Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
166
 

Savaşçı Kadınlar

Savaşçı Kadınlar
 

Ege'nin meşhur köylerinde bir kadın.. Eşi çalışmayı ‘sevmediği’ için ailenin yükü omuzlarında. Güneşin doğuşuyla kalkıyor, her gün ailesine hayvanlarına bahçesine koşuyor. Düğün yemekleri yaparak geçimini sağlıyor, yetiştirdiklerini pazarda satarak ek gelir elde ediyor. Yüzlerce kişilik sabahlanan düğünlere hem de, servis takımıyla, sunumuyla, çalışanlarıyla. ‘Catering’ kelimesini hiç duymamış ama kendilerine 'catering' ismini veren şirketlere taş çıkarıyor. Sosyal medyadan da tanıtımını yapıyor bir yandan. Bütün bu işler bitince şalvarını çıkarıp kumaş pantolonunu giyiyor ve yönetiminde olduğu dernek ve partinin işlerine koşturuyor. Dernekte üç üniversite öğrencisine burs veriyorlar.

Almanya’nın küçük bir şehrinde bir kadın.. Babası küçükken ailesini bırakıp Türkiye’ye dönmüş. Sıradan bir ‘Almancı’ hikayesinin yükünü taşıyor. Maddi sıkıntılar çekmiş. Notları muhteşemken babası bir anda okulu aradığı için paniğe kapılan annesi tarafından başka okula gönderilmiş, notlarını zar zor toparlamış. Anaokulu öğretmeni olmasına rağmen maaşı düşük olduğundan garsonlukla desteklemiş hayatını. Babası yüzünden Türklerden nefret etmiş yıllarca, ismini değiştirmiş. Rei ki ve meditasyona merak salınca ailesini irdelemeye başlamış sonra. Meditasyon sırasında baba tarafının ailesine benzediğini sezmiş. Hem kendi merakından hem de dört yakışıklı oğluna memleketini göstermek için Türkiye’ye tatile gelmiş. Aile bağlarının ne kadar kuvvetli olduğunu, Türklerin kafasındaki tablodan çok farklı olduğunu görmüş.  Şimdi ailesine çok daha yakın hissediyor kendini. Daha çok arayıp soruyor halasını, kuzenlerini. Aroma terapi merkezini açma arifesinde. Sınavlara hazırlanıyor. Bir yandan da Türkçe öğrenmeye başladı..

Apayrı iki coğrafyada iki kadın. Kan bağları yok, ama aynı aileden. Aynı soyadları taşımışlar yıllarca. Aynı ailenin erkeklerinin boş vermişlikleri, korkuları onların üstüne kalmış. Kalmamışlar o yükün altında, ‘savaşçı’ olmuşlar. Savaştan anladıkları yok etme değil, aileden gelen yenilgilerine karşı bir mücadele. Yogada iç dengeyi bulmak için yapılan savaşçı duruşları gibi, bazı cılız seslerin savaş dediği aslında terörle mücadele gibi..

Her gün yılmadan savaşıyorlar. Damarlarındaki kandan kudret buluyorlar. Sağlam adımlarla ilerliyorlar kendi yollarında. Ve ilerlerken çevrelerine müthiş bir ilham ışığı yayıyorlar. Gökçen’den Songül Yakut’a bütün kahramanlar gibi..

Var olsunlar!

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Allah yardımcıları olsun..Selamlar..

Selda Çakmak 
 27.09.2017 5:55
Cevap :
çok teşekkür ederim. sevgiler..   04.10.2017 20:24
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 141
Kayıt tarihi
: 24.11.16
 
 

Siyaset bilimi mezunu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster