Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Sarı saçlım mavi gözlüm!

Sarı saçlım mavi gözlüm!
 

Aradım, yine açmadın” dedim, kuafördeydim, makine sesinden duymadım dedi; tahmin etmiştim kuaförde olduğunu da, makine sesinden duymadım demesi bahane!

“Bak, hava soğudu, ipek elbiseni giyme sakın!” dedim, yok dedi, başka giysi giyeceğim, siyah hırkamı da alacağım üzerime, hani var ya önü hafif işli…

“Aman, siz de hırka alın üzerinize e mi?” diye de tembihledi!

******

Yetmiş sekiz yaşındaki Gülhan Hanım’ın ilk konseriydi bu; Gülhan Karaoğlu’nun, yani annemin…

Solo şarkı söylemedi, korodaydı, Latife Hanım Köşkü’nde “Atamıza Saygı Konseri”nin bir sesiydi!

Öncelikle annem için oradaydım, ne yalan!

******

Annemin kursları diye yazmıştım, hatırlarsınız belki; Karşıyaka Belediyesi’nin altmış yaş üstü vatandaşlara sağladığı bir etkinlik “Bilge Çınarlar Yaşam Kulübü”; amaçları yaşını almış insanların değerlerinden faydalanmak gibi naif bir sloganları olmasına rağmen, asıl amaç yaşını almış kişileri evlerinden çıkaracak sosyal ortamlar sağlayıp, yaşama daha fazla tutunmalarını sağlamak!

******

Şanslı biriyim bu konuda; şükür, acayip yaşam enerjisiyle dolu bir annem var; her dibe vurma durumuna geldiğimde utanırım bu yüzden!

Annem gibi bir kadının kızına yakışmaz bu haller!

******

Latife Hanım Köşkü’ne gittim ki; ilk aradığım yüz anneminkiydi!

Amanın, Gülhan Hanım krapeli saçlarıyla pek daha hoş olmuştu… “Krape” eski deyimdir, fönlü desem daha anlaşılır olur sanırım da, bakmayın fazla kaptırdım sanırım kendimi!

“Sarı saçlım, mavi gözlüm” şarkısı çalıyordu, henüz konser saati gelmemişti lakin konukların ellerindeki Türk Bayrakları ritim tutuyordu.

******

Annem için gitmiştim, ne yalan, o atmosferi gördüğümde annesinin kızı modundan çıkıp bir köşe yazarı oluverdim; gözlerim bir anneme baktı, bir etrafa…

Bir o yana, bir bu yana…

Cevat Durak’ın samimi konuşmasını alkışmadan geçemedim; hoş, her şey o kadar alkışlanacak şekildeydi ki; ellerim yorulsa da yüreğim durmak bilemedi!

Yürek hükmedince ne kol, ne el, hiçbir şey duramıyor karşısında; bir kez daha öğrendim!

******

Atatürk’ün sevdiği türküler ile başladı konser, sevdiği şarkılar ile devam etti; annem için gitmiştim, ne yalan, yüreğim gümbür-gümbür döndüm!

Bir yanım anneme şükran, bir yanım Ata’ya!

Aslında bu dediğim aynı şey: Annem Ata kızı, başka ne olabilirim ki?

******

Doğma büyüme İzmir’liyim, Karşıyaka’nın Bostanlı’sıdır yetiştiğim yer.

Anlamsız yere doğup-büyüdüğü yerleri övenleri hiç sevmem ama var ya bu gece yaşadıklarımdan sonra övmek istiyorum!

Atamızı öyle güzel andık, öyle güzel şükranlarımızı sunduk ki, Latife Hanım Köşkü’nde; yetmişinde, sekseninde, hatta doksanında olanların yanında on sekizinde, yirmisinde…

Üç yaşında anneannesine, babaannesine çiçek veren yavrulara kadar; al bayraklarımız ellerimizde!

Sallamaktan ayrıldı bayrağım sopasından, daha ne diyeyim, yere düşen bayrağımı alıp göğsüme dokundurdum önce, sonra sopa yerine kolumu salladım!

Yerimde duramadım!

******

Şanslı insanlarından biriyim Türkiye Cumhuriyeti’nin; anne ve babamdan başlıyor şansım, Atatürk ve ilkelerine, cumhuriyete, insan hak ve hukukuna inançları doğrultusunda yetiştirdiler, annem “Atamıza Saygı Konserinde” yer aldı, yüzü ışıl ışıl, soğuyan hava yüreğini soğutmadı…

Yetmiş sekiz yaşında pırıl pırıldı…

Tüm annneler, tüm babalar, dedeler, babaanneler, anneanneler gibi…

******

“Sarı saçlım, mavi gözlüm” söylenirken yüreğim yerinden çıkacaktı, neredeyse… Elimle bastırdım sol yanımı, içgüdüsel…

Onuncu Yıl Marşı’nı istedi konuklar, o sırada yırtıldı bayrağım ya; artık nasıl bir heves, nasıl bir güç ile salladıysam!

Düşman olsa karşımda panter kesilirdim alimallah!

Haa, bu arada, konserin bir yerinde, tam da solo söyleyecek solist davet edilmişken ezan başladı.

“Gavur İzmir” ezan bitimine kadar bekledi şekerim!

******

Annemin katıldığı Karşıyaka Belediyesi’nin Bilge Çınarlar Yaşam Kulübü Türk sanat müziği ve halk müziği’nin konserine gittiğimi sanmıştım, Bilge Çınarların biz çocukları dışında da önemsendiğine tanık oldum!

“Atamıza şükran” konseriydi, yüreklerimiz çarpa-çarpa izledik!

Daha ne denir ki?

Yürekleri bu ateşle çarpanlara helal olsun!

Yaşlarına yaş, ömürlerine ömür olsun!

Katkıda bulunanlara da: Sağolsun!

 

htp://twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yaşı elliye gelince gözünü toprağa dikip hayata kapıyı kapatanlara inat annenizin bu azmi ve başarısı çok güzel bir şey. Umarım Türkiye'de bu tür olaylar daha da çoğalır. Annenize uzun ömürler diliyorum. Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 20.05.2012 15:11
 

O kadar güzel anlatmışısın ki, kendimi biranda o atmosferde hissettim.Yüreğine sağlık,kocaman sevgilerr...

Zehra Pınar ZORA 
 19.05.2012 18:27
 

Kutluyorum ,annenizi ve sizi...

Erdal Ceyhan 
 19.05.2012 17:25
 

Merhaba Gülgün Hanım, 19 Mayıs için güzel bir yazı.severek okudum. 19 Mayıs 1919 tarihi Türk Milletinin Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün yanında yiğitçe şahlanışıdır.Düşmana karşı onurlu bir mücadele ve baş kaldırıdır. Şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle yad ediyorum. Bayramınız kutlu olsun.Daha nice bayramlara sevgiyle...

Abdülkadir Güler 
 19.05.2012 8:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster