Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '12

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
309
 

Sardes Antik Kentinde geçmişe saygı neden yoktu ?

Sardes Antik Kentinde geçmişe saygı neden yoktu ?
 

Sardes Antik kentinde gördüğüm manzara beni hayrete düşürmüştü...


SARDES ANTİK KENTİNE İLK KEZ GİDİYORDUM,  GÖRDÜĞÜM ŞEYLER BENİ HAYRETE DÜŞÜRDÜ!... O UYGARLIĞIN FIŞKIRDIĞI TOPRAKLARA İLK KEZ ADIM ATACAK, GEÇMİŞİN IŞIĞINDA YOL ALACAKTIM…

Bu duygu ve düşünceler içerisinde adım attım o binlerce yıllık geçmişe. Geçmişin ayak izleri ışığın yolunu açacak  ve o günün anılarını canlandıracaktı.

Konuklarını karşılamak için Sart Belediye Başkanlığı hazırlanmıştı. Birlikte gezdik. Alınlarımızda ve kalplerimizde tarih güneşi ile özgür ve aşkla yaşayacaktık, Sardes’i,  binlerce yıllık geçmişi... 

Sart Belediye Başkanlığı’nın bir programı var tasarladığı. Bu ileriki günlerde, süreçle olabilir .Sardes tarihi yerinin ışıklandırılması neden olmasın? Henüz acelesi yok, diye düşünmekteyim.

Ancak ışıklandırmadan önce dikkatimi çeken şeyler neydi orada?

Biraz sonra göreceğim manzara beni hayrete düşürecek, heyecanım mutsuzluğa dönüşecekti.

Sardes antik kentini biraz tanıyalım;" Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart beldesindeki Sardes Antik Kenti ve yöresi, 5 bin yılı aşkın süredir çeşitli yerleşimlere sahne olmuş. Batı Anadolu'daki yedi önemli kiliseden biri olarak anılan Sardes, dini açıdan da öneme sahip. Tarihte devlet güvencesinde paranın basıldığı ilk yer olarak bilinen Lidya Devleti'nin başkenti Sardes, tarım, hayvancılık, ticaret ve Sart Çayı'nda yapılan altın madenciliği sayesinde zengin bir kent olarak tanınıyor.

Ve, orada gördüğüm manzara beni bir hayli şaşırttı, o uygarlıkta çekingendim. Ürperdim,  şaşırdım biraz... Bu konuyu Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay’ın dikkatlerine çekmek gerektiğine inanmaktayım.

Binlerce yıllık tarih gün ışığına çıkmış. Ancak bu tarih içerisinde mozaiklerin üstü beyaz örtülerle kaplanmış, anlayamamıştım. Ve o tarihe yaslanıp,  bir fotoğraf karesine düştüğüm yerde, adeta nefes alamamıştım. Oradan kaçarcasına uzaklaşmak istedim. Ancak fotoğraf karesine çoktan düşmüştüm. O tarihin önüne kondurulan birkaç katlı merdiven basamakları beni çok hayrete düşürdü!  Sardes’de tarih can çekişmekteydi.

Fotoğraflarından da  izleneceği üzere, gördüğüm bu manzaranın “olumsuz izlerin  ve görüntülerin” giderilmesi dünyaya ışık tutan Sardes’i yeniden kendi tarihine ve canlılığına, gizemine çekecektir.

Ülkemiz her şeyden önce kocaman bir uygarlıklar ülkesi. Tarih ülkesi. Zaten Kültür Bakanlığı kendi başına bir program olmalıydı. Niçin birleştirdiler?

O günün mozaiklerine, işçiliğine, ustalığına saygı neden eksilmişti? Niçin beyaz bir kireç gibi örtülüydü uygarlığın içi zemini? Beyaz bir kireç badanası yapılmıştı sanki, neden? Uygarlık güneş ışığıyla fışkırmıyor. Ve fotoğraflarımızı çektirdiğimiz o ovalımsı birkaç  katlı merdiven gibi basamaklı yer neydi öyle, başka bir şey kondurulmuş. Şaşırdım sanki kırsal yerlerde betonarme evler vardır. Dışarıdan üst katlarına çıkılır ve kalitesiz beyaz fayanslar  yapıştırılır, bu merdivenlere.  İşte orada gördüğüm manzara bunu düşündürdü. Beni üzmüştü ve etkilemişti... Tarih içinde bir an mutsuzdum. . Ardında Sardes’in tarihi. Önünde, bu aykırı  görüntüler...

Ve bu manzara karşısında şunları düşündüm. Ülkede arkeoloji ve sanat tarihi okuyan gençler var çalışacakları alan Kültür ve Turizm Bakanlığı. Elbette bağımsız bilimsel ve kazı çalışmalarına yıllarını adayacak gençler çıkmasa da aldığı eğitimle Bakanlık kadrolarında yer alacakları bir alan. Ve tarihi yerlere, ören yerlerine sadece bilet gişeleri ve işçi atamak da yetmiyor. Yerelde tarihe yakın yönetimlere (Yerel Yönetim, İl Özel İdare gibi) o yerin sahiplenilmesi kendi  anlamıyla geleceğe aktarılması için yerel yönetimlerin güçlendirilmesi bir arkeolog veya sanat tarihçi atanmasının  ne kadar kaçınılmaz ve gerekli olduğunu düşündüm...

Sardes’de tarih kendi anlamı ile binlerce yıllık geçmişini geleceğe aktarmak  için daha dikkatle  ve özenle korunmalı, bakılmalı  dünyaya ışık tutmalıdır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazık ki sahip olduğumuz bunca güzel değerleri kendimizi inkar edercesine yok ediyoruz. Ne acı.

Şahin ÖZŞAHİN 
 14.03.2012 8:11
Cevap :
Sütunlar bile öyle ne çok şaşırdım!. Oysa ki esas yapıya baktığımda üstünde lidya kent devletinin temsilcilerinin kabartmaları işlenmiş. Benbiraz gerçekten şaşkındım bu yapıda bir şeye gidilmiş miydi ancak o o lidyaya ait gördüğüm şeyler karşısında biraz rahatlamıştım. Ancak diğer yerdeki sütunlar beni yine çok şaşırttı. Bembeyeza boyanmış tozla neden? Gerçekten Sardes'te büyük bir şaşkınlık içerisindeydim. Göz göre göre dünyaya açılan antik kentte milyonlarca gözlerin, gönüllerin önünde bu nasıl bir duyarsızlık. peki ya tarihçiler, arkeologlar onları nasıl rahatsız etmiyor ki? Şaşırıyorum!.   14.03.2012 12:41
 

Sevgili Nabideciğim, önce seni kutluyorum ve böyle bir yaraya parmak bastığın için seni kutluyorum,ben de o eşsiz yerleri iki kez ziyaret ettim, her seferinde yıllar önceye dönüp tarihe yolculuk ettim. o ihtişamı, o şahane mimariyi döne döne içimde hissederek yaşadım, ve o güzelliklerin karşısında dilim tutuldu. dilerimki sesine ses veren olur da birileri mutlu bir çözüm getirir. Seni yüreğinden öpüyorum sevgiler. Birdal Can TÜFEKÇİ

Birdal CAN TÜFEKÇİ 
 13.03.2012 13:10
Cevap :
Birdal Hanım Salihli'de şiir dostları Şairler sizi tanıyorlar. Sardes'e gelince dilerim duyarlar Birdal Hanım. Ben de sizden söz ettim. Birdal Can Tüfekçi'nin şiirlerinden öyle güzel besteler çıkıyor ki, diye söz eder Gönül Teli Ünal Türköz diyerek bahsettim. Sardes'te görüntüler gerçekten hoş değildi. Çok kötü duruyordu. Tarih katledilmiş değil mi?Teşekkürler, sevgiler, selamlar çok.  13.03.2012 15:59
 

Dediklerinize katılmamak mümkün değildir. Maalesef tarihi eserlerimize pek sahip çıkmıyoruz.Güzelim yazınızdan dolayı kutluyorum.Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 13.03.2012 12:00
Cevap :
Evet Abdülkadir bey Tarihine saygılı ve sahip çıkan bir ülke miyiz bu da Türkiye'nin 1946 dan sonraki genel gidişi ile ilgili elbette. Demek ki Türkiye'nin kökten tüm sorunları eğitim, tarih, ekonomi, politika, kültür, sanay, iktisadi, sosyal, devletci politikaları hepsi de derinliklerde kalmış önemini kaybetmiş, geleceğini. Gün yüzüne çıkmayacak kada unutulmuş başka bir sistem kuşatmış ülkeyi.Şimdi inanın eğer AKP hükümeti eğer iyi bir iş yapıyorsa buna ihtiyacımız var güzel diye bakıyorum. Ancak bu konuda ülke genelinde yönetimle ilgili irdelenecek, tartışma götürmeyecek bazı konular şüphesiz var. Ancak eğer güzel bir iş ortaya konmuşsa buna Türkiye'nin ihtiyacı var, diye düşünmekteyim. Tarihe zaten sahip çıkılmamış eski eserler kaçırılmış talan edilmiş daha neler ?Yaa biz bugünü, geleceği yok ediyoruz böyle farkındalar mı ki? Teşekkür ederim duyarlılığınıza selam ve sevgiler.  13.03.2012 16:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 625
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 79
Ort. okunma sayısı
: 507
Kayıt tarihi
: 19.07.08
 
 

Muğla'nın YERKESİK  beldesinde dünyaya gelmişim.  Yöremin o solunacak havasını, coğrafyasını çok ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster