Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '13

     
    Kategori
    Güncel
    Okunma Sayısı
    40
     

    Şartlı yaşam hakları kanunu

    Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında ''dekolte'' konusunda yaptığı açıklama ve sonrasında olanlar herkesin malumudur. Her ne kadar kişi, kanal veya yarışma ismi vermeden yapılmış bir açıklama olsa da, kanalın ATV, programın Veliaht, kişinin de Gözde Kansu olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Yani yorumun illa açık açık yapılmasına gerek olmadan, sadece adresi gösteren bir sinyal vermekle anlaşılacağını hepimiz görmüş olduk.

    Sonuç itibariyle, Gözde Kansu işinden oldu.

    Farklı çevrelerce, sunucunun performansının iyi olmadığı ve bu sebepten dolayı zaten işine son verileceği şeklindeki açıklamarı da, Nasrettin Hoca'nın ''ben zaten eşekten inecektim'' deyişine benzetiyorum.

    Söz konusu televizyon kanalının iktidara yakın duruşu beni bu konularda ilk ağızdan gelen bilgiyi yani Gözde Kansu'nun açıklamalarını dikkate almaya itiyor. Kansu, performansının yapımcılar tarafından sürekli takdir edildiğini ve provalar da dahil hiç bir eleştiri almadığını belirtiyor.

    Çelik, bu yorumu her iki yaşam tarzını da örneklendirmek için yaptığını söylüyor. ''Uçları da örnek vermek amacıyla...'' yani. Herşeyden once ''uç'' kavramı da tartışılabilir. Zira söz konusu şahsın giydiği kıyafet -daha uç örnekleri gördüğümüz için belki de- bana gore bahsi bile edilmeyecek bir dekolteden ibarettir. Kaldı ki, açıklamada ''sunucu öyle bir kıyafet giymiş ki olmaz yani, kimseye karıştığımız yok ama çok aşırı... Dünyada da kabul edilmez'' ifadeleri geçiyor. Yani bu bir örnekten ziyade basbayağı kıyafetin kabul edilmezliği ile ilgili bir yorum.

    Bu dekoltenin dünyada kabul edilmezliği ile ilgili söylenecek çok şey var aslında. Bunu anlamak için dünyanın neresine baktığınız mühim. Elbette merceği Orta Doğu'ya çevirirseniz bu sonucu çıkarabilirsiniz. Ancak özgürlük ve demokrasinin oturduğu Batı dünyasında, değil bu dekolte bunun çok daha fazlası hatta teşhircilik noktasında ki tarzlara dahi geniş özgürlük ve saygı anlayışının varlığını görürsünüz.

    En basit haliyle, Çelik'in bu yorumu bir yorum olarak kalabilir ve dinlenip geçilebilirdi. Ancak sunucunun kanalda ki işine son verilmesi olaya farklı bir boyut kazandırdı. Bu konuda da kanalın tutumu eleştirilmelidir. Bu konuda program yetkilileri gereksiz bir şövalyelik hatta belki de kraldan çok kralcılık sergilemiştir. Bu adımı Çelik'in yorumunun hemen akabinde atmak yerine, en azından bir süre sonra gerekeni yapmak -konu gerçekten sunucunun performansı ise- en güzeli olurdu.

    Aslında bu olay yeni kavuştuğumuz demokrasi paketine rağmen, demokrasi ve yaşam tarzına saygı konularında uzunca bir yol gitmemiz gerektiğini de göstermiştir. Demokrasi paketinin maddelerinden birinin yaşam tarzına saygıyı TCK kanunlarıyla güvence altına almasına rağmen.

    Yıllar boyu türban ekseninde geniş bir özgürlük çerçevesi çizen iktidarın, konu ''herkesin özgürlüğü ve her kesimin özgürlüğüne saygı'' noktasına geldiğinde, müdaheleci ve kuralcı bir hal aldığını da hatırlatmıştır bu olay.

    Bir dekolteye ''bu kadar da olmaz'' demek için kimin kurallarını baz alacağız

    Türbanın kamu kurumlarında serbest kullanımı benim için olumlu bir gelişmedir. Ancak özgürlüklerin bazı çevreler tarafından belirlenip, onların bakış açısına aykırı olması noktasında tehlıkeye girdiğini görmek gelecek adına pek iç açıcı bir mesaj vermiyor.

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
     
     
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 40
    Kayıt tarihi
    : 22.09.13
     
     

    Ben Engin Doğanay. Uluslararası İlişkiler mezunu, şarkı sözü yazarı, çevresinde olup bitenlere il..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster