Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '16

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
395
 

Şarkikarağaç'ın doktor balıkları

Şarkikarağaç'ın doktor balıkları
 

 Doktor balıklar dendiğinde biliyorum çoğumuz Sivas ilimizin, Kangal ilçesine bağlı Kalkım Köyü çevresindeki kaplıca ve derelerde yaşayan halkımız tarafından şifalı balık olarak anılan balıkları bilir. Yıllardan beri de halkımız birçok cilt hastalığına şifa bulmak için bu yöremize akın eder. Bilim çevrelerince de başta sedef olmak üzere birçok cilt rahatsızlığına karşı şifalı olduğu ortaya konulan alanlar daha 1800’lü yıllarda fark edilmiştir. 1900’lü yıllardan itibaren tesislerin kurulmasına başlanmıştır. 1843 yılında Avrupalı bir adamı tarafından bu balıkların farklılıkları belirlenmiş ve incelenmiş, dünya literatürüne Garra Rufa olarak geçirilmiştir.

Isısı 37 dereceye varan termal sularda hastalıklı cilt üzerindeki ölü deriler yumuşamaktadır.  Bu ısıda yaşayan balıklar yumuşayan deri parçalarını temizlemektedir. Kemirme sonucu temizlenen cildin termal sulardan daha fazla faydalanmasını sağlamaktadır. Doktor balıkların yaşadıkları termal sulardaki minerallerin Sedef Hastalığı, Dermatolojik rahatsızlıklar Romatizmal hastalıklar, Egzema, Kireçlenmeler, yumuşak doku ve kas rahatsızlıkları, Boyun ve bel ağrılarına iyi geldiği belirtilmektedir.

Dünyada ünü hızla yayınlan Kangal Balığı olarak adlandırılan balıklar ne yazık ki kaçak yollarla ülke dışına çıkarılmış ve üretilmeye başlamıştır. Ticari olarak üretilen ve pazarlanan bu balıklar başta dünyadaki turizm alanları olmak üzere şehirlerde oluşturulan balık havuzları ile kullanılmaya başlamıştır. Balıklar doğal ortamları dışına çıksada Uzakdoğu’dan Avrupa’ya dünyanın her yerinde ayak masajı ve bakımında büyük ilgi görmeye başlamıştır. Bu tür merkezlerin hemen hemen hepsinde de balıkları tanıtılırken kökeninin Türkiye’den geldiği özellikle ifade edilmektedir.

Ülkemizde de bu yönde işletmeler açılmaya başlanmıştır. Hatta bu balıkların yurtdışından ülkemize geldiği görülmektedir. Bazı yerlerde Garra Ruffa olmasada benzer şekilde ölü dokuyu temizleyen çöpçü balıkların bu amaçla kullanıldığı görülmektedir.  

Bu balıklara Isparta’nın Şarkikararağaç ilçesi Aslandoğmuş Köyünde de rastlanmaktadır. Yöredeki termal su alanlarından gelen sıcaklığı 22-23 derece civarında olduğu belirtilen sularda bu balıkların yaşadıkları görülmüştür.  Girişimci idarecilerin önderliğinde devletin desteği ile yöre halkının yıllardan beri bildiği ve kullandığı alanda bir tesis yapılmıştır. 

Doktor balıklarının yaşamaları için gerekli sıcaklıkta ve Ph’da termal su kaynaklarının yer aldığı Aslandoğmuş köyünün içinden çıkan su kaynağı, çıkıştan sonra tarihi hamamda birikmekte ve daha sonra köyün altındaki dereye dökülmektedir. Şifalı Balıklar için tesiste tam bu noktada yapılmıştır. Gerçekleştirilen projede gerekli herşey düşünülmüş, ancak henüz yeni sayılan tesiste çevre düzenlemesi, işletme konusundaki eksiklikler henüz tamamlanmamıştır. Tesisi bu hali ile bile her gün onlarca insan ziyaret etmektedir.

Tesiste balıkların yaşadığı havuzlar biyolojik bir gölet olarak tasarlanmıştır. Havuzlarda temizlik ve bakteri oluşumu doğal yöntemler kullanılarak Ekolojik Döngü Oluşturularak gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle biyolojik yaşamın korunduğu bu havuzlarda suyun içine dikilen özel su bitkileri ile bu bitkilerin suya oksijen vermesi ve bu şekilde suyun okside edilerek dezenfekte edilmesi sağlandığı ifade edilmektedir.

Tesisin projelendirilmesinde doğal koruma yöntemlerin tercih edilmesinin dünyadaki tek örnek olduğu açıklanmaktadır. Nitekim içme suyu özelliğine sahip bu havuzlarda ve çevredeki ayni su kaynağı içinde sağlıklı su konusunda seçici olarak bilinen kurbağaların çok memnun yaşadıklarını görürsünüz. Havuzlarda balık varlığına zarar vermesi nedeniyle şekilde kepçelerle havuz dışındaki akan suya çıkarılmasına rağmen birkaç kurbağaya havuzun kaçak misafir olarak rastlarsınız. Tabii bu durum sizi korkutmasın aslında suyun ve ortamın ne kadar sağlıklı olduğu konusunda güven versin.

Yaz kış 22-23 derece, pH’nın 7,06 civarında olduğu ifade edilen bu su kaynaklarında yaşayan balıklar sazangillerden çok yayıngillere benzemektedir. Latince adı Oxynemachelilus Eregliensis olarak adlandırılan Çöpçü Balığına benzer özellikler taşımaktadırlar. Balıklar koyu sarımtırak kurşuni renkteki doku üzerine sırt bölgelerinde siyaha kaçan koyu kahverengi benekler, alt tarafı baştan kuyruğa kadar kurşuni renktedir. 3-5 cm büyüklüğündeki bu balıkların ağız bölgesinde dört bıyık görülmektedir. Aralarında bazı balıkların cinsiyet özelliklerine göre farklı renk ve ağız yapısına sahip olduğu gözlemlenmektedir.

Tabii bunlar benim amatörce gözlemimim aslında konunun gerek termal sular gerekse balıklar ile ilgili bilimsel olarak araştırılması, daha sağlıklı bilgilerin elde edilmesi ve ziyaretçilere sunulması gereklidir. Günümüz dünyasında turizmin gelişmesinin yollarından birinin de sağlıklı bilgi ve belge sunmak olduğu unutulmamalıdır.

İnternette yapacağınız araştırmalarda görsel olarakta göreceğiniz gibi doktor balıkların ünü dünyada hızla yayılmıştır. Kültüre alınarak ticari olarak dünyanın her köşesinde tedavi ve masaj havuzlarının açılması bunda çok etkili olmuştur. Konu ile ilgili yayınlanan görsel yazılı ve dokümanların neredeyse tamamında Garra Ruffa’nın anavatanının Türkiye olduğu ifade edilmektedir. Ülkemizden bu balıkların kaçırılarak ticari olarak üretilip satılması, hatta ülkemize getirilmesi üzücü olsa da bu aşamada konuyu lehimize çevirmenin yöntemleri araştırılmalıdır. Doğal ortamın ülkemizde olduğu ve termal tesislerin özelliğinin etkileri iyi şekilde tanıtılması gereklidir.

Ülkemizdeki doğal kaynaklar ve bu kaynaklarda doğal ortamla yaşayan şifa dağıttığı düşünülen doktor balıklar başta Isparta Şarkikaraağaç ve göç ile boşalmış Aslandoğmuş Köyü için büyük bir şanstır. Devlet gerekli desteği vermiştir. Bu aşamadan sonra gerçekleştirilen yatırım birazda yöre insanının destek ve gayretlerine ihtiyaç bulunmaktadır. Çünkü yöre insanın sahiplenmediği bir yatırımın yaşaması mümkün değildir. 

Eksikliklerine rağmen, daha yöre insanının bile tanımadığı ve ziyaret etmediği doktor balıkların ve köyün bazı düzenleme ve destek çalışmaları ile Isparta Şarkikaraağaç’daki yeni turizm rotalarına sokulması mümkündür. Birbirinden güzel geleneksel toprak evlerden oluşan, göç nedeniyle yıkık bazı evler dışında Anadolu’nun tipik bir yerleşim alanı olan Şarkikaraağaç ve Aslandoğmuş Köyü başta yöresinden göçen hemşerileri olmak üzere ve tüm misafirlerini beklemektedir. Ben gittim, gördüm, izlenimlerini ve görüşlerimi aktardım. Eğer sizde şifa arıyorsanız, ülkemizdeki birbirinden güzel yerleri görmek ve öğrenmek istiyorsanız, göçtüğünüz yörenizi özlemiş iseniz, yaşamınıza bu şirin bölgemizden bir renk katmak isterseniz Şarkikaraağaç’ın Kızıldağ Milli Parkını, Antik tarihi kalıntıları gezerken bu şirin Aslandoğmuş köyünü ve Doktor Balıklarını ziyaret etmeyi ihmal etmeyiniz.   

adnan tasar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kişisel düşüncem: Bence iyileşmeyi sağlayan suyun kimyasal yapısıdır, balıklar değil. Balıklar bu şovun artisti sadece ve evet, yaraların kabuklarını kopararak açık hale getiriyorlar ve yara suyla temas ediyor. Sedefte de pulları koparıyorlar. Yani, kabukları siz de koparabilirsiniz, sedefli bölümleri suya girmeden önce keseleyebilirsiniz. Tüm bunları yapmaya üşeniyorsanız da işçi balıklar görevde:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 14.08.2016 14:20
Cevap :
Doğru, yerinde uyarıcı bilgileriniz için teşekkür ederim. Gereğini yaptım. Teşekkür ediyorum. Saygılarımla   15.08.2016 13:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 416
Toplam yorum
: 86
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 762
Kayıt tarihi
: 19.02.10
 
 

Tarım, Gıda, Ormancılık, Çevre, Örgütlenme ve Proje konularında çalışmalarda bulunmaktayım. Öncel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster