Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
532
 

Savaş kaçınılmaz

Savaş kaçınılmaz
 

2 yıl önce Türkiye kuzey Irak a girmiş kandil dağına üs kurmuş olan PKK militanlarını oradan silmek istemişti. Operasyonun uzun süreceği söyleniyordu. 2008 yılının şubat ayında büyük bir halk desteğiyle başlayan operasyon ABD devlet başkan yardımcısı Dick Cheney ' in ültimatomuyla birden bire bitirilmişti. Operasyonun gerçek hedefi PKK değildi. Kuzey Irak ta konuşlanıp Olası Türkiye-İsrail savaşında ABD nin bölgedeki üstünlüğünü minimize etmekti. Olmadı.

2008 yılının ortalarından başlayarak Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Suriye’yle ilişkilerini geliştirmeye başladı. Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir yakınlaşma söz konusu oldu. Öncelikle Suriye’nin su sorunu çözüldü ardından vizesiz seyahat anlaşmaları yapıldı. Tabi ki bu yakınlaşmanın sebebi 8. yy. itibariyle dindaşımız 16. yy itibariyle toprağımız ve 21. yy. itibariyle komşumuz olan Suriye nin gül yüzü kara gözü değildi. Sebep; İsrail’ giden yolda kara saldırısının yapılabileceği toprakların sahibi olmasıydı. İlişkiler bu sebeple geliştirildi.

2009 itibariyle uranyum zenginleştirme çalışmaları yapan İran batının korkulu rüyası oldu ve her zaman önemli bir güç olan tarihte sadece 3 büyük kralın savaşmaya cesaret edebildiği bu ülke son derece sağlam ve hırslı bir müttefik olabilirdi. Türkiye ve İran, pkk ve İran’daki kolu pjak a karşı beraber hareket ettiler, sonra da aralarında uranyum alım-satımı yaparak yakınlaştılar, bu yakınlaşmanın sebeplerinden biri de olası büyük orta doğu savaşını beraber yürütmekti.

Orta doğuda savaş her zamankinden daha yakın. Ve Türkiye’nin etrafı düşmanla çevrili. Bu potansiyel düşmanlardan biri olan Ermenistan’la sınır kapılarının açılması gündeme gelmişti. Orta doğu da büyük bir savaş patlarsa mücadele edilecek düşmanlardan birinin Ermenistan olması kuvvetle muhtemeldi. Doğu cephesi açılmamalıydı ve bu nedenle Ermenistan'ın potansiyel düşman statüsünden çıkarılması gerekmekteydi. İşte bu nedenle sınırları açmak, ticarete başlamak iyi bir çözüm olarak görüldü. Küçük kardeş Azerbaycan’ın gönül koyması bu işin başarıyla sonuçlanmasını engelledi.

Bir bombalama eyleminden Lübnan’ın sorumlu tutulup bombalanması sonrasında Gazze' ye asker ve teçhizat sevkiyatı orta doğuyu kaynayan kazan haline getirdi. Davos' ta Recep Tayyip Erdoğan İsrail Başkanını çocukmuş gibi azarlaması soğuk savaş başlangıcı oldu. Başbakan bir taşla iki kuş vurmuş oldu. Birincisi seçimlerde bu hareketiyle destek buldu, ikinci olarak da çıkacak savaş için program dâhilinde tehditle ateşi körükledi.

Son dönemde uçak alımı ve tank modernizasyonu için anlaşmalar imzalandı, komşu ülkelerle ilişkiler geliştirildi. Ordu modernizasyonunu büyük ölçüde tamamlandı. Sadece bir kıvılcım gerekiyordu. Yardım gemilerini, İsrail' in ültimatomuna rağmen bölgeye gönderen Türkiye, gemilerin ele geçirilmesi ve sivillerin öldürülmesiyle dünya kamuoyunu da tamamen yanına çekmeyi başardı ister inanın ister inanmayın senaryo harika işliyordu. Savaş sebebi sayılacak bu olayı gemileri silahsız ve kesin bir saldırıya uğrayacakları bir seyahate göndererek, Türkiye, çok akıllı bir stratejiyle kendini dünyanın gözünde mağdur pozisyonuna düşürerek haklı bir konuma getirdi.

Şimdi tek bir şey gerekiyor. İsrail ya yola gelip Filistin' den çekilecek ya da Türkiye nin bu sefer bir savaş gemisi eşliğinde gelecek olan yardım gemilerine izin verecek. İkisi de zor hatta imkânsız görünüyor. Kesin olan bir şey var savaş kaçınılmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1615
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Turizm işl. ve otelcilik mezunuyum. Adana' da yaşıyorum. Fotoğraf çekmek, internette gezinmek bisikl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster