Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '16

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
133
 

Sarı sıcak deli mavi- Demet Duyuler Doğan*

Sarı sıcak deli mavi- Demet Duyuler Doğan*
 

Kitabın adına ve ruhuna uygun olarak, tam Temmuz sıcağında hem de Adana’da okudum Demet Duyuler Doğan’ın Sarı Sıcak Deli Mavi adlı şiir kitabını. Hiç beklemeden sıcağı sıcağına da kitap hakkında düşüncelerimi yazayım. Yoksa zaman geçtikçe araya başka kitaplar giriyor ve uzayıp gidiyor iş. Aslında bu kitabını Kasım 2013’de ilk çıktığı günlerde kendisinden imzalı olarak almıştım ama, yazmak bu güne nasip oldu. Bu da ayrı bir sıcaklık işi. Sıcaklık  kıvama gelmeyince yazma işi de nasip olmuyor demek ki.

Kitabın başlığında var diye sıcaktan giriş yaptık ya, aslında Demet D. Doğan ‘ın şiirlerini iyi anlamak için de, belli bir sıcaklığı yakalamanız gerekiyor. Yoksa yazık edersiniz onca imgeye, buluşa ve duyuş zenginliğine ve onca emeğe. Tam olarak anlatmam için bu sıcaklık olayını, şöyle bir bir benzetme yapmam gerekir: Hani karışık şekillerin arasından bir resim ya da yazı bulmanız içi gözlerinizi kpırdatmadan o noktaya bakmanız istenir ya, Demet D. Doğan şiirlerine de gözlerinizi ve yüreğinizi birarada tutarak dikkatlice  yoğunlaşarak bakmanız gerekir.  İşte ancak o zaman görebileceksiniz şairin sizler için neler neler sakladığını karışık şekiller arasından.

Bağırmadan, çağırmadan, tırmalamadan, parmağını gözümüzün içine sokmadan; duygularını, düşüncelerini, buluşlarını, bulduğu imgeleri incelterek ve kristalleştirerek öylesine asil bir duruşla okura sunuyor ki, bu duruşa saygı duyarak ve susarak haykırdığı bütün çığlıkları iliklerinize kadar duyarak  ilerliyorsunuz şiirleri okurken.  Bağırmıyor, çağırmıyor ama yüreğinizi acıta acıta ilerletiyor her mısrada. Bir Hıdrellez Gecesi şiirinden bir bölüm:  “Bir hıdrellez gecesinde/ biz kayıp sevda arayıcıları/ belkisine tutunup bir efsanenin / kısık sesimizle/ dize dize ezgi ezgi/ umut yazıp ak kağıtlara/ gül dalına yürek bağlarız” (s.9) ve Turunce Mavi  şiirinden iki bölüm :” Gün batımı dönerken kıyamete/ ruhu kararmış bir deniz/ yükseltir sesini/ düşer gücümün dipsizliğine/ izbelere koyar yüreğimi …. Nazlı duruşunun gölgesinde /  turuncu maviye keserken deniz/ durularak dinsin özlemim/ teninin tuzlu serinliğinde” (s.19)

Aşkın değişik hallerinden ve bıraktığı etkilerden söz eden bu şiirleri ve kurduğu güzel imgeleri beğeniyle okurken ve tam dalmışken, üstelik kendi aşklarınızı da temize çekmeye başlamışken, “booooom!” diye bir ses uyandırıyor sizi. Hiç belli etmeden, sessiz sedasız patlatıyor bir aşk bombasını:” Yüklendiysem varlığını/ durup dururken/ omuzlanırım yokluğunu/ tuz basarak acıya” “Eyvallah!” deyip ayağa kalkıyorum, esas duruşa geçip selamladıktan sonra bu dizeleri şiirin kalanını okuyorum. Şiirin adı: Yürek atışlarında Gizli  Adın: “ …Kaygılanma benim için / o uzak akşamlarda / yalnızlığıma ortak olur/ hüznümü paylaşan bir kedi”  “ Anılar dans eder gizli bahçemde / mırıldanır adını/ yürek atışlarımda özlemin/ içime ağar yaraların” (s.43). “Senden başka bir şey düşünemiyorum, gece gündüz aklımdan çıkmıyorun diye bağırmıyor şair , sadece  “yürek atışlarında özlemin” diyor ve susarak haykırdığı bu dizelerle, çiziyor yüreğimizi taa derinlerden. Şiir budur işte. Bağırıp çağırıp ,çırpınmana gerek yok. Bırak dizelerin yapsın bu işi.

Ben sözcüklerle oynamaya bayılırım. Çünkü uğraşırken, öyle güzel şeyler çıkıyor ki, siz de şaşırıp kalıyorsunuz. Hele sözcüklerle aranız iyiyse, keyfine diyecek yoktur bu işin.  Ben bu işi epey bağıra çağıra yapıyorum da, Demet Duyuler Doğan, yine sessiz sedasız sözcük oyunlarıyla ilginç buluşlara imza atrmayı başarıyor. El/ veda adlı şiirinde Elveda sözcüğünün birleşik ve El/ veda gibi ayrı ayrı okunuşlarıyla anlamı çoğaltmayı başarıyor: El/veda şiiri:” Eski bir ahın içinde/ titreyen o yıldız/ ölmeye uzandı/ baktım sol avucunun çizgilerine/ yazgımız bir” (s56). Yine, Özür Dilerim Anne şiirinde “Anason” ve “ ana son” diyerek hoş bir ikili okuma yapıyor: “Şimşek gibi/ gürleyen sesinden korkup/ anasona/ ana son diyeli” (s.50)

Yirmi yıl önce anasına verdiği anasona son sözünde olduğu gibi  sözcükleri ayırıp birleştirirken ve sözcük oyunları kendi seyrinde giderken, yine karşımıza bir sözcük bombası. “Anne o da ne!” Sözcük oyunlarıyla mekanla, mekandaki nesnelerle uğraşırken, birden bire sözcüklerin çarpışma hızıyla, zaman ve mekanı sorgulayan bir felsefeci kimliğine bürünüyor: Muhteşem Anne şiirinde :” Bazen sormaktayım gökte dönenen/ kuşların kanadına: an ne?/ anne, bu yanıtsızlık, bu alıp başını giden kayıtsızlık/ mırıltı olamaz anladım, kulaklarım kuytu kalır anladım!” (s.42)

Şairin dediği gibi, mahçup, çekingen, saygılı, sessiz sedasız, güzel edalı şiirleriyle Demet Duyuler Doğan’a “yolun açık olsun!” diyorum ve nice ürünlere imza atmasını diliyorum.

 

 

\*Sarı Sıcak Deli Mavi, Demet Duyuler Doğan, Karahan Yay. Adana, Kasım 2013

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1067
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster