Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '21

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
38
 

SANSÜR

II. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilanının ardından basından ilga edilen sansür maalesef ilerleyen yıllarda sanatın birçok alanında varlığını göstermiştir. Sansür konusunda sorun yaşayan sanat kollarından biri hiç şüphesiz sinemadır. Metin Erksan, Yılmaz Güney gibi ülkemizi uluslararası platformda ülkemizi başarıyla temsil eden yönetmenlerden unutulmaz filmlere imza atan efsanevi yönetmen Ertem Eğilmez’e kadar birçok sinema emekçisi sansür engeliyle karşılaşmıştır.

1952 yılında çekilen ve Aşık Veysel’in hayatını anlatan Karanlık Dünya sansüre maruz kalan filmlerden biridir. Metin Erksan’ın ilk filmi olma niteliğini taşıyan yapım, Aşık Veysel’in dünyaya geldiği Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünü görüntülediğinde ‘köylerimiz bakımsız gösteriliyor’ gerekçesiyle sansürlenmiştir.

Siyasi düşünceleri yüzünden yasaklarla haşır neşir olmuş sinemacılarımızdan Yılmaz Güney ile ilgili Tarık Akan tarafından aktarılan anlatıları vurgulamanın doğru olduğu düşüncesindeyim. Anne Kafamda Bit Var eserinde anılarını kaleme alan unutulmaz aktör sansür komisyonlarının senaryoları tasvip etmemesine dikkat çekmiştir. Kimi zaman sansür komisyonuna gönderilen senaryo ile asıl senaryonun farklı olduğunu belirten sinema emekçisinin senaryosu Yılmaz Güney’e ait Dağ filminin sansür komisyonundan geçememesi ile ilgili anlattıkları bir hayli ilginçtir. Filmde kar nedeniyle yolu ulaşıma kapanan ve şehre inmenin olanaksızlaştığı bir köyde yaşayan adamın ölüm döşeğindeki çocuğunu şehirdeki hastaneye ulaştırma çabası konu ediliyor. Köyde kışın hiç kimsenin o zaman kadar cesaret edemediğini yaparak yola çıkan birkaç yürekli insanın şehirdeki hastaneye ulaşmak için dağı aşmaya çalışması ’Dağı aşmak emperyalizmi aşmak anlamına gelmektedir’ olarak yorumlandığından filme onay verilmemiş. Onaydan geçmesi halinde ülkemiz sinemasını yurtdışında başarıyla temsil etmesi olası bir yapımın böyle bir şansızlık yaşaması içler acısı bir durum.

Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eserinden sinemaya uyarlanan ve eğitim sistemini kara mizahi bir dille eleştirmeyi hedefleyen Hababam Sınıfı filminde ise sansüre karşı değişik bir yönteme başvurulmuş. Yasaklama engelini aşmak için mekân olarak devlet okulu yerine özel okulu seçilerek bir nevi oto sansür uygulanmıştır.

Farklı fikirlerin, başarılı projelerin sansür engeline takılması sinemacılarımız kadar diğer alanlarda çalışan sanatçılarımızı da olumsuz etkilenmiştir. Kısıtlayıcı uygulamalara karşı farklı çözüm yolları üreten ve yaşadığı sıkıntılara rağmen eserlerini icra etmekten vazgeçmeyen cesur sanat emekçilerini saygı ile selamlıyorum.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 59
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster