Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '17

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
355
 

Savaş Kapıda Diyenler Haklı mı?

Savaş Kapıda Diyenler Haklı mı?
 

Petrol Fiyatları Düşerken Savaşa Koşar Adım


Dünyanın genel gidişatına bakıldığında pek çok kişi için savaş kaçınılmaz bir şekilde kapıda görünüyor. Yerli yabancı pek çok askeri uzman ittifak halinde bunu dillendirirken, müstakbel savaşın başrolünde yer alacak aktörler bu yangına körükle harıl harıl hava üflüyor.

Uzun süredir düşüş eğiliminde olan petrol fiyatları, küresel gerginliğin ana sebepleri arasında sayılabilir. Savaş tarihçileri petrol fiyatlarındaki ani değişimlerin savaşlara, savaşların da diğer yönden petrol fiyatlarına doğrudan etkiler yaptığını net bir şekilde ifade eder. 1. ve 2. Dünya Savaşı bu anlamda araştırmacılara tam bir laboratuvar hizmeti verir.

Ancak son yıllarda ilginç bir şekilde çıkan çatışmalar da, çatışma ihtimalleri de petrol fiyatlarının kısa süreli ve küçük yükselişlerinden fazlasını doğurmuyor. Bir tür şerbetlenme durumu olarak da nitelenebilecek bu yaşananlara gelin biraz daha yakından bakalım.

Amerika Birleşik Devletleri’nin son yıllarda petrol ihtiyacının tamamını kaya gazından karşılaması, başta Venezuela olmak üzere pek çok ülkede büyük krizlerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Ürettiği petrolün ana alıcısını kaybeden bu ülke, onca petrolün içinde büyük bir fakirlik ve darbeler yaşarken, dikkatli kişiler Suudi Arabistan gibi bir petrol devinin dış borç almak durumunda kalmasını da akıllarının bir kenarına yazmış olsa gerek.

Norveç ve Kanada gibi ekonomisinde petrol üretiminin önemli yer tuttuğu ülkeler ayakta kalabilmek ve mevcut refah düzeylerini korumak adına çeşitli tedbirler almaya çalışıyor. Bunların arasında herhalde işi en zor olanların başında Kanada’nın geldiği söylenebilir. İhracat kalemlerinin çeşitliliği sınırlı olan ülkenin özellikle petrol üretiminin yoğun yapıldığı bölgelerinde oldukça sıkıntılı günler yaşanıyor.

Diğer yandan Rusya gibi büyük bir başka dev, düşen petrol fiyatlarının getirdiği ekonomik dalgalanmayı diğer doğal kaynakları ile göğüslemeye çalışıyor. Petrole ilgisi azalan ABD, Ortadoğu’da Rusya’nın daha egemen bir pozisyon almasına beklenen şiddette tepki koymuyor.

Çin gibi devasa bir ülkenin artan enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kömüre ağırlık vermesi, pek çok büyük ekonominin alternatif enerji kaynaklarına yaptığı hatırı sayılır yatırımlar, dünyanın derin bir sarsıntı geçirdiğini her fırsatta ortaya koyuyor.

Çok değil, 20 yıl önce yukarıdaki cümleleri kuran bir kişinin akıl sağlığından endişe edilirdi. Ancak günümüzün en yalın gerçeklerinden olan bu olgular, muhtemelen yakın geleceğin şekillenmesinde başrol oynayacak. Petrol ihraç eden ülkeleri derin krizlere itse de fiyatlardaki düşüş, petrol ithal eden ve buna bağımlı olan ülkelerin rahat bir nefes almasını sağlamış durumda.

Tarih boyunca savaşların askeri ihtiyaçlardan çok ekonomik koşullara bağlandığı düşünüldüğünde bu keskin kırılmaların bir savaş habercisi olduğunu söyleyenlere hak vermemek elde değil. Ancak piyasaların düzeltme hareketleri ile denge sağlama konusundaki ustalığına güvenerek savaş çanları çalsa da bunun sıcak bir çatışmaya dönmeyeceğini söyleyenlerin sesi kulağa daha hoş geliyor sanki, ne dersiniz?

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 88
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 878
Kayıt tarihi
: 26.07.06
 
 

1969 yılında Tarsus'ta doğdum. İktisat Fakültesi ve Su Ürünleri Fakültesi mezunuyum. Amatör olara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster