Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
240
 

Sarı yapraklarda saklanan anılar

http://u1312.hizliresim.com/1j/7/v7x8t.jpg http://u1312.hizliresim.com/1j/7/v7x8t.jpg  

Bu gün eskileri karıştırdım biraz maksadım son günlerin modasına uyarak  fazlalıkları atmak  ve evdeki kalabalığı hafifletmekti.  Oturdum eski bir çantanın önünde bir bir çıkardım içindekileri,  80lerden bu yana sakladığım mektuplar, kartpostallar, davetiyeler  vardı. Kardeşlerimin evlilik haberinden sırasıyla çocuklarının doğum haberlerini alışım canlandı, Babamla kardeşim  tatlı tatlı atışıyorlardı karşımda "Ya abla ne var sanki öyle yazacak? nasıl yazacağımı bile bilmiyorum ben o  lafları diyordu o vakitler ilkokula giden kardeşim,  Dönüp babama soruyordum ne dedin ki yazamıyor  kardeşim? diyorum  "ne varmış canım gonuşduğum gibi de  söylüyom  iştde" diyerek çıkışıyordu. Acı haberlerde vardı kuşkusuz ama o haberlerin verilişindeki incelik bile gözlerimi yaşarttı. Ayrıca  en ufak bir kağıdın nasıl en değerli varlık  olduğu günlerimizi anımsadım ve bu gün daha az israf edeceğime söz verdim kendime!   Aile büyüklerimizden gelen mektuplar vardı "sakın cevabını geciktirme emi gızım!.."  diye son bulan, ben den sonra evlenen  arkadaşlarımdan gelmişti bazıları, evlenme davetiyeleri, çocuklarının doğum haberleri  gibi birbirinden değerli anıları saklamıştım farkında bile olmadan,  Şimdi emekli olmuş yatılı okulda okuyan akrabamın  mektubu çıktı karşıma nasıl sevindim her birini gördükçe ve aynı oranda üzüldüm. şimdi ki görüşmelerimizin kalitesiyle mukayese ederek,  ne yazık ki sığ şimdi ilişkiler,  konuşmalar şikayet dolu,   telefon ya da mesajla "Ya çok istiyoruz aslında gelip görüşmeyi de iş  güç  v.s" diye   devam ediyor uzak diyaloglar  bir araya gelindiğindeyse  çoğunlukla gözler ekranda kulaklar kısmen  yanındakinde,   erkekler   maçından, kadınlar  izlediği diziden  ya da yarışmalardan  gözünü ayırmadan  sohbet edebilmeye çalışıyoruz.   

  Sevgili  gızım- gelinim- ablacığım    evvela mahsus  selam  eder gibi  değişmez başlıklarla ... başlayan mektuplar  çoğunlukla  "ARZU-HALCİ" Ücret karşılığında mektup, dilekçe v.s yazan kişi diyor  tanıtımda bizimkiler ücretsizdi sadece bir kaç akide şekri ya da bir simit yeterdi bu yüzden ben  , diyor      halden anlayan, senin yerine söyleyeceğini söyleyen- yazan  yürek yoldaşı diyorum,  bu şekilde yazılıp ulaşım güçlüğüne bağlı olarak da bir kaç   gün postaya verilemez verildiyse bile günler sürer bulunduğunuz yere ulaşabilmesi, her şeye rağmen büyük keyifti ve ayrıcalıktı bir mektubu gelebilmesi  her insan için    mektuplarımızda   verilen haber size ulaştığında  doğan   çocuk epeyce büyümüş  siz O'nun  dünyaya gözlerini açtığını yeni duymuş olsanız da, acı bir haberse yaşayan için hafiflemiş bir acıyı siz baştan yaşıyor olsanız da, okunduğunda pek çok kişi duyacağı endişesiyle, söz edilmeyen tek yarin  kaldığı    mektup da olsa  haftalarca    postacının  yolları  beklenir, geldiğindeyse hemen açarak müjdeli bir mektupsa elden geldiğince ödüllendirilirdi haberi getiren  postacı, Şimdilerde ne mektup var bekleyeceğimiz ne de postacı sadece faturalarımızı taşıyan postacılar ise E-fatura sayesinde özgürleşti (mi?)   yoksa yalnızlaştı mı? bilemiyorum. İletişimin en etkilisi, en samimisi kurulurdu postacılarla, mahalle  postacıları  ne sevinçlere  ortak olmuş, ne acıları   ilk paylaşanı  olmuştur  benim gibi ailesinden uzakta yaşayan pek çok insanın,  oysa  son yıllarda gelen postacıları kimseler tanımıyor, postacı da kendisini birileri tanısın da iki laf edebilsin diye düşünmüyor zaten. Çünkü taşıdığı zarflarda sevindirecek bir haber yok artık!  Taşıdığı ya resmi evrak oluyor  kimsenin beklemediği ya da   rakamları değişse de kurumu (özelleşinceye kadar) değişmeyen faturalar yalnızca...

sürer 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet, Fisun hanımın da dediği gibi "En çokta biz özlüyoruz geçmişi" Muhtemelen yaşlanıyor olmamızın delili olabilir bu durum :)) Yazınız uzun bir anı yolculuğuna çıkmama vesile oldu Cemile hanım, teşekkür ederim. Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 25.11.2019 7:02
Cevap :
Hoş geldiniz Yorum Dükkanı,"Anılar yaşlıların bastonudur, Tutunmadan yaşayamazlar" demişti rahmetli İsmet Ay bir programda, bizler için de öyle diye düşünüyor olmama rağmen kaybettiklerimizle yaşadığımız dönem arasında kıyaslama yapmadan edemiyorum.Teşekkür ederim zahmetinize selam sevgilerimle  27.11.2019 1:16
 

Ne güzel yazmışsınız geçmişi.İçim sızladı.Bizim kuşak,inanılmaz değişimlerin yaşandığı zamanlarda büyüdü.Mektuplardan internetlere geldik son hızla.Belki de en çok biz özlüyoruz geçmişi bu yüzden.Elinize sağlık Cemile hanımcığım.İyi akşamlar...

fisun gökduman kökcü 
 21.11.2019 18:32
Cevap :
Ah çok teşekkür ederim Fisun hanımcığım, tekrar anımsayıp okuyabilme ve anıları yad edebilme sebebim oldunuz, evet internet büyük nimet, çağa ayak uyduruyoruz bizler de, ben hala kalem kağıt kokusuna hayranım, iyi ki yaşamışız her birini, geleceğe güzellikler bırakabilmek dileğimle sevgilerimle iyi akşamlar  24.11.2019 21:44
 

"Dur zaman, dur zaman/Yeter çiğnediğin gönül çiçeklerim/Ya bırak kalayım,sen git istediğin kadar/Dolun gönlüme dolun eski şarkılar/Beni de, beni de alın hatıralar-Kerim Korkut"

Kerim Korkut 
 03.01.2014 19:45
Cevap :
Sağ olun, ne güzel dizelerle zenginleştirdiniz yazımı teşekkür ederim. Selamlar saygılarımla  04.01.2014 11:38
 

Abla düşündüğün şeye bak ...biz değer verdiklerimizi bizi okusunlar diye değil okuduğumuz için okuruz ha ha ha ne dedim ya :)))

Cumhur Milletoğlu 
 14.12.2013 23:33
Cevap :
Kesinlikle bence de öyle sevgili kardeşim, kimsenin iradesi dışında bir şey yapabilmesini bekleme hakkımız yok! eğer değerli zamanlarını ayırıp zahmet ediyor ve okuyor hakkıyla da değerlendiriyorlarsa gönülden teşekkür ederim sadece ben de zamanım el verdiğince ayrımsız okumaya yeni yazarlar da tanımaya çalışıyorum. Çok teşekkür ederim selamlar  15.12.2013 20:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 215
Toplam yorum
: 2827
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 331
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

Hayatın ustası olamasa da çırağı  yolculuğuna, herkes ve her varlığın birer öğretici olduğu inanc..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster