Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
442
 

Şans meleği İnönü'ye indi

Şans meleği İnönü'ye indi
 

Beşiktaş üç puanı 90+4'te kurtardı.


Ligin bitimine 12 hafta kala, Beşiktaş’ın lige attığı havlunun sahaya düşmesine şans melekleri engel oldu. İnönü Stadında ağırladığı Ankaraspor karşısında 2–0 öne geçen siyah-beyazlılar, Ertuğrul Sağlam’ın yanlış hamleleri ve bireysel hatalar sonucu 86.dakikada 2-2’lik skorla yani; şampiyonluğun bir hayal haline gelmesi tehlikesiyle burun buruna geldiler. Dondurucu soğukta Beşiktaş’ın umutlarını sıcak tutan gol 90+4’te Toraman’ın ayağından bir “şans golü” şeklinde geldi. Maça dair birçok tespit yapılabilir. Bu tespitlerden en kısa ve çarpıcı olanlarını ise maç sonunda Ankaraspor Teknik Direktörü Hikmet Karaman yaptı. İki madde halinde özetleyebileceğimiz tespitlerden birincisi tamamen Beşiktaş kenar yönetiminin hatasını işaret ediyor: “Nobre’nin oyundan alınması bizi çok rahatlattı.” İkinci ve çok daha vahim olan tespit ise, “Bizim yedek kulübemiz hamle yapabilmek açısından Beşiktaş’ınkinden daha üstündü.” cümlesinde gizli. Önceki haftalarda Beşiktaş’ın “raşitik” kadro yapısından çokça dem vurduğumuz için bu konunun üzerinde fazlaca durmanın gereği yok. Bu sebepten Nobre’nin oyundan alınışı ile gerçekleştirilmek istenen hamleyi irdelemek sanıyorum daha yararlı olacak. Oyunun 72.dakikasında Beşiktaş’ta yaşanan Nobre-Ricardinho değişikliği ile sistem bir anda 4–3–1–2’den 4–2–3–1‘e döndü. Her ne kadar siyah-beyazlıların bu dakikada 2–0 önde olduğu hesaba katıldığında bu hamle “kabul edilebilir” gözükse de, Ricardinho’nun yine Cisse’nin yanında ön libero olarak görevlendirilmesi, Nobre’nin çıkışıyla yapılan taktik hataya tüy dikti. Geçtiğimiz hafta Kayserispor deplasmanında Ricardinho-Serdar Özkan ikilisini çift ön libero olarak kullanıp 3 puanlık kayıpta kilit rol oynayan Ertuğrul Sağlam, bu kez de Nobre’yi çıkartıp Ricardinho’dan ön libero yaratma inadını sürdürünce aslında çok da “şok” olmayan golleri kalesinde gördü.

Geçtiğimiz hafta yaptığımız analizde iki ön liberoya sahip takımların aynı zamanda taktik çeşitliliğe de kavuştuğunu belirtmiştik. Mevcut durumda elindeki tek ön liberoyla bu taktik çeşitliliği yaşamak isteyen Sağlam’ın, Ankaraspor maçını tehlikeye attığını görüyoruz. Nobre’nin oyundan alınmasıyla hücum bölgesinde top tutma şansını kaybeden Beşiktaş, hem rakip savunmayı yarı sahasına davet etti hem de orta sahada bu oyuncuları kovalama görevini Ricardinho’ya vermiş oldu. Sonrası malum. Ardı ardına yenen goller, gerilen sinirler, öfke patlamaları…
İlk kez on birde görev alan Gordon Schildenfeld’e değinmek gerekirse, Hırvat stoperin olumsuz hava ve saha şartlarına rağmen birlikte oynama pratiği kazanmadığı arkadaşları içerisinde sırıtmadığını söyleyebiliriz. Zaman zaman ölçülü ve başarılı paslar çıkaran Schildenfeld kimi zaman da olmadık topları taca vurdu. Bu yüzden -zeminin durumunu da göz önünde bulundurarak- kendisi hakkında kesin bir yargıya varmanın yanlış olacağını belirtmek gerekiyor. Süratli ve çabuk bir stoper izlenimi vermediği aşikar. Ancak bir zamanlar üçlü Beşiktaş defansının patronu olan “Guiaro Ronaldo” gibi sezgileri kuvvetli, hamle zamanlamasını ayarlayabilen ve arkadaşlarının kademesine girebilen bir oyuncu gibi görünüyor. Umalım da takımına en az Ronaldo kadar faydalı olsun ve Beşiktaş yönetimi attığı onca taştan sonra bu kez turnayı gözünden vurmuş olsun.

Beşiktaş açısından şampiyonluk yolundaki seyri etkileyecek haftalara girilmek üzere. Önümüzdeki hafta Denizlispor deplasmanına çıkan olan siyah-beyazlılarda bir sonraki hafta oynanacak Galatasaray derbisi, bu bakımdan çok önemli. Kayserispor ve Ankaraspor önünde yapılan çift ön libero denemeleri hüsrana yakın sonuçlar verdi. Performans bazında alınan bu kötü sonuçlara rağmen Beşiktaş’ın bu taktiğe Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzonspor ve Sivasspor gibi rakipler karşısında ihtiyacı olabilir. Son günlerde basında sıkça yer alan “Beşiktaş ligin ilk beş sırasındaki takımlarla yaptığı karşılaşmalarda galibiyet alamadı.” ifadesi de bahsettiğimiz bu konu ile girift halde değerlendirilmeli. Kadroda Cisse’ye partnerlik yapabilecek tek oyuncu Serdar Kurtuluş ancak enteresan bir şekilde maç günü onun da ikinci kez sakatlanışının ikinci ayı doldu. Anlayacağınız bu hususta fazlaca ümitli olmamak gerekiyor.

Son bir söz de maçın oynandığı topa. Zaman zaman gazete ya da dergi sayfalarında “Top nerede?” isimli bir bulmaca görürüz. Bu maçta hem tribündekiler hem de ekran başındakiler 90 dakika “Top nerede?” sorusuna yanıt aradılar. Federasyonun belirlediği firmanın temin ettiği toplar iyi güzel de karlı sahanın klasiği kırmızı topu arıyor gözler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cem Bey Beşiktaş bugünlere kadar zaten hep şans meleğiyle geldi.Şans meleği bugünde yanlız bırakmadı onları ama nereye kadar.Alınan galibiyetler başarısızlıkları ne yazıkki örtüyor.Beşiktaşlılar aldanmaya devam ediyorlar.Türkiye'nin ilk beşindeki takımları yenemedikleri doğru birde birde ilk beşin değilde on takımın güçlü olduğu bir lig düşünün.O zaman Beşiktaş'ın kaçıncı olabileceğini tahmin edin işte.Premier ligde Tuncay'ın takımını küçümseyenler oldu.Oysa büyük dediğimiz bu takımlarımız premier ligde oynasalar şampiyonluğa oynayabilirler mi acaba ? selamlar..

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 17.02.2008 1:38
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim. Aslında tüm bu olanlar uzun zamandır devam eden yönetim hatalarının sonucu. Bu borç yüküyle de kısa vadede Beşiktaş'ın çağdaş bir yönetime kavuşması mümkün görünmüyor.  17.02.2008 16:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 716
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster