Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Şubat '11

 
Kategori
Mağazacılık
Okunma Sayısı
393
 

Saygısızlığın bu kadarı

Saygısızlığın bu kadarı
 

Bu kare herşeyi anlatıyor.


Bir tekerlekli sandalyeli birey olarak; mağazalardan alışveriş yaparken sıkış tıkış raflardan ve daracık olan koridorlar arasından tekerlekli sandalyemle ilerlerken çok zorluk çekiyorum. Bunun yanında elemanlarının bilinçsizce bilgisizce konuşmaları ve davranışları karşısında çektiğim zorluklar ikiye katlanıyor. Ürünü ben seçip alıyorum ücretini çıkartıp ben veriyorum, ama ürün hakkındaki bilgiyi yanımdaki kişiye vermeye kalkıyorlar, para üstünü veya faturayı yanımdaki kişiye vermeye kalkıyorlar. Alışverişi yapan ben, parasını ödeyen ben, kredi kartı şifresini yazan ben, ama beni umursamıyor ve bana zekası geri muamelesi yapıyorlar. 

Bir mağazada kötü olan bir başka şeyde başka müşteriden "yukarıdaki şu ürünü bana uzatır mısınız" demek, bu olay benim gibilerin canını çok yakıyor. Hatırlıyorum, bir mağazada üst raftaki hazır çorba ürününü alabilmek için dört beş dakika kadar bir kişinin gelmesini bekleyip sonra ondan rica edip ürünü raftan alıp bana vermesini beklediğimi... 

Güvenlik kameralarını hırsızlar için koyuyorlar da, acaba o kameralarla müşterilerin çektiği zorlukları eziyetleri görmek akıllarına gelmiyor mu? Ürünü raftan almaya çalıştığımı kameradan görüp te bana yardıma gelmeyi düşünmüyorlar mı? 

Türkiye'deki alışveriş merkezlerine dünyaca ünlü mağazalar açılmaya başlandı ve bu mağazalarda öncelikle müşteri memnuniyeti ön planda tutulmaya başlandı. Müşteriye o kadar çok iyi davranılıyor ki, müşteri o mağazadan ürün almadan dışarı çıkmıyor. Fark etmedikleri şu var; dünyadaki mağazalarda raflar arası o kadar geniş ki aralarında gezip dolaşmak çok rahat oluyor ve raflar yukarıya yapılmıyor ki müşteri üst rafa uzanarak zorlanmasın diye, mağaza elemanlarına müşteri hizmeti hakkında ders verilip bilinçlendiriliyorlar. 

Her ne hikmetse aynı firmanın Türkiye'deki uzantısında aynı kurallar geçerli değil. Türkiye'deki şartlar içinde o standartların geçerli olması gerekli ki, Avrupalı Amerikalı olma hayalleriniz gerçek olabilsin. Altını çizerim "hayalleriniz..." 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 120
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 492
Kayıt tarihi
: 15.12.10
 
 

His kaybı olmayan, sol tarafı felç, tekerlekli sandalyeli bir bedensel engelliyim... 1996 yılında..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster