Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
44
 

Sarı Yelekliler

“Gelirimi beyan etmeden çalışıyorum. Ayda 1300 Avro kazandığım halde zenginlere oranla daha çok vergi vermekten bıktım. Biz hükümetin, parayla kontrol etiği köleleriz.”

“Seçilmiş bir başkanımız var ama büyük oylarla seçilmedi. Tüm Fransa arkasındaymış gibi davranmasın! O, halkı dinlemeyen kötü bir seçilmiş.”

“Ben banliyö bölgesinde yaşıyorum, işçiyim. Bizim verdiğimiz vergiler, çevreyi aşırı kirleten tankerlerden, gemilerden çok daha fazla! Macron, sadece zenginlerin başkanı olmakta ısrarlı! Başbakan “Vergileri azaltıp, kamu hizmetinden mi keselim” diyor. Konuyu saptırmalarına izin vermeyeceğiz. Lafı dolandırmıyoruz: Yaşam koşullarından hoşnut değiliz.”

“Eğitim reformu paketinde eşitsizlik var. Üniversiteye girişlerde adaletsizlik var! Macron’un bu sözde reformu, banliyöde yaşayan öğrencilerin, kaliteli üniversitelere girme şansını ortadan kaldırıyor!”

“Macron, “çalışın, zengin olun” diyor. Her işte çalışarak zengin olunur mu? Herkes için eşit koşullar istiyoruz. Bizim iddiamız değişmeden yola devam etmek.”

“Kapitalizmin tek derdi kâr. Eğitim, sağlık, gıda, konut, ekoloji herkes için eşit olmalı. Bu, hükümetlerin görevi ve bir zorunluluk. Çevreyi biz değil büyük kâr odakları zehirliyor, asıl burada şiddet var!”

“Devlet sanki beynimiz yokmuş gibi davranıyor. Bir şeyleri kırıp dökenler var evet, ama devrim olmadan gerçekleşen bir değişimi de görmedim.”

Okuduklarınız, 8.12.2018 tarihli Cumhuriyet Gazetesinden kısaltarak alıntıladığım değerlendirmeler, Sarı Yelekliler eylemine katılan Fransızların açıklamalarıdır. (sayfa 9)

Macron’un, “iklim değişikliğiyle mücadele ve bütçe açığının azaltılması” gerekçesiyle koyduğu vergiler ve yaptığı zamlarla faturayı, doğayı kirleten büyük şirketler yerine halka kestiği ve bu ekonomi politikasına bir itiraz olarak ortaya çıkan eylemlerin, yoksulluğa ve otoriterleşmeye başkaldırı olarak geliştiği yorumları ağırlık kazanıyor.

Şimdi 68 olaylarını anıp materyalizmden, işçi sınıfı bilincinden söz etmektense “olay, ay sonunu düşünenlerle bu tür dertleri olmayanlar arasında gelişiyor”, deyip bekleyelim.

Bizim için çıkaracak çok ders var.

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizim için çıkarılacak çok ders değil tek bir ders varsa o da "demokrasi nedir sorusudur". Eğmeden, bükmeden, dansöz gibi kıvırmadan söylemek gerekirse "demokrasi çoğunluğun azınlığa hizmet ettiği bir siyaset biçimidir". Öyle ki halk kime oy verirse versin seçilen daima siyasetçilerdir. Demokrasinin başka bir izahı yoktur. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 10.12.2018 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 41
Kayıt tarihi
: 18.06.16
 
 

Kaya Çetin, 1944 yılında Refahiye'de doğdu. İlk ve ortaokulu memleketinde, liseyi Sivas'ta okuduk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster