Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '12

 
Kategori
Beslenme / Diyet
Okunma Sayısı
80412
 

Sarımsağın faydaları & Sarımsak tansiyonu düşürür mü?

Sarımsağın faydaları & Sarımsak tansiyonu düşürür mü?
 

Meyveler dünyasında krallık için en az 4 aday varsa da (üzüm,incir,hurma,elma) sebzeler dünyasında durum farklıdır çünkü burada kral sarımsaktır. Aşağıdaki makalemde sarımsağın özellikleri, faydaları ve neden diyetimizden eksik etmememiz gerektiğini vurgulamaya çalışacağım. Nefesimizi kötü kokutsa da unutmayalım ki “her değerli şeye ulaşmak zordur” !. Dr.Kemal ASLAN.


Sarımsak malum çok keskin kokar ama buna rağmen bu küçük sebzede boyuna bakmadan birçok müthiş faydalar mevcut. Tansiyonu düşürme, kan pıhtılaşmasını azaltma yani kanı sulandırma, kötü LDL kolesterolu düşürme, kanser lgelişimini önleme, bağışıklık sistemini güçlendirme gibi özellikleri çalışmalarla kanıtlanmıştır. İçeriğindeki  “alicin” adlı madde, tipik kokusunu vermekte kalmaz, ayrıca bakteri gelişimini önleyerek enfeksiyonlardan korunmada da çok fayda verir.

Özellikle yoğurtla beraber yenirse  zehirlenmelere karşı etkili bir koruma ve fayda sağlar. Tüm  salgı bezlerini çalıştırır ve toksinlerden vücudu temizler bu sayede  sağlıklı ve dinç olmayı, yaşam süresinin uzamasını sağlar.

Latince  “Allium Sativum” olarak adlandırılan sarımsak, 1000 ‘lerce yıldır  hem sofralarda hem de çeşitli hastalıklar için şifa amacıyla kullanılmıştır. Zambakgiller ailesindendir ve anavatanı birçok baharatta olduğu gibi Hindistandır.

Soğanın yakın akrabasıdır ve 1 metreye kadar boylanabilir. Sarımsağın soğandan farkı, çiçeklerde tohum meydana gelmemesidir.

Sümerler'in ve  eski Mısırlılar'ın sarımsağı  yedikleri ve ilaç olarak kullandıkları saptanmıştır.  Haçlı seferleri sırasında ilk önce  Fransa'ya getirilmiş ve buradan da  Avrupaya ve dünyaya yayılmıştır.

Osmanlılar döneminde de kullanıldığı biliniyor. Padişah 4. Mehmet’in Hekimbaşısı  Nasrullah oğlu Salih, 17. y.y.’ın ikinci yarısında yazmış olduğu bir eserinde, sarımsağın özellikle kış aylarında gülsuyu ile beraber yenilmesi halinde, bağırsak parazitleri, ishal, yılan ve akrep sokması, Kuduz köpek ısırması gibi rahatsızlıklara iyi geleceğini bildirmiştir.

Sarımsak  ülkemizde en fazla ve kaliteli olarak  özellikle Kastamonu, Amasya veTokat illerinde yetiştirilir.

Sarımsak içeriğinde neler var ?
Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz), vitaminler (A, B, C ve E) ,kalsiyum, magnezyum, potasyum, selenyum, çinko, fosfor ve demir mineralleri ve eterli uçucu yağ (alliin, allicin, ajoen) , scordein, selen ile dişilik ve erkeklik hormonlarına benzer maddeler taşımaktadır. Bu uçucu yağda özellikle allil disülfür bulunmaktadır. Sarımsağa özel koku ve lezzeti veren taşıdığı kükürtlü uçucu yağdır. Allisin vücuda girdiğinde parçalanarak hidrojen sülfür gazı yayar. Bu da nefesin ve derinin kokmasına neden olur. Ancak kötü kokusuna rağmen  damarların genişlemesini sağlayarak, yüksek tansiyonu da düşürür ve kan akışını hızlandırır.

Damarları büzerek tansiyonu yükselten anjiotensin II adlı maddeyi bloke ederek damarları gevşetir. Organlara daha fazla oksijen taşıyarak kalp üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olur ve böylece kalbi korur,felç ve damar tıkanıklıklarını engeller.Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan allisin güçlü bir antibiyotiktir, 1 mg’ı  15 OE penisilinin aktivitesine eşittir.

Hangi hastalıklarda faydalıdır ?

  • Salgın hastalıkların yayılmasını engeller.
  • Kanser ve damar hastalıklarına karşı da koruyucudur. Bugün dünyada en fazla sarımsak yenen ülke olan Bulgaristan'da kanser ve damar sertliğinden ölenleri sayısı, Avrupa'ya nazaran 6-7 kat daha düşüktür.
  • Çocuk felcine (polio) karşı da koruyucu olduğu  anlaşılan sarımsağı İsveç’te aileler çocuklarına okula gitmeden önce  yedirmektedir.
  • Kurşun, civa, kadmiyum ve arsenik zehirlenmelerinde tedavide yarar sağlar.
  • Arter (atardamar) aterosklerozuna  (kireçlenme diye de anlayabilirsiniz) iyi gelir ve oluşumunu önler. Yine bol vitamin B6 içerdiğinden homosistein seviyelerini düşürür, homosistein ise damarlara zarar vererek kalp krizi ve ateroskleroz yapıcı bir maddedir.
  • Yara ve çıbanları iyileştirir. Bağırsak kurtlarını ve diğer parazitleri öldürücü etkisi vardır.
  • Mide ve bağırsakları dezenfekte eder yani zararlı bakterileri elimine eder.
  • İştah açar ve sindirimi hızlandırır.
  • Nezleye, nefes borusu rahatsızlıklarına, bronşite çok iyi gelir. Tüberkülozda  sarımsak yemek tavsiye edilir.
  • Tansiyonu ve yüksek ateşi düşürür. Ortalama kan basıncı 170/101 olan 47 kişi  üzerinde yapılan bir çalışmada grubun yarısına 3 ay boyunca günde 600 mg sarımsak ( %1.3 allisin) verilmesiyle, kontrol grubuna göre  sistolik kan basıncı % 11,diastolik basınç % 13 oranında  düşmüştür.

 

  • Bağırsak gazlarını ortadan kaldırır.
  • İdrar yollarında taş oluşumunu engeller ve idrar söktürür.
  • Cinsel gücü artırıcı etkisi vardır.
  • Saç dökülmesini yavaşlatır ve engeller (altta yatan bir hastalık yoksa)
  • Bağışıklık sistemini uyarır, yani antibiyotiklere benzer etkiler yaparak enfeksiyonlara karşı savaşır: nezle, soğuk algınlığı, uçuk, mide, bağırsak ve mantar iltihapları, Arpacık gibi bakteri, virüs ve mantarların oluşturduğu enfeksiyonlarda çok fayda sağlar. Mısırlılar piramitlerin yapımında çalıştırdıkları işçilere her öğün sarımsak, soğan ve turp yedirirlermiş. II. Dünya savaşı sırasında, yaralandıkları zaman yaralarının mikrop kapmasını önlemek için, ezerek yaranın üzerine konmak üzere Rus askerlerine sarımsak verilmiş.

 

  • Kandaki kolesterol ve trigliserid düzeyini düşürür: Günde iki diş sarımsak yiyen kişilerin kan kolesterol  ve trigliserid düzeyleri kısa zamanda yaklaşık  %5 - 15'lere varan oranda düşer.

 

  • İçeriğindeki sülfürlü ajoen maddesiyle kanı sulandırır ve kan dolaşımını hızlandırır: Bu da kalp krizi ya da felç geçirmeye neden olabilecek damar tıkanıklıklarını önlemede çok önemli bir yarar sağlar.

 

  • Kan sekerini düşürür: Bazı diyabet hastalarına sarmısak yemenin iyi geldiği yapılan aştırmalarla saptanmıştır.

 

  • Kanserlere yakalanma riskini (özellikle mide) azaltır.


Peki ne kadar ve nasıl kullanalım ?


Günde 4 diş yemeniz yeterli. Çiğ yenmeli, kokusundan şikayet ediyorsanız kapsüllerini kullanabilirsiniz ama benim tavsiyem çiğneyerek yemeniz çünkü yutulması durumunda etkisi azalır ve sindirimi zorlaşır. Pişirerek de yemeyiniz çünkü besin değeri düşer. Özellikle yoğurdun içine 4 diş rendelenmiş sarımsak atar ve yerseniz (yoğurttaki bol kalsiyumda tansiyonun düşmesine yardım eder) özellikle tansiyonu dengelemede daha da yararlı olur ve daha rahat yersiniz.

Saç derisine ezilip sürülürse saçları kuvvetlendirir ve dökülmesini önler.


Sarımsak yağı kas ağrılarını gidermekte de etkilidir. Ayrıca cilde parlaklık ve canlılık verir.

Peki sarımsağın zararı yok mu hiç ?    


Var ama yararlarına kıyasla çok az ve önemsiz. Yapısında bulunan bol miktardaki kükürt bileşikleri, alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Günde 10-15 diş gibi çok fazla çiğ sarımsak yemek, bunların sindirilmesi sırasında oluşan gazların verdiği rahatsızlık dışında bağırsak mukozasındaki normal bakteriyel floranın zarar görmesine de  neden olabilir.

Çok fazla çiğ tüketilen sarımsaktaki allisin, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatabilir. Bu nedenle günde 4 dişten fazla tüketmeyin. Dövülmüş sarımsağı suda 1 yıl beklettiğinizde ''S-Alilsistein (SAC)''açığa çıkar ve bu bileşik karaciğeri korur, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanseri önler ve tüm kanser ilaçları yani kemoterapatiklerin istenmeyen yan etkilerini azaltır. Bu nedenle üstte yazdığım şekilde hazırladığınız yıllanmış sarımsak da kullanabilirsiniz.

Sarımsaktaki dialil sülfür ferroportin üretimini artırır. Bu protein hücrelerdeki demirin çıkmasını sağlar ve böylece sarımsak demir kullanımını da artırır yani kansızlıkta faydalıdır.

Sarımsak aynı zamanda iyi bir selenyum kaynağıdır. Selenyum kalp dokusunun sağlıklı olmasında gereklidir. Antioksidan enzim olan glutatyon peroksidaz aktivitesi için de gereklidir.

Manganez’ide bol miktarda içerir. Manganez antioksidan enzimlerin,en tipiği süperoksid dizmutaz, çalışması için gereklidir. Bu enzim düşükse iyi kolesterol olan HDL seviyeleri de düşmektedir.

Obezite kronik bir inflamasyondur aynı zamanda. Sarımsaktaki 1,2-DT (1,2-vinildithin) sülfürlü bir anti-inflamatuvar maddedir ve preadipositlerin adipositlere dönüşmesini engelleyerek aynı zamanda kilo almayı engeller ve zayıflamaya yardım ederler.

Sarımsak içeriği (ortalama 28.3 gramında)

                          Miktar    Günlük ihtiyacı karşılama oranı %
Manganez    0.47 mg    23.5
vitamin B6    0.35 mg    17.5
vitamin C      8.85 mg    14.8
Triptofan        0.02 g       6.2
Selenyum    4.03 mcg    5.8
Kalsiyum    51.31 mg     5.1
Fosfor           43.37 mg    4.3
vitamin B1    0.06 mg    4.0
Bakır              0.08 mg    4.0
Protein             1.80 g    3.6
Kalori                                 2

Sarımsak içeriğindeki dialil sülfür ve tiakremonon adlı sülfürlü maddeler yine  anti- artrit özelliği gösterirler yani romatizmada faydalıdır.

Sarımsaktaki alil sülfürler kanserden korunmada ana tol oynarlar. Bunlar hücrelerdeki “nükleer eritroid faktör (Nrf2)” seviyesini artırılar. Nrf2 de hücrenin çekirdeğine giderek birçok metabolik aktiviteyi başlatır. En önemlisi sürekli tehlike veya oksidatif stres altında iken programlı hücre ölümü olan apoptozisi başlatmasıdır. Böylece hücre kanserleşmeden kendini öldürür.

Etlerin çok fazla ısıtıldığı durumlarda heterosiklik aminler (HSA) oluşur. Bunlardan bir türü sürekli et tüketen bayanlarda DNA hasarı yaparak meme kanseri yapar. İşte sarımsaktaki bu sülfürlü maddeler aynı zamanda bu hasarıda önleyerek meme kanserinden koruyucu etki gösterirler.

Size bir önemli bir not: Sarımsağı herhangi bir yağın içinde  oda ısısında saklamayın aksi halde botulismus bakterisi kolayca ürer ki bu da öldürücü besin zehirlenmesi yapabilir.

Özetlemek gerekirse kokusuna aldırmadan her gün en az 4 diş sarımsak yemeye bakın. Koku için karanfil çiğneyebilirsiniz. Bunca yararı tepmeye değer mi sizce kokusu…

Diğer makalelerim ve sorularınız için sitemden bana ulaşabilirsiniz.

Süleyman Akyürek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 16
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 17339
Kayıt tarihi
: 16.03.11
 
 

Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzmanı. Uzun yürüyüşler yapmayı sever ve 3 bant Bilardo oyuncusudur..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster