Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '14

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
150
 

Sapancalı Pinokyo ve uzayacak burnu

Sapancalı Pinokyo ve uzayacak burnu
 

İlk bisikletim kırmızı renkli kullanılmış bir Pinokyoydu.
Bir yaz tatili hediyesi olarak verilmiş kırmızı Pinokyo'nun  kullanılmış olmasının benim için hiçbir önemi yok; bana ait bir bisiklet olmasının büyük bir önemi vardı. Aynen şu anda Sapanca' nın milyonluk evlerle dolu bir hal almasının benim için hiçbir anlamı olmayıp; heryeri bana aitmiş gibi hissetiğim o milyonsuz hallerinin çok büyük anlamı olması gibi.
Kırmızı Pinokyom Sapanca' yı birlikte keşfettiğim yol arkadaşım gibiydi adeta.

Sapanca' nın dünyanın en güzel yerlerinden biri olduğunu düşünmeye; ilk olarak o kırmızı Pinokyoyla, sokaklarında kaybolurken başladım. Ve sonradan anladım ki; böyle düşünmemin, Sapanca' dan başka pek bir yer görmememle alakası yokmuş. Türkiye' nin büyük, Dünya' nın küçük bir kısmını görmek böyle düşünmeye yetiyormuş.
Sapanca gez gez bitmiyordu sanki Kırmızı bir Pinokyayla.
Bunu da Sapanca' nın çok büyük olmasından değil; her yerinde ayrı bir güzellik olmasından ileri geldiğini; lüküs mü rüküş mü nedüğü belirsiz bir hal almaya başladığını görmeye başlayınca, ve yine sonradan anladım.
Sapanca kazan, Pinokya ve ben kepçe Sapanca' yı alt üst ederken otoban bitmek üzereydi ve henüz açılmamıştı. İtalyanların yaptığı bu yolda bisikletle gezen şanslı çocuklardan biri de bendim. Otoban'ın açılmasıyla Sapanca' nın çok daha güzel olacağı o zamanların da öncelikli konularındadı.
Aynen şuanda Sapanca' daki Arap furyasının Sapanca' nın gelişip daha güzel hale gelmesini sağlayacağı konusu gibi!

Bu değişimin nasıl birşey olduğunu harmanlıktan başlayıp Canlı Balık' da biten turlarımdan birinde ilk kez görmüş ama hiçbirşey anlamamıştım. O dönemlerin revaçta olan yerleri şimdiki gibi yüksekler değil alçaklardaki göl kenarı yerleriymiş meğerse.

Ve o zamanların Sapanca' yı yapısal olarak değiştirip geliştirme formülü şimdikiden farklı olarak bu güzergah üzerinde yatıyormuş. Sapanca' nın kendine has sadeliğinin korunarak da geliştirilebilecek olduğu fikrinin, halen daha önümüzde öylece yatıyor; bizim de öylece böm böm bakıyor olduğumuz gibi !

Harmanlık' ın yanıbaşında, Özkum' un hemen kenarında, eski askeriyenin olduğu yerde ve Sapanca Deresi'nin Canlı Balık' dan göle döküldüğü yerin tam bitişiğinde Sapanca' yı geliştirmenin ilk nüveleri olarak birbiri ardına ortaya çıkan siteleri kim yaptıysa; benim, Kırmızı Pinokyomla keşfettiğim bu güzergahı benden çok önce keşfetmiş olmalıydı.
Sonra otoban açıldı ve bu evler bitti. Sapanca' nın maruz kaldığı dönüşümün adı eğer bir gelişimse bu şeyin Sapanca tarihindeki miyadı seksenlerin ikinci yarısıydı.
Bu şeye bir değişim ya da bir dönüşüm demek doğru olabilirdi belki ama bir gelişim demek mümkün değildi. Çünkü halen memlekette verilen fitre ve zekattan, düğünlerde, Ramazan ve Kurban arifelerinde havaya sıkılan silahlar daha fazlaydı.

Genç işsizliği ve eğitimsizliği halen Sapanca' daki en büyük sorundu ve gençlerin düşük omuz gezmeyi kabadayılık; efendiliği de sus pus olmak sanmaları kaba saba bir yanılgı olmaya devam ediyordu. Daha iyiye gitmesi beklenen Sapanca' da uyuşturucu yüzünden yitip giden gencecik fidanlar Sapanca' nın hiç de öyle beklendiği gibi ileri gitmediğinin en acılı ve en son göstergelerinden sadece biriydi

Ve bugünün Sapanca' sını geliştirecek olduğunu sandığımız Arap furyasıyla gelen yapısal dönüşümün son hali, tarihin tekerrürden ibaret olduğunu bir kez daha gösteriyor ne yazık ki!
Bu gelişime katkı verecek olduğu söylenen otel yatırımcılarının proje imza töreninde bir şehrin en üst seviyedeki Mülki Amiri olan Vali'nin yanında şapkayla gayet rahat bir şekilde oturması; ayrıca bir ilçe halkının özgür iradesini temsil eden Belediye Başkanının yanında, o ilçeye hasta nakil aracı hibe ediyor diye kafasında New York Yanki şapkası, üzerinde bahama tarzı bir gömlekle fotoğraf veriyor olması da "Yankiyim ama para bende rahatlığından olsa gerekti !
Belki de o aracı Havayi Belediye' sine hediye edeceklerdi de hatlar karışmıştı, kimbilir.
Şuan Pinokyoyla gezen biri göremeyiz belki ama bi 10 sene sonra Sapanca' yı bu şekilde geliştireceğini sananların uzayan burunlarını kesin görürüz, ben size söyliyim.  
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 263
Kayıt tarihi
: 26.07.14
 
 

Sapancalı, Üniversite mezunu, satış pazarlama sektöründe çalışan Errare Humanum Est ve Dum Spiro ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster