Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
61498
 

Şark Bülbülü gözüyle 1979 Türk sineması

Şark Bülbülü gözüyle 1979 Türk sineması
 

"Mazlum'u getirin bana!"
Uzun otobüs yolculuklarını sevenler varsa parmak kaldırsın. Arka sıralardan bir iki el görür gibiyim. Kim sever ki zaten uzun yolculukları. Oturduğumuz yerde rahat durmak ve yaşamak varken. Rahatına düşkün olan ben için ise bu olay tam bir işkence. Otobüsle uzun yol seyahatlerinde neler yaşanmaz ki? Mola yerinde unutulan yolcular, mola bittiğinde hangi otobüsten indiğini hatırlayamayanlar… Neyse, benim anlatacağım şey farklı, asıl anlatmak istediğim konuya geleyim.

27 Ekim Cumartesi günü eşimle birlikte, anne ve babamızı ziyaret etmek için yola çıktık. Yolumuz çok da uzun değil, çok da kısa değil; yaklaşık 14400 saniye, yani 240 dakika, yani 4 saat : ) . Yine yorgunlukla bitecek bir yolculuğun başlangıcı diye düşünmeye başlamıştım.

Otobüs hareket edeli 10 dakika kadar olmuştu ki, televizyon açıldı ve titrek görüntüler eşliğinde bir Türk filmi başladı. İçimden yolculuk daha da sıkıntılı hale gelecek diye düşündüm. Yolculuk esnasında izlettirilen Küçük Emrahvari filmlerden nefret ederdim. Hele bir de eski aşk filmleriyse hiç çekemezdim (Selvi boylum al yazmalım hariç) .

Filmde duyduğum ilk ses başımı televizyona doğru çevirmeme yetti. Sesin sahibi, “dağdan kestim kereste, kuş besledim kafeste. Dediler yarin hasta loy, yetiştim son nefeste” türküsünü söyleyen bizim Kemal Sunal, namı diğer Şaban’dı. Herhalde yeryüzünde oynadığı onlarca filmde karakterin adı aynı olan başka bir oyuncu yoktur.

Kemal Sunal'ın bir müzikal tadında bol bol türkü söylediği bu film şahsi kanaatimce O’nun baş yapıtları arasındadır. Filme nerede denk gelsem mutlaka izlemeye çalışırım. Hem seyreder hem de türkülere eşlik ederim, pek eğlenirim.

Scary Movie, Top Secret, Date Movie ve Epic Movie gibi herhangi bir türe ait çekilmiş filmleri baz alarak onlarla dalga geçen filmler vardır ya Amerika’da; çok sevilirler. Şark Bülbülü de bizim o yıllarda çekilmiş, dönemin türkücü/şarkıcı filmlerini baz alarak, onların bütün klişelerini çok iyi kullanarak dalgasını geçen bir filmdir bana göre…

Bu filmde, türkücü filmlerin en başlıca olay örgüsü mizahi bir şekilde ele alınır ve çok iyi kullanılır. Üstelik film bu klişelerin üzerine kendi yorumunu ve kendi sahneleri ekler. Filmde, gariban köylü, ağa zulmü, köyün güzeli etrafında oluşmuş aşk çemberi, fırsatlar şehri İstanbul, dönemin popüleri türkücüler ve türkücülerin bütün alanları işgal etmeleri ve köye dönüş, ağa'dan alınan intikam. Üstelik kendi unutulmaz sahnelerini de ortaya çıkaran bir film.

Filmin konusunu bilmeyenlerimizin sayısı bir elin parmağını geçmez herhalde. Yine de hatırlayalım :Şaban sözlüsü Hatice ile evlenme hayalleri kurmaktadır. Ona bir an önce kavuşabilmek için istenilen başlık parasını biriktirmek zorundadır. Ancak köyün yeni ağası Şaban'ın sözlüsüne göz koyar. Kızın babasına ve köylüye baskı yapmaya başlar. Şaban sözlüsünden vazgeçmeyince de başlık parası yükseltilir. Şaban için artık son bir çare kalmıştır, o da İstanbul'a gidip gerekli parayı biriktirmek.

Şark Bülbülü
Yönetmen: Kartal Tibet
Oyuncular: Kemal Sunal, Ayşen Cansev, Ayşen Gruda
Yapım Yılı: 1979

Filmin her sahnesindeki diyaloglar unutulmayacak birer replik. Bazılarını sizlerle paylaşalım…

Şaban 'in köyü satılmaktadır. Eski ağa ile yeni ağa pazarlık yapmaktadırlar. Noter masadan kalkar ve önündeki kâğıdı okumaya baslar.
"işbu satış mukavelesinin şartları taraflarca hazırlanmış, noterliğimizce tasdik edilerek imzaya sunulmuştur "
210 baş inek ve öküz onar bin liradan ; 2 milyon 100 bin lira
900 baş koyun biner liradan ; 900 bin lira
96 baş kadın 500'er liradan ; 48 bin lira
78 baş erkek 100 liradan ; 7 bin 800 lira
220 baş küçük çocuk 50 'ser liradan ; 11 bin lira
26 baş ihtiyar bedavadan hediyesi olup içinde 70 ev ve 42 samanlık bulunan, 2000 dönümlük tarlasıyla Sarısöğüt köyünün tamamı cem'an 5 milyon liraya satılmıştır.

Kemal Sunal'ın donla havuza girdiği sahnede sarf ettiği ''aygır görmüş kancık beygir gibi ne kişniyorsunuz yav'' sözü herkesi güldüren ifadelerdi.

Şaban gazinoculardan kaçmış yola çıkmak üzeredir. Gazete okuyan birinin yanına yaklaşır. Gazetede kendisinin öldüğü haberi vardır. Kasketli adam
-vay be, nasıl kıymışlar şabana... der. Şaban
-tanır mıydın kendisini kardeş? diye sorar. Adamın cevabı gülümsememize yeter.
-ne diyorsun be! Asker arkadaşımdı. Umumiyetle çekinirdi benden. Abi derdi mütemadiyen.

Şaban meşhur bir türkücü olduktan sonra artık sırayla konserler vermeye başlar ve konserin ortasında seyircilere şöyle der: "neymiş efendim Bülent Ersoy beni kanatlarının altına almış, ben onu bi altıma alırsam"

Bu unutulmaz filmin oyuncu kadrosu şu şekildedir:
Kemal Sunal: Şaban Ballıses
Ayşen Cansev: Hatice
Dinçer Çekmez: Gazino Patronu Fethi
Ayşen Gruda: Fethi'nin Kız Kardeşi
Sırrı Elitaş: Zülfo Ağa
Osman Alyanak: Haydar/Hatice'nin Babası
İhsan Yüce: Muhtar
Yavuz Karakaş: Arap Cemal
Levent Öktem: Fethi'nin Sakallı Müdürü
Bahri Ateş: Şıh Hazretleri
Yaşar Şener: Halil Ağa
Ahmet Açan: Noter
Selim Naşit: Bul Karayı Al Parayı Oyununun Kurbanı
Yadigar Ejder: Mazlum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3260
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

'Hayat nefes alınan anlardan ibaret değildir. Hayat nefesin kesildiği anlardan ibarettir.' Haya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster