Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
1307
 

Satılmış kakılmış değil,

Satılmış kakılmış değil,
 

http://www.pagannews.com


Onun adı Gılgamış.

Bir yarısı tanrı, bir yarısı insan!

Halkını hiçe saydığından,

Göklerin tanrısı Anu öfkelenir.

Gılgamış’a hak ettiği cezayı versin diye, vahşi bir hayvan kılığında Enkidu’yu gönderir.

Uruk Kralı Gılgamış’ın bileğini bükemeyen Enkidu: Bükemediği bileği öperek dostluğunu sunar; Tanrı Anu bundan hoşnut kalmış mı bilinmez!

Destan bu aşksız olur mu?

Aşk Tanrıçası İŞTAR âşık olur Gılgamış’a “Evlen benimle, yarım porsiyon tanrı olsan da”

Kulak asmaz, Uruk Kralı bu çağrıya.

Sevdalı bir kadın: hele bir de tanrıça olursa; karşılıksız kalan aşkının öcünü almaz mı?

Tanrıça İştar’ın kızgın boğası boynuzlarıyla delik deşik edemez Gılgamış’ı.

Dostu Enkidu; boğayı dize getirmesi ve öldürmesi için yardımcı olur.

Bunu arkadaşını korumak için yapmıştır lâkin kaybı büyük olur!

Destan bu; dostluk anlamı, farklı boyutlarda.

Sadakati bünyesinde barındırmasa, destan destan olur mu?

Ha bugün, ha binlerce yıl önce değişmeyen kurallar var evrende.

Yapılanın, yok etmenin, bedelini ödemek!

Dostunu ölümden kurtaran; ölümsüzlüğünü kaybedeceğini rüyasında görür.

Gılgamış yitirdiği dostu için ağıtlar yaksa da heyhat; Enkidu göçer gider.

Destan bu; aşkı karşılıksız kalan kadından korkmalı; hele bir de Tanrıça olursa.

Öfkesi dinmeyen hızını alamayan Tanrıça İştar Tanrı Bel ile birlikte; bir kaşık suda fırtınalar değil, hani şu kutsal kitaplara konu olan meşhur “Tufanı” gönderir insanlığın başına.

Bilge UTNAPİŞTİM dışında kimse sağ kalmaz.

Ölümsüzlüğün sırrını bilen bu bilgeden; Uruk Kralı Gılgamış ölümsüzlük otunu almayı başarır. Tek isteği ölümsüz olmaktır.

Ne var ki, halkı ile paylaşmak için hemen oracıkta yemediği sihirli otu bir yılana kaptırır! Kim bilir ne kadar mutsuz olmuştur, olmuş mudur?

Tanrı “Enlil” ile konuşana dek belki…

İnsanoğlu: Ardında iyi güzel bir ad bıraktığı an “ölümsüzlüğe” kavuşmuş demektir!

Tanrı Enlil: Gılgamış’ı işte bu sözlerle teselli eder!

Destanlar; binlerce yıl sonra örnek olacak nitelikte anlamlarını koruyorlar ve hâlâ yardımcı olabiliyorlarsa; insanoğlunun, olgunluk adına kat ettiği aşamanın boyutları ve büyüklüğü… Oldukça düşündürücü!

22.Nisan. 2009 İzmir

Dayanışma ve saygı bir araya geldiğinde mutlak bir gün sevgi doğar!

“Sevgi ve zorlamak” Bazı şartlar altında bir çift olabilirler lâkin meyvelerinin adları; nefret, isyan, haset, ihanet olur. Sevgi adında bir çocuğa hasret kalırlar.

En güzel, en renkli, en evrensel bayram 23. Nisan tüm çocuklara hoş gelsin!

Alev meisel

OKAN TINMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...müthiş bir anlatım...destanı şimdi daha çok sevdim...teşekkürler...saygılar...

nedim üstün 
 11.05.2010 9:10
Cevap :
Merhaba Nedim Bey, ...Yorumunuz mutlu etti. Teşekkürler; selamlar saygılar.  18.05.2010 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 833
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster