Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
686
 

Sarıkamış Destanı! (Sarıkamış'da ölenlerin ağıdı)

Sarıkamış Destanı! (Sarıkamış'da ölenlerin ağıdı)
 

(Resim görsel netten alıntı)


Avşarlar, Ceritler, Tecirliler, Bozdoğanlar, Mürsel oğulları ve öteki Türkmen boyları ve oymakları 1865 yılında iskân edildiler. O tarihe kadar göçebe bir yaşam süren bu Türkmenler bundan böyle artık nüfus kütüklerine geçerek resmen Osmanlı vatandaşı oldular.
1914 yılında Birinci Dünya Savaşı başlayınca devlet seferberlik ilan ederek bu Türkmenleri de askere çağırdı. Güçlü yiğit bu delikanlılar Kafkas cephesine gönderildiler.

Enver Paşa yönetimindeki Osmanlı ordusu daha Kars’a ulaşmadan Allahüekber dağlarında Soğanlı dağının eteğinde Şenkaya’ya yakın Bardız Deresi’nde Çil Horoz dağında Çakır Baba’da donarak şehit oldular.Asıl donma zirveye yakın yerde Taht yaylalarında oldu.
Daha savaşa başlamadan Şubat 1915’te doksan bin asker şehit oldu.Sağ kalanlar Ruslar tarafından esir edildiler.

Sarıkamış harekatının yiğitçe ve cüretli bir girişim olduğu genellikle kabul edilir. Ancak, bu cüretli plan uygulamaya koyulurken ordunun manevra yeteneği ve ikmal olanaklarının dikkate alınmaması, harekatın felaketle sonuçlanmasına yol açtı. Üç Kolordunun 90.000 olan mevcudu düşmanla savaşmaktan çok, soğuk ve açlıktan kırılarak yok oldu. Anadolu'da tüten her ocakta binlerce taze gelin dul, çocuklar yetim kaldı. Ana ve babalar bu savaşta geri dönmeyen yiğitlerine günlerce göz yaşı döktü.

Oltu'dan girdik Sarıkamış'a
Akıl ermez yerde yatan üleşe
Askeri kırdıran Enver Paşa
Kitlendi kapılar mekan ağladı.

Birinci Dünya Savaşında Kafkas cephesindeki Türk, Rus savaşları 1 Kasım 1914'de başladı. Sınırı geçen Rus kuvvetleri, Hasan İzzet Paşa'nın komutasındaki 3. Ordu tarafından Pasinler'in doğusundaki Köprüköy'de durduruldu.

Geri çekilmek zorunda kalan Ruslar, Azap sırtlarında mevzilendiler. 16-17 Kasım'da ileri harekata girişen 3. Ordu birlikleri, Rusları Azap mevzilerinden atmayı başaramadılar. Rusların doğu cephesini çökertmek isteyen Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa, durumu incelemesi için Miralay Hafız Hakkı Bey'i cepheye gönderdi. Ardından da kendisi, Alman yardımcısı Bronsart ile birlikte cepheye gitti.

Zamansız olduğu için taarruza yanaşmayan Hasan İzzet Paşa'yı görevden alarak 3. Ordu'nun komutasını bizzat üstlenen Enver Paşa, Hafız Hakkı Bey'i de 10. Kolordu komutanlığına getirdi. Bu arada Ruslar, Sarıkamış'a önemli kuvvet yığdıklarından ertesi gün yapılan taarruz da başarılı olamadı. Sarıkamış'a ulaşmak için cebri yürüyüşle Allahüekber dağlarını aşan 10.Kolordu, 28 Aralık günü Sarıkamış doğusuna varmayı başardı. İki Kolordu şiddetli kar ve tipiye rağmen Sarıkamış'ta birleşti. Ancak 9. Kolordu Sarıkamış dağlarında, 10. Kolordu da Allahüekber dağlarında açlık, kar ve soğuktan donarak eriyip yok olmuş, iki Kolordu'nun asker sayısı on bin kişiye kadar düşmüştü. Enver Paşa, 11. Kolordu'nun hareketini hızlandırmak için 9. ve 10. Kolorduları sağ taraf ordusu adıyla, Generalliğe yükselttiği Hafız Hakkı Paşa'nın emrine vererek cepheden ayrıldı ve 10 Ocak 1915'te İstanbul'a döndü. Aynı gün Hafız Hakkı Paşa çekilmeye karar verdi.

Bu dramın bir gününü kısaca özetleyip genelini yorumlamak gerekirse, karanlık bir ormanda bir metreyi aşan kar, gece-gündüz hiç durmadan devam eden deli bir tipi, göz gözü görmeyen kar fırtınası içinde herkesin birbirinden kopuşu. Çaresizlik, açlık, ümitsizlik, soğuk ise sıfırın altında 30 derece. Bu gece Sarıkamış-Allahüekber dramının en korkunç gecesidir. Erler silâhlarıyla düşmana karşı koymadan bir türlü dinmek bilmeyen kar fırtınasının altında birbirlerine sarılarak kıvrılıp kendilerini yavaş yavaş uyuşturan donma ölümüne terk ediyorlardı. İşte o son gece, nice Türk gencinin düşmanla savaşarak değil, buzlarda eridiği gündür.

Yüzbaşılar yüzbaşılar
Tabur taburu karşılar
Tipi yağar kar altında
Yatar şehitler ışılar

Savaşın bu evresi "Sarıkamış Bozgunu" adıyla tarihe geçti. Enver Paşa ise cüretli ve acımasız, ama bozguna yol açan komutanlığı ile "Askeri kırdıran Enver Paşa" namıyla halk türkülerine ve nice ağıtlara konu oldu, eleştirildi.

Kırşehir Kaman'lı Emine ananın, bu savaşta yitirdiği dört oğluna yaktığı ağıt bunlardan birisidir.
Kaman'da uşak kalmadı
Redif gitti sürüyünen
Sabahaca yatılmıyor
 Gelinlerin zarıyınan

Moskof'a kavga kuruldu
Redifler orda derildi
Acı acı düdük öter
Mızıkalı boruyunan

Halil gitti Ali'yinen
Süleyman'ım Veli'yinen
İnşallah biner de gelir
Al sekili doruyunan
 

Ana ağlar bacı ağlar
Ağ gelinler kara bağlar
Hep kapandı böyük evler
Koca kaldı karıyınan

Haçça'nın beliği sırma
Ayşe gelin sarı hurma
Meryem'in gözleri sürme
Aslı ağlar yariyinen

Yüzbaşılar redif dizer
Askerler de tabya kazar
İnşallah Moskof'u bozar
Türklüğünün zoruyunan

Soğanlı'ya yağan karlar
Ağ işliğe kanlar damlar
Kurban olam Enver Paşa
Ağaç gürler dalıyınan

Emine der gayri aman
Başımızda gitmez duman
Bizim meskenimiz Kaman
Mor sümbüllü bağıyınan

 

Kaynak: Ahmed Hamid - Mustafa Muhsin, Türkiye Tarihi, Milli Matbaa İst. 1926, s.690. Elyazma Destan, nr. 18; Şevket Süreyya Aydemir, Enver Paşa, Remzi Kitabevi İst. 1978, C. III, s.94, 95; Kırşehir Destanları, nr. 13. Yaşar Kemal, Ağıtlar, Toros Yay. İst. 1993, s. 57, 58; Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları - Baki Yaşa Altınok, Oba Yayıncılık, Mayıs - 2003, Ankara, s.217-218-219-220

Yüreğimizi acıtan kanımızı donduran, açlık, yokluk, soğuk ve kar sebebi ile Sarıkamış da donarak şehit olan 90.000 askerimizin ruhları şad olsun. Mekanları cennet olsun.
 

NOT;http://yaren33.blogspot.com/2014/01/sarkamsta-olenlerin-agd-sarkams-destan.html  Dilerseniz bu linkten izleyebilirsiniz.

 Hanife MERT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Hanife Hanım, Sarıkamış üzerine değerli bir araştırma. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyorum., Böyle bir konuya değindiğiniz için ayrıca sizleri yürekten kutluyorum. Emeğinize ve elinize sağlık olsun.Sizinle gurur duyuyorum. Tebrikler tebrikler ve Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 15.02.2014 20:38
Cevap :
İlginize ben teşekkür ediyorum Abdulkadir Bey. Biz bu günlere kolay gelmedik. Bizim rahat huzurlu yaşamamız için rahatını huzurunu hayatını feda edenlere elbette minnet borcumuzu ödemeli. İnsanlarımıza hatırlatılmalı. Selam ve saygılarımla, Sağlıcakla kalın.  17.02.2014 21:28
 

Sevgili Kardeşim anma törenlerini izledikçe gözlerim yaşardı. Şehitlerimize Allah rahmet etsin ruhları şad olsun.Onların donmasına neden olan müsebbiplerin ruhları acaba dondu mu? Yerlerinde rahat uyuyamıyacaklardır. Bu vatan nice canlar uğruna istiklaline kavuştu, ama ülkemize hainlik edenlerin bedenleri de ruhları da donsun inşallah.Selam ve sevgilerimle öptüm canım.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 06.01.2014 14:43
Cevap :
Amin Nahide Hocam. Binlerce ana kuzusunu böyle donduran öldürenler ilahi adalet karşısında hesabını elbet verecektir. Aynen ben de kendimi tutamıyorum. Onların tek derdi vardı bizim rahat özgür hür yaşamamız içindi. Ama bizler o güzide insanlara layık olamadık. Değerli yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ediyorum. Yürekten sevgimi gönderiyorum öpüyorum sizi.. Mutlu,huzurlu ve sağlıklı günler diliyorum.  06.01.2014 20:39
 

Şehitlerimizin kanıyla yoğruldu bu vatan toprakları,şehitlerimizin kanıyla yeşerdi nefes alan ağaçlar.Vatan uğruna canını yollara koydular,dondular:(((yüreği dayanmıyor insanın .Aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun.Onlara çok şey borçluyuz.Sevgiler sunuyorum değerli arkadaşıma.

Şennur Köseli 
 06.01.2014 11:15
Cevap :
Aynen Şennur Hanım. Yorumunuza yürekten katılıyorum. Onlar bizim için dondular, canlarından sevdiklerinden vazgeçtiler. Bizlerse onlara olan vefa borcumuzu ödeyemedik. Onlara layık bir nesil olamadık. Sevgili arkadaşım güzel yorum ve katkı için çok teşekkür ediyorum. Sevgilerimi gönderiyorum, öptüm sevgiyle. mutlu kalın.   06.01.2014 20:43
 

Kıymetli Yazarımız, Sayın Hanife MERT: Bu doksan bin şehidin elleri mahşer gününde müsebbiplerin,ihmali olanların, yakalarına yapışık kalacaktır.Dünyada böyle bir acı olay yoktur.Her yıl böyle bir günde ben ölürüm, sonra dirilirim. Bu acıyı hatırlamak,konuşmak beni benden alır başka bir aleme götürür.Elbette yazınızı,ve ağıtları okudum.Acınında ötesinde bir durum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 06.01.2014 10:39
Cevap :
Elbette ilahi huzurda elleri yakalarında olacaktır ve hesabını verecektir biz buna inanıyoruz. Her kim zerre kadar iyilik yaparsa karşılığını ve kim de zerre kadar kötülüğün karşılığını görecektir.(Zilzal suresi 7 ve 8. ayet) Ne mutlu size duyarlı davranıyorsunuz. Oysa bir çoklarının ruhu bile duymuyor. Değerli yorumunuza teşekkür ediyor sağlık ve mutluluk diliyorum. Selam ve saygılar.  06.01.2014 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 944
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 3967
Kayıt tarihi
: 08.06.12
 
 

Anadolu Üniversitesi İktisat  mezunuyum. Emekli muhasebeciyim. Felsefe, İlahiyat, Sosyoloji ve Ps..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster