Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '09

 
Kategori
Fotoğraf
Okunma Sayısı
2700
 

Sat Baba

Sat Baba
 

Foto Kandiye Necati Gürel


Dün akşam üzeri eve dönerken Fethiye Postanesi'nin kapısından karşıya yani Fethiye Kalesi’ne

doğru uzanan yoldan Taşyaka minibüslerinin önüne doğru yürüdüm. Sağ tarafta Foto Kandiye var.

Camekanda Necati Usta’nın yeşile çalan damalı gömlekle çekilmiş bir fotoğrafı var, gelene geçene gülümsüyor. Her zaman olduğu gibi azıcık duraksadım, kapıdan içeri girdim, herkes kendi halinde çalışıyor. Onları selamlayıp çıktım. her zaman “Koca Usta orada mı?” diye sorardım. Bir gün çocuklar “yok” dediler. Ben de onu görmeden yürüdüm. Onbeş metre gitmeden arkamdan yetiştiler, usta tuvaletteymiş meğer, kapıyı yumruklayıp, “çağırın Ünal Hoca’yı” demiş. Birbirimizi görmesek telefonla mutlaka arardık. Şimdi araya yıllar girdi. Ölüdeniz yolunun ilk dönemecindeki Taşyaka Mezarlığında son uykusun uyuyor.

Onu hatırlayıp da, en güzel baba anısını anlatmasam olmaz. 2003 yılında yayınladığım “Ey Fethiye Fethiye !” isimli kitabıma da aldığım örnek alınacak bir anı. Onu saygı ve sevgiyle anıyorum.İşte sözünü ettiğim yazım:

“Fethiye’nin ünlü fotoğrafçısı Foto KANDİYE Necati’dir. Elli yılı aşkın bir zaman dilimi içinde Fethiye’nin tüm fotoğraf işlerini o yapmıştır. Diğer fotoğrafçılar ona <ı>“ustam” diye hitap ederlerdi. Onun babası da İbrahim Selim Efendi idi. Girit’te öğrendiği fotoğrafçılığı önce Bodrum’a, sonra da Fethiye’ye taşımıştır. İbrahim Selim Efendi’nin kız kardeşinin bir zamanlar Bodrum’da fotoğrafçılık yaptığını anlatır Necati usta. Necati Gürel benim de fotoğraf ustamdır. Gazetelere muhabirlik yaptığım zamanlarda ve okullarda vesikalık çektiğim günlerde benim bir numaralı yardımcım olmuştur.

Necati Usta’nın cüzdanının içinde bir kağıtta aşağıdaki şiir vardır. Bir yerde karşılaşırsanız okuyuversin. Ben ( FRT ) televizyonundaki bir şiir programımda okumuştum. Ders alınacak bir şiir, hatta mezar taşı yazısı. Sonraları bir gazetenin köşe yazarı da bu şiiri köşesinde yayınladı. Şiir şöyle:

“Mal bıraktın, mülk bıraktın üşüştük,

Kavga ile niza ile bölüştük,

Üç karış toprak için döğüştük,

Sen mezarında huzur ile yat baba!..

Çocuklarım etsin diye rahat,

Satmadın da geçindin kıt kanaat,

Evladından, sana olsun nasihat;

O dünyada malın varsa “sat baba!..”

Bu güzel ve ders verici mezar taşı yazısı; sevgili dostum yazar İsa Kayacan’a da ulaştırılmıştır. Arhavi Musa Zade Mezarlığı’ndaki, Azmi Hindikadıoğlu imzası ile babasının mezar taşına yazdırılmış.

Şair Galip Kurdoğlu tarafından kendisine gönderilen bu şiirin TSM sanatçılarınca da okunduğunu belirten sevgili İsa Kayacan; değerli eşinin hakka kavuşmasından sonra mezar taşlarındaki yazılara merak sardı ve epey yazı da biriktirdi. Mezar taşı şiirlerini kitap haline getirmesi gün meselesidir. Ben beğendiğim mezar taşı yazılarını gönderiyorum. Kayacan’a başarılar….

Her şeyin sonu ayrılık, ah ayrılık! İpekyolu dizilerinde; Türkçe bir şarkı söyleniyordu: “Hesret çektim, hesret çektim!..” diye. Nasıl da etkiliyordu insanı. Madem ki ayrılık var, acı var, tasa var;

Gidip de gelmemek var,

Gelip de görmemek var,

Varın hakkınızı,

Helal eyleyin!..

Ünlü fotoğrafçı Necati Usta’yı İKİ yıl önce kaybettik. Beşinci Ölüdeniz Festivali’nin ilk günü Foto Kandiye İbrahim Selim, Foto Kandiye Necati Gürel ve Foto Kandiye Şükrü Gürel’in çektiği eski Fethiye Fotoğrafları Sergilendi. Bu bence son yılların en güzel sergisiydi. Sergi boyunca hep oradaydım ve hep Necati Usta’yı andım. Allah rahmet eylesin.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2537
Toplam yorum
: 2203
Toplam mesaj
: 190
Ort. okunma sayısı
: 490
Kayıt tarihi
: 22.05.08
 
 

Önce kendimi tanıtayım: Ben Ünal Şöhret Dirlik, Aksu Köy Enstitüsü’nde üç yıl okudum. Dördüncü sı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster