Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '19

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
71
 

Satırın Sapındaki Kıvrım…

Aydın’a İzmir otoyolundan girerken, şehir kuzeye doğru hafif bir meyille sırtını bir taraf Topyatağı, bir taraf Aytepe’ye dayamış görünür. Bu iki tepeyi birbirinden ayıran Tabakhane Deresi, hayli derin bir vadi oluşturur. Bu tepelerden şehre kuşbakışıyla bakarsanız, şehir bitiminden sonra taaa Menderes nehrine kadar alabildiğine uzanan ovayı görürsünüz.

İşte benim okuduğum meslek lisesi, Tralles harabelerinin de bulunduğu Topyatağı yöresinde kurulu idi. Okulun yakınına kadar rampa bir yolu çıktıktan sonra, okula girmek için de 120 basamak merdiven çıkardık.

İlkokuldan sonra beş yıl olan meslek okulunun dördüncü sınıfındayız…

Metal işleri bölümü atölye şefimiz, aynı zamanda atölye hocamız ve teknik resim dersimize giren Ali Bey... Arkadaşlar arasında, “Kel Ali” diye lakabı da vardı.

Yıl ortasına gelmiştik. Öğretmenimiz her birimize, yapması gereken birer temrin verdi; bana da satır yapma temrini düştü.

“Temrin:Meslek liselerinde her bölüm öğrencilerinin atölye derslerinde kendi bölümüyle ilgili olarak yapmak zorunda olduğu alıştırma işi, verilen işi belirli bir zamanda bitirme.”

O sıralar okulumuzda o iş için çelik malzeme yoktu. Ben de babamın kamyon şoförlüğünü yapmış olup, sonradan araba tamirhanesi açan, “Fikfik Mehmet” lakaplı amcadan kırılmış bir kamyon makas parçası aldım. Okula getirdiğimde hocamız, “Hah işte! Tam uygun malzemeyi bulmuşsun.” dediğinde bayağı sevindim.

“Makas: Özellikle ağır yük araçlarında, amortisör yerine kullanılan yassı, hafif yay şeklinde, çelikten yapılan parçadır.”

O gün sabahtan, büyük bir hevesle satırı yapmaya başladım. Önce ocakta yeterince kızdırıp sap kısmını şahmerdanda döverek yeterince inceltip, örs üzerinde çekiçle avuç içinde tutma yerini boru gibi kıvırdım. Kıvrım uçları avuç içinde kalacak şekilde olmasına dikkat ettim, sonra kesici ağız kısmını da bir güzel yapıp biledim.

Öğleden sonraları dershane olduğu için, atölye çalışmamız sabahtan öğleye kadardı. Satırı yapmak için iki yarım gün harcamıştım, bitirdikten sonra kesici ağız kısmına su verdim, keskinliği bozulmasın diye…

İşe yarar bir gereç yapmanın gururuyla, öğretmenler odasına gidip, “Ödevimi bitirdim hocam.” dedim.

Öğretmenimiz büyük bir özenle yaptığım satırı eline alınca ben, “Herhâlde iyi bir not verir.” diye beklerken, hocam, “Oğlum bu satır olmamış ki.” dedi. Ben şaşırmış bir durumda bakınca, “Bu satırın elle tutulan kısmının kıvrım uçları dışarı bakıyor, oysa avuç içinde olmalıydı.” deyince bu sefer ben elime alıp, “Baksanıza hocam, satırın sap kıvrım kısmı avuç içinde.” diyorum.

Hoca eline alıyor, kıvrım dışarıda; ben elime alıyorum, kıvrım içeride…

O anda öğretmenler odasında bir kahkaha fırtınası koptu. Diğer hocalardan biri, “Çocuk eline aldığında tabi kıvrım içeride olur Şefim. Çünkü çocuk solak… Satırı yaparken kendi solak eline göre yapmış. Siz elinize alınca haliyle ters oluyor…

Öğretmenler odasında kahkahalar, bir süre ortalığı çınlattı durdu… 

Şahin Özşahin

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli yazarım, bu hoş hatıranız beni 1963 yılına Ankara II Sanat okuluna zoraki öğrenime başladığım bir aya götürdü. Hayatın zorunlu mücadelesi zemininde hem çalışıp aile bütçesine katkı sağlıyor, hem de okumaya devam ediyoruz. Hal böyle olunca 8 yıllık öğrenim döneminde 3 yıl fire vermek zorunlu oluyor. Orta okul mezuniyeti sırasında çıkardıkları liseye giriş sınavlarında başarısız olunca, haydi meslek okullarına. Tesviye bölümündeki ilk haftada, temrini gönyesine getirmek için eğe tutarken avuçlarım su topladı. Ardından, puanımız dikkate alınarak, açılan lise kontenjanlarında yer alabildik. Ancak edebiyata ve matematiğe yatkın olduğum için, bu değişiklik isabet oluşturdu. İyi ki orta sonda matematikten sınava kalmıştım. Bu aralıkta, canhıraş, matematiğin bütün kurallarını öğrenmiş, lisede öğretmene yardımcı hale gelmiştim. Bulduğum 3 özel öğrenciye matematik dersi vermekle, ayda bir devlet memuru kadar kazanç sağladım. Rakamlarla, temrinler arasında tatlı bir hatıradır benim için.

Refik Başdere 
 20.01.2019 20:31
Cevap :
Refik Bey değerli dost, sizin ki de ne güzel bir anı. Demek ki bazı ortamlarda iyi kötü şartlara göre o sıraları atlatmak, sonrada daha güzel imkanlar sağlıyor. Sağlık dileklerimle hoşça kalınız.  21.01.2019 12:34
 

Acı gerçek olsa da anlatım şahaneydi, emeğinize sağlık Şahin bey, saygılar

Cemile Torun 
 16.01.2019 0:54
Cevap :
Cemile hanım, o zamanlar hemde ilkokuldan sonra beş sene olan okulumuz meslek icabı zor da olsa bu gibi çok anılarım var. İlginize teşekkür eder esenlikler diliyorum.  16.01.2019 17:04
 

Aletlerden bazıları sağ ele göre ayarlanarak yapılır örneğin makas...Satırın sol ele göre yapılmış olması fark edildiğine göre Şahin bey, sanırım siz de geçer not almışsınızdır, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 14.01.2019 16:49
Cevap :
Yurdagül Hanım, sanırım geçer nor almıştım ve o satır hala benim evimde bir anı olarak duruyor, ama öğretmenler odasındaki o tatlı gülmeleri hiç unutmadım. solak elle eşya kullanma çok önemli bu konuda (Dilruba) adında bie şiirim de var. Sağlık esenlikler diliyorum. http://blog.milliyet.com.tr/dilruba/Blog/?BlogNo=297425   16.01.2019 17:12
 

Akıllı adamlar genellikle solak adamlardan çıkarmış hemşerim:) Sizin solak olmanız başkalarına beceriksiz gelse de takma kafana... Bak sonunda seni anlayanlar olmuş ne mutlu:) Sağlık ve mutluluklar sizinle olsun:)

Halil Güven (Sökeli) 
 12.01.2019 13:03
Cevap :
"Akıllı adamlar solaklardan çıkarmış." Halil kardeşim dediğin çok doğru da, hala baskı varmı bilmiyorum, o günlerin hurafe inancı yüzünden çok baskı gördüm ne kadar akıllıyım bilemiyorum artık. Sevgilerimle hoşça kalınız.  12.01.2019 15:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1120
Toplam yorum
: 4311
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 210
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster