Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '13

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
939
 

Sarıl bana

Sarıl bana
 

Aşk bir uçurum kıyısında gözü bağlı yürümektir.

Bilmiyorum Zülfü Livaneli’nin son kitabı “ Kardeşimin hikâyesi” ni okudunuz mu?

Başlarda elimden bırakmak istedim. Fakat sevgili yazarımızın öyle bir kurgulaması var ki dur bu sayfayı da okuyayım diye diye baktım ki romanı iki günde bitirmişim.

Önce sıkıcı gelen sonra ne oldu da seni sardı bu kitap derseniz orada aşka küsmüş bir adamın bambaşka bir hikâyesi vardı.

Amacım kitap tanıtımı ya da eleştirmenliği yapmak değil. Kitapta ki hikâyede çok önemli bir nokta vardı.

Dokunmak.

Yani sarılmak

Ve hayatımızda birbirimize tabi ki sevgiyle dokunmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim.

Kitabı haftalar önce okudum ve bugün sevdiğim birinle sohbet ederken gözlemledim ki hayatımızda dokunmak olmadığı zaman sevgi aktarımı eksik kalıyor.

Sürekli doktorlara giden ve tüm tahlilileri temiz çıktığı halde hala tatmin olmayan insanları düşündüm.

Bu doktor da bir şey anlamıyor sözlerinle çok karşılaştım.

Hatta “Her şeyin temiz çıktı şükür etmen lazım” dediğimde öfkeli bir çift gözle karşılaşınca susmuşluğum çok olmuştur.

O zaman benim neyim var doktor diye soranlara doktorun cevabı “Sinirleriniz yıpranmış”

Oluyor.

Hep sevgi ve ilgi der dururuz. Anladım ki sevgiyi ve ilgiyi sözlerle gösterdiğimiz kadar davranışlarla da göstermeliyiz.

Dokunarak, sarılarak verdiğimiz sevgi sözlerden daha etkili.

Dokunmayı seviyorum.

Ve eğer çok moralim bozuk ise oğullarıma diyorum ki bana sarılır mısınız?

Onları yetiştirirken bir kadın üzgünse ve mutsuzsa yapacağınız tek şey susmaları  ve sadece sarılmaları olduğunu söylüyorum..

İki tane gelin alacağım ve en azından gelinlerim rahat etsin.

İnanın binlerce kelimeden daha etkili bir yöntem.

O anda kendinizi güvende ve huzurda hissediyorsunuz.

Kitapta Livaneli’nin kahramanının icat ettiği ve adına kucaklama makinesi denen ve kahramanın kısaca “ Sevgili” dediği bir şefkat aracı var.

Kimseye dokunamayan ve ona dokunmalarına izin vermeyen kahraman biliyor ki sarılma bir ihtiyaçtır

Sarılmak sizi rahatlatır, tedavi eder, ağrılarınız varsa dindirir.

Sevginin şefkatli gücü ile iyileşirsiniz.

Keşke doktorlar sinirleriniz bozuk diyene kadar sizin hayatınızda sevgi eksikliği var diyebilse.

Biliyorum onlar fiziki bedenle ilgileniyor. Ruhsal sorunlar için ise kaç kişi doktora gidiyor.

Kısaca dokunun yüreğe dokunduğunuz gibi sevdiklerinize de dokunun.

Neyin var diye sormadan sarılın.

Ne oluyor şimdi diyenlere de hiç içimden geldi sarıldım deyin.

En önemlisi kendinize sarılmayı unutmayın.

Delilik gibi gelebilir ama inanın çok iyi geliyor.

Bazen sarılmak ihtiyacınız olan tek şeydir.

hercaideniz

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar güzel ve anlamlı konulara değiniyorsunuz yazılarınızda.. Eminim pek çok deneyim ve tecrübeler gizlidir satırlarınızın içinde. "Bazen ihtiyacınız olan tek şey sarılmak" Bu son sözle benim duygularımı ifade etmişsiniz resmmen. Ama maalesef pek çok erkek için bu gibi küçük ama anlamlı davranışlara gerek duyulmuyor. Yüreğinize sağlık.

şeker bade 
 28.06.2013 8:43
Cevap :
Haklısın dokunmanın,sarılmanın yasak olduğu ve ancak uykuda iken sevilen erkek çocukları hayata bunu bilmeden başlıyor. Hayat bazen çok küçük ayrıntılarla çok daha güzelleşiyor. Güzel yorumun için Çok teşekkür ederim sevgili Bade. Sevgiyle kal  28.06.2013 11:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 75
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

Aşktır hayata anlam katan, aşktır bizi yaşama bağlayan. Sustuysa içinizdeki çocuk, aşk zamandır ş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster