Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '07

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
275
 

Şark, yalnız Doğu'da değildir!

Şark, yalnız Doğu'da değildir!
 

Hiçbir dilde anlatamadım kendimi ya rab; harfleri yan yana koydum, bir "tümce" yaptım, olmadı, bir şeyler karaladım deftere
"günce" yaptım, olmadı, her şeyi dert ettim kendime, "düşünce" yaptım, olmadı.

Bir türlü anlatamadım kendimi.

Bir kişi anlasaydı, sadece bir kişi, şu national coğrafyada, senin üstüne yemin ederim ki, sarımsaklayıp saklardım bu ömrü, gel gör ki
kimse anlamadı ya rab, kimse anlamadı…

Yalnızlığın sana mahsus olduğu, bir mecaz olsa gerek; herhangi bir minibüs hattında, sıkışıklıktan ölünebilecek bir şehirde,
tek bir beşere bile kendini anlatamamak, ne büyük trajedi.

Enflasyon vız gelirdi ve tırıs giderdi geçim sıkıntısı; bir solukta öderdim, en yüksek faizli konut kredilerini, üstüne bir de arabaya girerdim, Mecnun’a yardıma giderdim, çölü aşmaya, bir balyoz da ben vururdum Ferhat’a yol vermeyen dağa, bırakmazdım kadınların işini 8 Mart’a, biri beni anlasaydı eğer…

Anlamadı ya rab; anlaşılmamak insanın dizinden dermanı alıveriyor, insan bir kuytuda kendi kendine kalıveriyor, elinde ne varsa öylece bırakıp duruveriyor…

Sana yazmak çoktandır aklımdaydı, ama biz, içinde sen geçen sözler etmekten imtina ediyoruz, çoklukla. Senden bahsetmek, nasıl desem, biraz alaturka geliyor, yemekten önce besmeleyi içimizden çektiren psikoloji neyse, o işte! Küfür etmekten daha çok çekiniyoruz, adını ağzımıza almaktan, neme lazım iki lafın birinde sen! Senden daha çok korkuyoruz işveren vekillerimizden, mesai saatleri içinde…

Kutsal kitabını, bezlere sarmalayıp, duvarlarına hapseden bir neslin çocuklarıyız, her şeyden olduğu gibi senden de biraz eksiğiz.

Bundan ötürü, kulun mektubu, biraz gecikti ya rab.

Ama sen anlarsın beni, kimsenin anlamadığı gibi, anlarsın.

Ben de bilirim, bu olanlara dayanabileceğimi, kaldırılamayacak yük vermediğini, bilirim.

Yine de anlasaydı biri, sen gibi, hiç söz etmeme gerek bırakmadan, yalnız bir bakarak, anlasaydı içimi.

Sarımsaklayıp, saklardım bu ömrü ve sanki ilk kez yiyormuş gibi çalakaşık, giderdim tabağın üstüne ve o sihirli kelimeyi söylerdim, yeni başlayan bu pırıl pırıl hayatın üstüne:

"Bismillahirrahmanirrahim"


Fotoğraf: lavinya.net

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 747
Kayıt tarihi
: 30.08.06
 
 

22.09.81 İstanbul doğumluyum. 26 seneye, İstanbul'daki üç semti sığdırdım: önce Kocamustafapaşa, son..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster