Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '12

 
Kategori
Şarap
Okunma Sayısı
159
 

Şarap

Antik çağlarda en iyi üzümlerin yetiştiği yerdi Anadolu.

Hatta batı dillerinde şarap karşılığı olan (wine, vin, vino) sözcüklerin kökeni Hitit diline dayanmaktadır.

Sonra ne mi oldu?

Kimi astırdı, kimi kestirdi şarabı yapanı, içeni...

Sonra Cumhuriyet dönemi geldi. Azınlıkların ülkeden ayrılması sonucu şarapçılık iyice geriledi. Atatürk şarapçılığın önemini bildiği için, “İnhisar İdaresi”ni canlandırdıysa da daha sonraları izlenen politikalar sonucunda giderek gerilemeye başladı bağcılık ve şarapçılık. Dünya ülkeleri ileri giderken biz geriledik.

Şarapçılık o denli geriledi ki, piyasada içilebilir nitelikte bir şarabı 20 – 25 liranın altında bulabilmek mucize. Avrupa ülkelerinde 7 – 8 Euroya mis gibi şarap bulmak mümkün oysa. Halk arasında “kopek öldüren” diye bilinen şaraplar değil kastım. İyi şaraptan sö ediyorum. Diğer yandan, iyi şarap olarak bilinen bir çoğu da yoğun kükürt içeriğinden dolayı midenizi rahatsız edebiliyor. Üreticilerin kükürtü abartma nedeni ise şarapların marketlerde uygunsuz koşulda saklanmaları. Kükürt bol olunca şarap geç bozuluyor böylece iade de azalıyor... Olan da içenlerin midesine oluyor...

Sevindirici bir gelişmedir ki, şimdilerde şarap bilinci yeniden oluşmaya başladı.Yok olup giden o antik bağlar içimizi acıtsa da belli bir çaba var artık.  Özellikle Bozcaada ve Gökçeada’da bulunan işletmelerde harikalar yaratılıyor. Hem de oldukça mantıklı fiyatlara. Bozcaada’nın yerel üzümlerinden Vasilaki’den yapılan şarap (beyaz) piyasada 14 liraya satılıyor. Karalahana ve Kuntra’da aynı fiyat (kırmızı) İçilebilirden de öte keyifle içilebilecek şaraplar bunlar. Yazarınız her üçünü de denedi. Bulabilirseniz hararetle öneriyorum. Kapadokya bölgesinden de güzel örnekler geldiğini belirtmeliyim. Hele hele geçen akşam denediğim Ege bölgesinden bir dörtlü kupaj (Cabernet Sauvignon  & Cabernet Franc , Merlot ve Petit Verdot) vardı ki, yarım saat dekante edildiğinde nice Bordeaux şarabına taş çıkartır.

Fethiye bölgesinde de bir gelişme var. Fethiye’ ye 45 km mesafade, Pınara Antik Kenti nin karşısında bir bağ var. Denizden 250 metre yüksekteki 40 dönüm araziye, 2003 yılında  Fransa’ dan ithal 15,000 asil Fransız fidanı dikilmiş. Cabernet Sauvignon, Carignan, Mourverdre, Syrah ve Grenache Noir üzüm cinslerinden oluşan bu bağlardan oldukça güzel ve hesaplı şaraplar üretiliyor. Üretim her ne kadar bin küsur şişeyle sınırlı olsa da, buraya düzenlenen turlarla turistler tadım yapmaya götürülüyor. Bu da tanıtımımız açısından oldukça önemli bir gelişme.

Umarız ki söylendiği gibi ağır vergiler gelmez de şarapçılığımız daha da gelişir.

Ünal Şeref bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 416
Kayıt tarihi
: 09.10.09
 
 

Haziran'mış, yıl 1963 Bursa'da doğmuşum. İlk ve orta öğrenimimi Bursa'da tamamlayıp, İngiliz Filo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster