardır. Halkın öyle uluorta meydanlarda toplanması, buluşup dayanışması, muhalif sloganlar atması hoş karşılanmaz. Ankara’da Kızılay’ın yaya trafiğine kapanması, Taksim’de mitinglerin yasaklanması, özünde bu korkudan kaynaklanıyor. DİSK aslında dün, bu korkunun üzerine yürüdü. Ve önemli bir kazanım elde etti.

2) Yasaklar, ne hak mücadelesini önleyebiliyor, ne de şiddeti... Tersine, tahrik ediyor. Şiddet, ancak genişletilen demokratik haklarla yatıştırılabilir; artan baskılarla değil.

3)Yine anlaşıldı ki, “polis şiddeti” denilen şey, sanıldığı gibi görevli polislerin çığırından çıkıp göstericilere saldırmalarından kaynaklanmıyor; müsamahanın hudutlarını tepedeki irade belirliyor. O irade “Saldırmayın, coplamayın” derse, istisnalar dışında polis buna uyuyor.

Ve... 4) Sendikalar hak mücadelesi veriyorsa, önce aralarında birlik olmalılar. 1 Mayıs örneği de gösterdi ki, hak, “müsaade” ile değil, “mücadele” ile alınıyor.
Tüm sendikalar bunun bilincine varırsa seneye 1 Mayıs, Taksim Meydanı’nda 500 bin işçiyle kutlanır.

Can Dündar'ın köşesinden.

'Sanki bugün yeniden doğmuş gibiyim...'

1 Mayıs 1977'de genç bir kadının kurşun yiyerek duvarın üzerinden düştüğünü, hamile bir kadının panzerin altında kaldığını gördüm. Bugün 53 yaşındayım, hastayım ve günler sonra 1 Mayıs için dışarı çıktım. Kendimi dünyayı devirecek kadar güçlü hissediyorum.” Rıdvan Yalım tam 32 yıl sonra Taksim'de olmanın ne anlama geldiğini işte bu cümlelerle özetliyor. 1977 1 Mayıs'ını yaşayanlar dün buruk bir sevinç yaşadı. Bir yanda Taksim'e çıkmanın mutluluğu, diğer yanda 32 yıl önce kaybedilenlerin hüznü....

UMAY AKTAŞ SALMAN / GÖNÜL KOCA

DİSK ve beraberindeki partiler, sivil toplum kuruluşları dün Taksim’e vardığında büyük bir çoşku yaşandı. Onlarca genç ellerinde bayraklarla anıtın üzerinde zafer kutlaması yaparken, kimi cep telefonuyla aradığı yakınlarına mutlu ve şaşkın ifadeyle ‘Taksimdeyiz’ diye haber veriyordu. Gençlerse Taksim’de kutladıkları ilk 1 Mayıs anısına yumruklar havada anıtın önünde fotoğraf çektiriyordu. Başka bir grup genç de Süleyman Çelebi’nin etrafına toplanmış, ‘o an’ı ölümsüzleştirmeye çalışıyordu. Zeytinburnu’dan gelen 25 yaşındaki Banu Gazi, “1977 yılında büyüklerimizin verdiği mücadele için buradayız” diyordu.

‘Sanki bugün yeniden doğdum’

48 yaşındaki İsmail Yılmaz, “Sanki bugün yeni doğmuş gibiyim” diyerek duygularını şöyle anlattı: “Kolay olmadı Taksim’e gelmek. Tarlabaşı’nda barikatları aşarak geldim. Ama buradayız. Aslında bütün emekçi kardeşlerimizle birlikte burada kutlamalıydık. Umuyoruz ki bundan sonrakilerde olacağız.”
52 yaşındaki Sermin Öner ise 1977’deki aynı yerinde, Taksim Anıtı’nın yayında duruyordu: “Hissettiklerimiz anlatılacak şeyler değil. O gün birçok emekçi kardeşimizi kaybettik. 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi için geç bile kaldık ve bu kadar gerginlik yaratılmasına gerek yoktu. Bu gerginliği resmi makamlar yarattı. Birçok arkadaşımız, gençler gaz bombası yedi, Taksim’e gelmeleri engellendi, yoksa çok daha bayram havasında kutlayacaktık.”

Yıllarca önce Taksim’de kaybettiği arkadaşlarını hatırlatığını söyleyen Gülay Ünüvar “Artık İsveç’te yaşıyorum ve sadece 1 Mayıs için buraya geldim. Şu an hissettiklerimi anlatmak çok zor. Alanı görünce o gün burada bıraktığımız ölüleri hatırlıyorum. ‘O gün üstümüze ateş açıldı ve o ateşi açanlar yargılanmalı’ demek için buradayım” diye konuştu.

52 yaşındaki Necla Özçelik mutluydu: “1977’de de buradaydım, şimdi de buradayım. Artık hep burada olacağız, hem de milyonlarca kişi. Amacımıza ulaştık.”

1977 Mayıs’ında 13 yaşında olan Bilgin Cengiz ise şimdi sekiz yaşında olan kızı Belit ile birlikte Taksim’deydi: “Ankara’dan 1 Mayıs için ailece geldik. İki saat kızımla birlikte mücadele verdik gelebilmek için. Çatışmanın ortasında da kaldık. Ancak burada olduğumuz için mutluyuz.”

2.5.2009 Radikal/UMAY AKTAŞ SALMAN / GÖNÜL KOCA

BUĞDAYIN TÜRKÜSÜ

Halkım ben, parmakla sayılmayan
Sesimde pırıl pırıl bir güç var
Karanlıkta boy atmaya
Sessizliği aşmaya yarayan

Ölü, yiğit, gölge ve buz, ne varsa
Tohuma dururlar yeniden
Ve halk, toprağa gömülü
Tohuma durur bir yerde
Buğday nasıl filizini sürer de
Çıkarsa toprağın üstüne
Güzelim kırmızı elleriyle
Sessizliği burgu gibi deler de
Biz halkız, yeniden doğarız ölümlerle.
Pablo NERUDA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 221
Toplam yorum
: 1772
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1753
Kayıt tarihi
: 27.09.06
 
 

Evli bir kız çocuğu babasıyım. Yüksekokul mezunuyum. Bir kamu kurumunda çalışıyorum.16.03.2017 ta..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster