Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

17 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
443
 

Savaş tehdidi

Savaş tehdidi
 

PKK ve İmralı canisi Öcalan’dan bu ülke bu güne kadar çok tehditler aldı ancak hiç birisi geçen hafta açıklanan tehditler kadar olmadı.

Hükümlü bulunduğu ve her hafta avukatlarıyla rutin görüşmelerini yapan Öcalan, buradan avukatları aracılığıyla verdiği mesajlarla, hem PKK hem de BDP yi yönlendirmeye ve yönetmeye çalışmaktadır.

Öcalan’ın son açıklamaları ise AKP iktidarının terörle müzakere çabalarının hangi noktalara geldiğini açıkça göstermektedir.

Öcalan avukatları vasıtasıyla yaptığı açıklamada: “31 Mayısa kadar Türkiye’de olumlu gelişmeler olmazsa savaş çıkar” tehdidini savurmaktan çekinmemiştir.

Öcalan’ın bu tehdit dolu mesajını alan BDP milletvekilleri de gerçek yüzlerini ortaya koymuşlardır.

BDP ye göre “şu an ortada olan mütareke 31 Mayıstan sonra bozulacaktır. Türkiye derhal operasyonları durdurmalıdır” deme cesaretini kendilerinde bulmuşlardır.

PKK ya ve KCK ya yönelik operasyonların durdurulmaması halinde ise artık operasyon bölgelerinde “canlı kalkan” oluşturacaklarını da “alenen” söylemektedirler.

Artık savaş çığırtkanlıkları atan Öcalan “Böyle bir savaş sadece dağda değil, şehirler de de olacaktır” deme cesaretini göstermiştir.

Öcalan’ın bu beyanlarından cesaret alan bazı BDP yetkilileri de ağızlarında ki kirli salyalarını dökmekten geri kalmamışlardır.

BDP Bitlis milletvekili Bedir Karabaş bu milletin vekili olduğunu unutarak “Kürtler yaşamı cehenneme çevireceklerdir” diyebilme cesaretini göstermektedir.

Yine aynı Karabaş ve BDP Diyarbakır İl Başkanı Nijat Yaruk “Kürtler artık eski Kürtler değildir, diz çöktürmeye çalıştığınız bu halkın önünde diz çökeceğiniz günler çok yakındır”.

Öncelikle şunu belirtmek zorundayım. Türk tarihine ve Cumhuriyet tarihine iyi bakılsın bu büyük milleti tarihi boyunca hiçbir güç diz çöktürememiştir. Diz çöktürmek isteyenler eninde sonunda bu milletin önünde diz çökmek, aman dilemek zorunda kalmıştır.

Tarihin derin sayfalarına gitmeye gerek yok, Çanakkale’yi, Sakarya’yı görenler bu milletin asla diz çöktürülemeyeceğini görecektir.

Mesele bin yıldır bir ve beraber Anadolu topraklarında yaşadığımız insanlarla olan kardeşliğimizi yok etmek, bölüp parçalamaksa da buna hiç kimsenin gücünün yetmeyeceğini de artık dost düşman herkesin anlaması gerekmektedir.

Hala bunu anlamamış olanlara, anlamakta zorluk çekenlere ise Atatürk’ün emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti devleti anlatacaktır.

Otuz yıldır bu milletin başına bela olan terör örgütü elindeki silahı siyasallaşmak için bir araç olarak kullanacağının açıkça ilanı olmuştur.

2002 yılında sıfır terörle devralınan ülke bugün ise geldiği nokta açısından düşündürücüdür.

İktidarı devralan AKP Okyanus ötesi projelerin uygulanabilmesi için siyasal bir çözüm bulma yolunu seçmiş, ”terör örgütüyle mücadeleden bugün terör örgütüyle müzakere” yolunu tercih etmiştir.

Adına “Demokratik Açılım, Kürt Açılımı” denilen yol haritaları çizmeye çalışmış, ancak son bir aydır gidilen bu yolda bir ay içersinde otuza yakın şehit verilmiştir.

AKP’nin yol haritasını beğenmeyenler, silahla her istediklerini kabul ettireceklerini sananlar “31 Mayıstan sonra Türkiye’yi savaş alanına çeviririz deme cesaretini gösterebilme noktasına gelmiştir.

“Anaların gözyaşını dindireceğiz, akan kanı durduracağız” gibi masum sloganların arkasına sığınan AKP gittiği yol haritasında terörü daha da tırmandırmış, terör örgütü ve yandaşlarını cesaretlendirmiştir.

“Zap suyunda zıplayacağız, Munzur’da çiçek toplayacağız” diyen AKP zihniyeti teröristlerin koşulsuz silah bırakmalarını sağlayamamış, yaptığı açılımlarla da ne PKK yı nede BDP yi memnun edememiştir.

Dünyada hiçbir devlet silahlarını koşulsuz bırakmayan terör örgütleriyle ne masaya oturmuş, nede müzakere yapmıştır. İşte AKP iktidarının yanlışı da burada yatmaktadır. PKK ve BDP ile gayri resmide olsa, İmralı canisiyle “el altından da” olsa müzakereleri yürütmesi teröre cesaret vermiş, Öcalan ve BDP “Türkiye’yi savaş alanına çeviririz” deme cesaretini vermiştir.

İktidar bir an önce gerçekleri görmeli, terörle mücadeleyi aksatmadan, bir taraftan ekonomik ve sosyal tedbirleri alırken, diğer taraftan da dağdaki eşkıyaya haddini bildirecek güvenlik güçlerine yol vermelidir.

Verilecek bu yolla asıl bataklıklar kurutulmalı, terör örgütünün Kuzey Irak’taki yuvaları ve varlığı bir an önce yok edilmelidir.

Bu yapılmadığı takdirde terörle mücadelede zafiyet yaşanacağı da aşikârdır.

Osman Özeker 17.05.2010.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Emperyalizmin, faşizmin, Abd'nin, Ab'nin, Ermenistan'ın, Rum kesiminin, İsrail'in piyonlarına karşı biz de aslanlar gibi savaşırız. Onlar canlı kalkan olacaks abiz de canlı kılıç, canlı mermi oluruz. Hodrimeydan. Mustafa Kemal Atatürk adlı onurlu bir antiemeperyaliste onu sözümüz var. Ley leey leeeyy leeeyyyy....

Necdet  
 19.05.2010 6:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 280
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2914
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster