Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

aygoz Özlem Eryoldaş

http://blog.milliyet.com.tr/aygoz1

25 Temmuz '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
640
 

Saygı, toplum,aile.

Saygı, toplum,aile.
 

Saygı yerinde ve dozun da kullanılmadığı zaman çok tehlikeli olabiliyor.

Hani bir söz vardır " ne ekersen onu biçersin"

Bunu bir çok örnekle belirtmek mümkün. Aile olaark ele alırsak ; anne baba çocuk.

Çocuk daha ilk yaşlardan itibaren evdeki tüm davranışları beynine kaydediyor. Anne sinirli ise tüm anneler sinirli profilinde. Baba sakinse tüm babalar anlayışlı. Ya da tam tersi bunların.

Çocuk okula başlıyor. Ailesinden tek bir fiske yemeyen çocuk okulda dayak yiyor öğretmeninden. Sorguluyor kafasında. Neden ? Dayak nedir ?
Küfür ayıp dememişmiydi annem ? Herkes birbirine bağırıyor, küfür ediyor . Doğru bumu ?

Topluma giriyor. Evdeki aile bambaşka bir dünyada sanki. O yalnız kalıyor bu kalabalık çevrede.
Ailesinden öğrendikleri hep yanlış gibi sanki.
Hamur ailede yoğuruluyor. Diğer malzemeler de sosyal çevrede oluşmaya başlıyor. Yani ne yaparsak yapalım biz aile olarak yeterli olamıyoruz zamanla.
Öğretilenlerin ya da öğrettiklerimizin buza yazılan yazı olmasını seyretmek kalıyor bize..

Peki ya iki kişi evlendiğinde yeni bir aile kurduğunda. İki taraf da farklı yaaşntılardan geldiğinde. (Ekonomik bahsetmiyorum) Çatışmalar çıkmıyor mu ? Sofra düzeninden tutalım da tüm yaşantıya kadar. Birisi diyor ki "ekmek dilimlenip gelir sofraya" öteki: "hayır,ekmek koparlır" .
Çok küçük gibi görülen mesele büyümüyor mu eklenerek zamanla.
İş ailelerin farklılığından başlıyor oluşması zor bir karma aile haline kadar gidebiliyor.

Toplumda ve aile düzeninde belli kuralalr vardır elbet. Uyulması için uyarı gerektirmeyen. Özeller vardır. İnsanı insan kılan. Yaşam biçimini belirleyen. Küçük ama önemli nüanslar.

Blog yazıları geldi aklıma. Hepimiz başka pencerelerden bakıyoruz çoğu zaman. Ama ortak olannoktalarda birleşmiyormuyuz. Ya da bzie yanlış geleni söylemiyormuyuz. Kırılmasın diye onaylamadığımız yazıya evet mi diyoruz. Buna seçimlerden de örnek vermek isterdim ama yapmayacağım. Çok ayrı bir kategori çünkü.

Hayatımız boyunca sorular,sorgular peşimizi bırakmıyor. Bırakmasın da..Yaşadığımızın en güzel belirtisi belki de..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bütün farklılıkları, renkleri, akıcılığı ve değişkenliği ile hayat böyle birşey zaten. Ortak noktalarda buluşmayı becerebilmek kadar buluşulamıyan noktalarda hoşgörü, tahammül ve empati de çok önemli... En doğrusu çocuklara hayatın böyle farklılıklarla dolu değişken ve akıcı olduğunu öğretmek galiba. Hersabah kalktıklarında önlerinde sorunlar yumağı halinde duran yaşama hoşgörü, savaşma azmi, bulmaca çözme yeteneği ve hergün yeni bir enerjiyle başlamaları gerektiğini, başladıkları hergünün sonunda halledebildikleri sorunlar varsa başarının tadını zevkle duyumsamayı öğretmek lazım. Bir dostum der ki; hayat BRİÇe benzer. Dağıtılan kağıtlar elinde olan imkanlardır(bir anlamda kader) Gerisi senin yeteneğine kalmıştır. Bazen en az batmak bile yetenek ister... Hayata her sabah uyanıp yeteneğini kullanacağın keyifli bir oyun gibi bakmak lazım... Biraz fazla optimist bir düşünce ama ben severim... sevgiyle kalın

Yıldız... 
 27.07.2007 15:08
Cevap :
Değerli ve önemli ayrıntılara değinen yorumunuza teşekkür ederim. Briç benzetmesi çok doğru..Sevgilerimle..  27.07.2007 19:04
 

Hepimiz farklı yetiştik, yetiştirildik. Farklı eğitimler aldık. Aynı konuları görmüş olsak da. Anlaşabilmek ve huzurlu olabilmek için orta noktayı bulmak lazım. Yoksa olmaz. Sorunsuz yaşanmaz. Sevgilerle

Gülün içinden 
 27.07.2007 1:45
Cevap :
Evet haklısınız..Orta yolu blabilmek çok önemli..Teşekkür ederim..Sevgilerimle..  27.07.2007 13:16
 

" Fikirlerinden nefret edebilirim, ama onları ifade etme hakkını sonuna kadar savunurum " aile içi demokrasiden başlayarak, okulda, tüm toplumda, siyasette hatta içinde bulunduğumuz bu blog topluluğunda, işin özü burada sanırım. Elbet beğenmediğimiz hatta nefret ettiğimiz düşünceler olabilir. Kişisel hakaret boyutlarında olmadığı sürece ; bunların ifade edilme özgürlüğünü sonuna kadar savunmamız gerekir, diye düşünüyorum. sevgiler Özlemcim...

Neşe İleri 
 26.07.2007 11:08
Cevap :
kesinlikle katılıyorum "hayır" demeyi öğrenebilmek. Olumlu eleştirilerle yol açabilmek birbirmize..Çok teşekkür ederim..Sevgilerimle:))  26.07.2007 14:49
 

Önemli olan her koşulda asgari müştereklerde buluşmayı bilmektir canımın içi. Böylelikle saygı zaten kendiliğinden gelir. Dediğin gibi, hayatın karşısında sorgulama hiç bitmez ki. Kısacık ama ne söylediği belli çok güzel bir yazıydı, sevgiyle kal canım.

Özlem Akaydın 
 26.07.2007 9:15
Cevap :
Canım ! Saygı küçükten büyüğe dozu olduğunda ve doğru anlaşıldığında istismar edilmediğinde bizi biz yapan olgulardan olmuyormu ?..Sıcaklığına teşekkür ederim arkadaşım:)) Sevgiler..  26.07.2007 14:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 185
Toplam yorum
: 1201
Toplam mesaj
: 81
Ort. okunma sayısı
: 1452
Kayıt tarihi
: 10.03.07
 
 

Yazabilmenin özgürlüğüyle... İstanbul'un bir bahar sabahında dünyaya gelmişim. Keşfetmek, anlayabilm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster