Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
528
 

Savaş planlarının düşmana sızdırılması vatana ihanettir...

Savaş planlarının düşmana sızdırılması vatana ihanettir...
 

Evet, aynen öyle...


SINIRDAŞ ÜLKELER, BARIŞTA "KOMŞU", SAVAŞTA "DÜŞMAN"DIR...

Türkiye'nin sınırdaş ülkeleri Yunanistan, Bulgaristan, Rusya, İran, Irak ve Suriye, Türkiye için hem "komşu" hem de gelecekte olası bir savaşta, "jeopolitik ve jeostratejik" açıdan Türkiye'nin "ilgi sahasına" giren "potansiyel düşman"dır.

Türkiye de, bu sınırdaş ülkeler tarafından aynı şekilde değerlendirilir...Bu durum çok doğaldır ve "Harp Tarihi"  ve "savaş stratejileri" argümanlarında da yerini bulur...

Prusyalı Generel Carl Von Clausewitz(1870-1831), yazdığı "Savaş Üzerine" adlı kitabında, "Savaş politikanın başka araçlarla devamıdır" diye yazar...

Bu sözler, ülkelerin, daha barış zamanında, savaş için hazırlanmalarını ve planlar yapmalarını öngördüğü gibi, mevcut politikalarını da, son ana kadar sürdürmelerini, ülkeler arasındaki problemlerini barış içinde çözülmesini önerir...Savaş, karşılıklı politikaların sürdürülemez hale geldiğinde çözüm için başvurulacak en son çare olarak düşünülmelidir...Ama bu düşünce, olası bir savaş için plan ve hazırlık yapılmasına engel değildir.

Bu arada, komşu ve sınırdaş ülkelerin hiçbiri için "bizim için tehdit değildir" gibi, gevşetici düşünceler, komşu ülkelerin en çok hoşuna giden tavırlardır...

"Su uyur, düşman uyumaz" sözünü unutmamak gerekir.

Bu nedenle, Türkiye ve sınırdaşı ülkeler daha barış zamanında iken, birbirlerini potansiyel düşman olarak gördüklerinden, muhtemel bir savaş için daha barış zamanında -- o ülkelerle ne kadar iyi ilişkiler içinde olunursa olunsun -- planlar hazırlarlar ve hazırlanan bu planlar da "Harp Oyunları" ve "Plan tatbikatlarında" ve de "arazi koşullarında" test edilirler...

Bu planlar, "çok gizli" gizlilik derecesinin de ötesinde "kozmik" bir gizliliğe haizdir... Bu planların ve bu planlara dayanan "Durum Muhakemeleri"nin ve "Harekat Planları"nın, ilgisi olmayanların eline geçmesi, "Yurt Savunması"nın tehlikeye girmesi demektir.

Bunu yapanlar yani bu planları dışarıya sızdıranlar için kanun ne der bilmem ama; bana göre bu densizlik "vatan hainliği" suçudur.  Bu suç, "barış koşullarında" başka; "savaş koşullarında"  başka türlü cezalandırılır...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ileri gelen yöneticilerin, Suriye konusundaki  en az yukarıda değindiğim planlar kadar "Kozmik" gizlilik derecedeki görüşmelerinin "sosyal medya" aracılığı ile dışarıya sızdırılmasını, "ifade özgürlüğü" kapsamına sokarak suç unsuru olmaktan çıkarılmak istenmesini de -- kim tarafından olursa olsun -- akıl tutulması olarak görüyorum...

cdenizkent

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba cdenizkent. Kusura bakmayın ama ben ne yazıyorum siz ne cevap veriyorsunuz. Bırakın savaşı, düşmanları filan. Orada kozmik odada ne konuşulmuş ona gelin. Sadece masumane savaş planları mı konuşulmuş. Vatanımızı, vatandaşlarımızı nasıl koruruz mu konuşulmış.Yoksa savaş sebebi oluşturmak için Suriye tarafından yapılmış gibi gösterilmek istenen provokasyonlar mı konuşulmuş. Savaş çıkarmak için kendi toprağımıza nasıl füze atarız mı konuşulmuş. Sizin cevabınız kusura bakmayın ama biraz hikaye hatta masal olmuş. Siz benim sorduğuma cevap verin Bakın iki kere sordum cevap alamadım. Son kez soruyorum. Acaba amaç kendi toprağını bombalayarak provokasyon ve tezgah olmasaydı bu dinleme yayınlanır mıydı sizce? Ben sadece bu soruma cevap bekliyorum. Masal dinlemek istersem masal kitabı okurum.

sariyerli1 
 15.04.2014 14:38
Cevap :
Bak kardeşim...Eğer anlattıklarım masalsa, o zaman masal bitti. Unutmadan hatırlatayım, "tarih kategorisi" bölümünde çok sayıda "tarihi masal"ım var...Uykusuzluk çekerseniz, her akşam yatmadan önce onlardan birini okuyabilirsiniz...İyi uykular...  22.04.2014 10:14
 

Sayın yazarım ben bir yerden bir şey çıkarmıyorum. Daha önceki bloglarınıza yazdığım yorumlar gibi bu yorumumu da işinize öyle geldiği için için anlamamakta ısrar ediyorsunuz. Ben diyorum tabii konuşulmalı ve dinlenmesi de bir o kadar ayıp ve suç. Ama ne konuşulduğunun sizce bir önemi yok mu? Orada kendi topraklarımızın ve bizim toprağımız sayılan bir türbenin provokasyon amaçlı vurulmasından bahsediliyor. Sağır sultanın duyduğu bu konuyu siz duymamış olamazsınız. Ama duymamış gibi davranıyor ve her zaman olduğu gibi kaçamak cevaplarla geçiştirmeye çalışıyorsunuz. Ben size bir soru sordum ama cevabını alamadım. Zaten bugüne kadar sorduğum hiç bir soruya cevap veremediniz. Sorumu tekrarlıyorum. Acaba amaç kendi toprağını bombalayarak provokasyon ve tezgah olmasaydı bu dinleme yayınlanır mıydı sizce? Soru gayet net ve açık.

sariyerli1 
 15.04.2014 8:36
Cevap :
Merhaba Sarıyerli...Ben de bazı şeyleri size anlatamamışım...Bakın, barış zamanında bütün komşularımız, "harp stratejisi" gereği, bizim "etki" ve "ilgi" sahamıza giren potansiyel düşmanlardır.Ve ülkemiz her an bir "oldu bitti" ile karşı karşıta kalabilir. Bu nedenle, daha barış zamanlarında, bu ülkeler karşı "taarruz" ve "savunma" planları yapılır ve bu planlara, bizim ve komşu ülkenin bütün olasılıkları(askeri tabirle "imkan ve kabiliyetleri" ve bunlara karşı bizim "hareket tarzlarımız" sıralanır. Bu planlamalar sırasında, her şey konuşulur ve de bunlar "çok gizli"nin ötesinde "kozmik" gizlilik derecelidir...Bu konuşmalar sırasında, örneğin şöyle bir düşünce de ortaya atılabilir: "Suriye bizim uçağımızı düşürürse ne yaparız?" Buna karşılık olarak da, "bizimkini düşürürse biz de onun iki uçağını indiririz" ve ya "onlar Süleyman Şah türbesine saldırırsa biz de Şam'ı vururuz" gibi...Anlatabildim mi? Bu orduyu ne için ayakta tutuyoruz vergilerimizle. Yatıp uyusun diye mi?Selamlar.  15.04.2014 11:58
 

Bu toplantının dinlenmesi ne kadar çirkinse ve ne kadar suçsa ne kadar kabul edilemezse, toplantıda konuşulanlar da bir o kadar çirkin, suç ve kabul edilemezdir. Ne demek savaş çıkarmak için kendi toprağına füze atmak ya da kendi toprağın sayılan bir türbeyi bombalamak. Acaba konu kendi topraklarını bombalama tezgahı olmasaydı bu dinleme yayınlanır mıydı sizce?

sariyerli1 
 03.04.2014 9:05
Cevap :
Sarıyerli...Nerden çıkarıyorsunuz bunları? Savaşa hazır olmak ve etrafımızdaki potansiyel düşmanlar için tedbirler almak neden çirkin olsun ki? Ülkemizi savunmak için hazırlık yapmak ve savunma planları yapmak neden suç olsun ki? O zaman, halkın vergileri ile ayakta oluşturulan büyük ordumuzu ve trilyonlarla ifade edilemeyecek kadar pahalı harp, silah ve araçlarını neden her an savaşa hazır tutuyoruz ki? Bu yalnızca bizim ülkemiz için değil, etrafımızdaki komşularımız için de geçerlidir...Biliyor musunuz ki, bugün Yunanistan'ın İstanbul ve Ege bölgesini ele geçirmek için planları olduğunu...Bunun için, okula başlayan çocuklara daha başlangıçta, bu hedef için oluşturdukları "Megola İdea"sını(Büyük ülkü) öğrettiklerini hiç duydunuz mu? Bugün, Suriye okullarında okunan coğrafya kitaplarında Hatay ilinin, Suriye sınırları içinde gösterildiğini? Kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyin. Siz en iyisi benim burada yazdığım Musul ile ilgili blogları okuyun...Selamlar.  05.04.2014 15:06
 

savaşmı varmış.nerde,ne zaman,kim yapıyormuş onu.

Günhan DOĞANEL 
 01.04.2014 9:02
Cevap :
Merhba...Belli ki, "milliyet,blog" ailesinden değilsiniz. Ama yine de cevap vereyim...Savaş filan yok...Ama, barışı korumak için savaşa hazır olmak gerekir, öyle değil mi? Yoksa neden bütün ülkeler, yüzbinlerce kişilik ordularını her an harekete hazır halde tutmak için, halktan topladıkları vergilerle bu koca koca ordularını beslesinler ki? Selamlar.  01.04.2014 14:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster