Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '06

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
5781
 

Şatoları, Sheakspeare'i ve yüzlerce dil okuluyla İngiltere

Şatoları, Sheakspeare'i ve yüzlerce dil okuluyla İngiltere
 

Merhaba, bir önceki yazımda genel olarak yurtdışında dil eğitiminin gereklerinden bahsetmiş, sizinle kendi deneyimlerimi paylaşmıştım.Bu sefer, benim de eğitim aldığım İngiltere’de dil eğitiminden ve genel olarak İngiltere’den bahsedeceğim.

İngiliz insanlarının soğuk olduklarına dair bir kanı vardır oysa hayatınızda bu kadar güler yüzlü ve nazik insanları bir arada görmemişsinizdir.Bir sakız alırsınız, sakızı aldığınız zaman, parayı uzattığınız zaman ve üstünü geri aldığınız zaman en az üç kez teşekkür edilir size. Hatta sabahın köründe siz uykulu uykulu okula giderken yanınızdan geçen insanların gülümseyerek günaydın demesi sizi en çok şaşırtacak olan şeylerden olacak, öyle ya sırasında yan komşumuza merhaba demiyoruz.

Her İngiltere’ye gitmeyi düşünen öncelikle Londra’ya gitmek ister. Aslına bakarsanız Londra İngilizce’nin en iyi konuşulduğu yer değildir.En güzel Türkçe İstanbul Türkçe’sidir diye yanılgıya düşerek en iyi İngilizce’nin de Londra’da konuşulduğunu sanırız.Oysa Londra’da bir çok yabancı dil konuşulur.Hele meşhur Oxford caddesi üzerinde dolaşıyorsanız, bolca Türkçe, Çince, Hintçe hatta daha hiç duymadığınız bir çok dil çalınır kulağınıza. En güzel İngilizce’nin konuşulduğu yerler ise güney ve orta bölgedir ki zaten bu yüzden de bu bölgelerde dilediğiniz kadar çok alternatifli kurslar bulursunuz.

Yaşama masrafları öğrencilerin en çok dikkat etmesi gereken şeylerden biridir. Ulaşım, yemek, kitaplar v.s. gibi m gizli masraflara çok dikkat etmeniz gerekir. Çok ucuz okullara gitmekle aslında çokta kar etmediğinizi görüyorsunuz Londra’da. Haftalık konaklama ücretleri güneyde 75- 80 sterlin iken Londra’da birden 90- 110 sterline çıkıyor. Hatta içtiğiniz bir kahveye neredeyse Londra’da yüzde elli daha fazla ödüyorsunuz. Ulaşım İngiltere’deki en pahalı şey denebilir. Hatta Londra’da yaşayanlar bile sürekli metronun pahalılığından şikayet ederler.Konaklayacağınız yer eğer bir İngiliz aile yanıysa (host family), 20- 45 dakikalık bir metro yolculuğu sizi bekliyor demektir. Pahalı olmasının yanında, Londra’nın şahane müzeleri, dükkanları, sokak çalgıcıları, Hyde Park’ın elinizle besleyebileceğiniz sincapları, metro’ya girdiğinizde içinize dolan bir gitar sesi, bir dolu ülkeden sokakları hınca hınç dolduran insan kalabalığı size unutulmaz anlar yaşatıyor.

Ben en çok Brighton’ı severim. Hem öğrenci hayatı daha az masraflı, hem de istediğinizde Londra’ya ulaşmak sadece bir saatlik bir tren yolculuğu gerektirir. Sıcak ortamlı kafeleri, deniz kenarında oturup kahve içtiğiniz şezlonglar, orta çağ Avrupa’sını ve bir korsan şehrini andıran dar sokaklar ve ressamların açtıkları minik resim dükkanları insanda ‘bir daha gelmeliyim’ hissi uyandırıyor. Yaşam maliyetlerinin diğer şehirlere göre nispeten düşük olduğu bu kentte çok ta fazla yaşayan Türk bulamayacaksınız. Kebapçılar Londra’ya nazaran sınırlı, ancak bütün popüler mutfaklar var dersem abartı olmaz sanırım.

İngiltere’de çok fazla konaklama alternatifi olmamasına rağmen İngiliz ailelerin yanında yaşamak hem eğlenceli hem de eğitici. Dil okulları genellikle host famaily (Aile yanı) denilen konaklama şeklini organize ederler.Bunun anlamı bir İngiliz ailenin bir odasını kiralamak ve banyoyu ortaklaşa kullanmaktır. Kahvaltı ve akşam yemeğinde aile ile birlikte olur biraz da olsa pratik yapma şansına sahip olursunuz. Hatta ailenin çocukları varsa daha da şanslısınız, onlarla oynayarak bile İngilizce'nizin biraz daha gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.

Program seçerken en doğrusu, ne kadar süre içinde ne kadar İngilizce öğrenmek istediğinizi düşünerek mümkün olan en yoğun programı seçmektir. Bazı okullar seçmeli dersler de verirler. İngilizce’si ileri düzeye ulaşanlar için öğleden sonraları Toefl, Cambridge sınavları, Ielts hazırlık, ticari İngilizce, pratik v.s. gibi seçmeli dersler mevcuttur.

Bazı okulların zengin sosyal aktivite programları vardır. Okulda partiler, akşamları veya hafta sonu yapılan spor veya gezi aktiviteleri, cadılar bayramı partileri ve bunun gibi eğlenceler, öğrencilerin hem yeni arkadaşlar edinmesine hem de lisanlarını geliştirmelerine yardımcı olur. Yalnız hissetmenin bire bir ilacı bu aktivitelere katılmaktan geçer. Bir de tabi eğlencesi var. Kıyafet balolarında tavuk kılığına girmiş arkadaşlarınızla çok eğleneceğinizi garanti ederim.

Son olarak İngiltere’de okul seçerken mutlaka okulun British Counsil ve hatta Arels üyesi olup olmadığını kontrol etmek gerekir. Bu kuruluşlarca onaylanmamış okulların kalitesini sınamanız mümkün değildir. Ayrıca vize açısından da tanınan (akredite) bir kuruluşa kayıt yaptırmanız avantajınıza olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 5772
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

1970 doğumluyum, 4,5 yaşında ilkokula başladım ve 14 yaşında Üniversite sınavına girdim. KTÜ Sınıf Ö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster