Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
701
 

Sayın Başbakan'a haksızlık yapıyoruz!

Sayın Başbakan'a haksızlık yapıyoruz!
 

Alkol yasaklaması ve “Kürtçe Pop Star” yarışmasından sonra Recep Tayyip Erdoğan’ı enine boyuna incelemeye karar verdim. 15 yaşından bu güne kadar; yaşamı, düşünceleri, siyasi duruşu, asabi mizacı, egosu, pervasız tavırları; adeta geçmişte yaşadıklarından intikam alırcasına , bazı kurum ve kuruluşları aşağılayıcı tavır ve davranışlarından ‘sultan’ edasına kadar… 

Devletin kesesinden 600 trilyon lirayı bir spor kompleksine yatıran, gizli gizli yapımı süren , bittiğinde Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edilecek 35 milyon dolarlık yat’a sesini çıkartmayan Recep Tayyip Erdoğan’ı tabiri caizse didik didik ettim. 

Onu dedi bunu dedi faslını geçiyorum, defalarca yazıldı çizildi. Fakat anlayamadığım bir nokta var, onu da altını çizerek vurgulayıp geçeceğim, yorum sizlere ait. Cumhuriyet tarihimiz boyunca yapılan her şeyi satan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu “Özelleştirmelerden bugüne kadar 50 milyar dolarlık gelir elde ettik” diye 

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nde açıklama yapıyor…(13.Ocak.2011 Cihan Haber Ajansı.) Bu kadar har vurup harman savuracak paramız vardı da neden sattık? Özellikle kârlı kurum ve kuruluşlardan, Doğu ve Güney Doğuda ki fabrikalardan ne istedik de terörü daha çok hortlattık? 

Biz Sayın Başbakan’ı böylesine eleştirirken, birileri çıkıp her yaptığına doğrudur demeye devam ediyor. Egosu tatmin olmayan insanlara karşı da çıksanız sizi dinlemez, bildiğini yapar. Klâsik bir tespittir ama yaşanılan çocukluğun etkisi çok fazladır kişilik oluşumunda. 

Bunu bilebilme ya da araştırma şansım yok. Ancak görünen odur ki Sayın Başbakan’ın kendisine karşı çıkan hiç kimseye tahammülü yoktur. 

Hepimiz biliriz ki bir kurum, kuruluş, dernek v.s başında ki insanlar; alt kadrosunda çalışan insanlardan sorumludur ve onların başarısızlığı aslında kendi başarısızlığıdır. Çalışan yöneticisinin değil, yönetici çalışanının kusurlarını profesyonelce sahiplenir ve gereğini yapar. 

Son yaşanan Ertuğrul Günay hadisesinde ‘aklıma mukayyet olmak’ için ciddi bir telkin seansında bulundum. 

Efendim, bizler her gün yeni bir psikolojik gerilimle güne başlayıp, ekonomik sıkıntılar yetmiyormuş gibi bir de yasaklarla boğuşurken birileri yıllardır Sayın Başbakan’ı bizim görüşlerimizi almadan ödüllendirip duruyor. Bu nedenledir ki şişirilen ego artık sınır tanımıyor! Bu çok normal, asla sözüm yok. İnsan olmanın özünde var olan bir şey. Ancak fikirlerin çatışmadığı yerde art niyet vardır, ileri Demokrasiden söz edilemez! Düşünce ayrılıklarıdır insanları farklı kılan. 

Bir insanı olmasını istediğiniz şekle getirmenin yolu; zaaflarını iyi yönetmenize bağlıdır. Çok tehlikeli ve düşündürücü bir taktik olup, yaratacağınız Frankeştaynla baş edememe riski de vardır. 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verilen ödülleri gördüğümde ben kendimden ve düşüncelerimden, yaşadıklarımdan ve duyduklarımdan şüphe eder oldum. Allahın vermiş olduğu en büyük yetiyi devreye sokup düşünmeye başladığımda da gördüm ki insanlar Sayın Erdoğan’ı çözmüşler. Zaaflarını çok iyi biliyorlar…  

29 Ocak 2004 - Amerikan Yahudi Komitesi'nden (AJC) cesaret karakteri ödülü. 

18 Nisan 2004 -Time dergisi tarafından "dünyanın en etkili 100 kişisi" listesine seçildi. 

13 Haziran 2004 - Academy of Achievement tarafından geleneksel "Golden Plate" ödülü. 

1 Aralık 2004 - European Voice Dergisinin "Yılın Avrupalısı" ödülü. 

2 Eylül 2005 - İtalyan Akdeniz Laboratuvarı Vakfı'nın "Avrupa Kurumlar" ödülü. 

1 Haziran 2006 - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından Tatar madalyası. 

8 Ağustos 2006 - Hazar Enerji Entegrasyonu'nun "Karadeniz Ülkelerinde Yılın Reformcusu ödülü". 

1 Kasım 2006 - Kızılay'dan Erdoğan'a "Üstün İnsani Hizmet Nişanı". 

2 Şubat 2007 - Tataristan Cumhurbaşkanı Mintimer Şeymiyev tarafından Kültürler Arası Diyaloğu Himaye Ödülü. 

12 Mart 2007 - Rumi Forum tarafından Başbakan Erdoğan'a ve İspanya Başbakanı Zapatero'ya "2007 Barış ve Diyalog Ödülü". 

15 Nisan 2007 - Almanya'nın Hannover kentinde Angela Merkel tarafından "Kristal Hermes Ödülü" 

14 Haziran 2007 - İmedya tarafından 2006 yılının "en başarılı lideri ödülü". 

11 Temmuz 2007 - BM Gıda ve Tarım Örgütü'nden (FAO) açlıkla mücadele ve gıda üretiminin artırılması konusunda önemli katkılar sağlayan saygın şahsiyetlere verilen Agricola ödülü. 

15 Ocak 2008 - Müslüman Sosyal Bilimciler Derneği tarafından "Köprüleri İnşa Etmek" ödülü. 

11 Mayıs 2009 - Kofi Annan ve Zapatero ile birlikte İbn-i Sina ödülü. 

9 Haziran 2009 - Crans Montana Forumu tarafından "Barış, Özgürlük ve Demokrasi" ödülü. 

26 Ekim 2009 - Pakistan devletinin en büyük ödülü olan Devlet Onur Nişanı (Nişan-ı Pakistan). 

29 Aralık 2009 - Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği'nden "Dünya Barışına Katkı" ödülü. 

12 Ocak 2010 - Kral Faysal Fonu'ndan "İslam'a Hizmet Ödülü". 

23 Şubat 2010 - İspanya'dan Medeniyetler İttifakı projesinin harekete geçirilmesinde üstlendiği önemli rolü nedeniyle "Sevilla, Kültürler Arasındaki Bağ Ödülü" 

1 Mart 2010 - BM Habitat ve Refik Hariri Vakfı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasındaki başarılarından ötürü Erdoğan’a liderlik, devlet adamlığı ve iyi yönetişim’ konusunda "Hariri Ödülü" verildi. 

29 Nisan 2010 - Time dergisi tarafından ikinci kez "dünyanın en etkili 100 kişisi" listesine seçildi. Listeye bu yıl Başbakan Erdoğan "liderler" kısmında 17'nci sıradan girdi. 

17 Mayıs 2010 - Gürcistan devlet liyakat madalyası. 

27 Mayıs 2010 - Brezilya Sao Paulo Sanayi Federasyonu Merkezi'nden sanayiye yaptığı katkılardan dolayı "FIESP Nişanı". 

28 Mayıs 2010 - BM Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, Erdoğan'a, "Küresel Sigara ile Mücadele Özel Ödülü". 

29 Haziran 2010 - Dünya Aile Örgütü'nün 2010 yılı "Dünya Aile Ödülü". 

4 Kasım 2010 - Kosova’nın en büyük devlet nişanı olan "Kosova Bağımsızlık Altın Madalyası". 

25 Kasım 2010 - Lübnan ziyareti çerçevesinde Erdoğan'a Arap Bankalar Birliği tarafından "Yılın Lideri" ödülü verildi. 

29 Kasım 2010 - Libya ziyareti çerçevesinde Erdoğan'a "Kaddafi İnsan Hakları Ödülü" verildi. 

11 Ocak 2011 - Kuveyt ziyareti sırasında Şeyh Fahad Al-Ahmad Uluslararası Hayır İşleri Ödülü Kurulu tarafından kendisine tevcih edilen “İslam Dünyası Mümtaz Şahsiyet Ödülü". 

Tüm bu ödüllerin yanı sıra, 15 üniversiteden Fahri Doktora, 4 adet de Fahri Vatandaşlık unvan’ı almıştır. 

Beş duyum beni bu güne kadar yanıltmış… Sözün bittiği yerde olsam da beynim daha çok üretecek, bedenim daha çok çalışacak. Vatan topraklarım üzerinde, insanca, hak ve özgürlüklerime sahip çıkarak ve bir gözüm hep açık ! 

18.Ocak.2011 

Nurcan Çelik Yalun 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Avrupada yasiyorum, dünyayi neyin yönettigini ve neyin yönetemedigini cok iyi görüyorum. Buradaki yaziniza acik bir sekilde yazacagim sey: Bu zamana kadar SIZ neler yaptiniz? Bu ülkeye ne kazandirdiniz? Sizleri ve yaptiklarinizi kimler inceleyecek? Kalkinmanin bütün gerekcelerini yerine getirdi, ülke ne haldeydi cok diil sadece AKP den önceye bakin yeter. Bizim orda delikanliya delikanli anca "Yigidi öldür ama hakkinida ver" dendigi zamandir!!! basbakanimiza sonsuza kadar güveniyorum ve destekliyorum...

Mehmet Kumbasar 
 28.01.2011 17:59
Cevap :
Öncelikle, yazımın başlığını düşüncelerinize 'yakın' sanarak aletin okuduğunuz için teşekkür ediyor, içeriğinde sizi hayal kırıklığına uğrettığım için özür diliyorum... Avrupada yaşıyor olmanız Avrupalı gibi düşünmenizi sağlayamamış. Öyle olsaydı; Hukuksuzluğu, Adaletsizliği, yoksulluğu, hırsızlığı,arsızlığı, siyasallaştırılmış İslâm dinini, Arap ülkelerine kayan eksenimizi, rencide edilen TSK'yı, Alman hükümeti'nin tescillediği Deniz Feneri davasının hasır altı edilmesini ve daha bir çok şeyi eleştiriyor olurdunuz! Ben ülkeme faydalı olmak için çalıştım,okudum, Atatürk İlke ve İnkilâplarına sahip çıktım. Cumhuriyet kadını oldum. Vergimi ödedim. Maliye kapıma geldiğinde göğsümü gererek evraklarımı önlerine koydum. Çalmadım! İnançlarıma, geleneklerime sahip çıktım. Atatürkçü, onurlu bir evlât yetiştirdim. AKP öncesi kötüydü de şimdi çok mu iyi?Beğenmediğiniz hükümetlerin yaptıklarını SATTI !Cari açık 41 milyar 630 milyon dolara yükseldi bir yıllık artış %277,1.HALK AÇ! Esen kalın...  29.01.2011 22:33
 

Bir yorum yazdım, cevabınızı okuyunca kendimi kötü hissettim. Memleket dediğiniz kadar berbat durumdaysa bu halkın aklından zoru olmalı ki AKP'yi hâlâ iktidarda tutuyor. Belki bu seçim kendisini bu kadar kötü yöneten hükümetten kurtulur. Yoksa ben deyişimi "halk fakirliği seviyor" diye değiştireceğim. İşin ilginç yanı 2010 yılında rekor kırılarak 510 bin otomobil satılmış, ev alım kredi kullanımında yüzde 100 artış olmuş. bu da tuhaf bir ekonomik rakam; uydurma olabilir sanıyorum. Her neyse kafam karıştı; sanırım ancak seçimden sonra halkın durumunu net olarak öğrenebileceğim. sevgilerle selamlar

Muharrem Soyek 
 21.01.2011 20:55
Cevap :
Muharrem Bey duyarlı kişiliğinizi biliyorum. Siz okurken kötü hissettiniz ben her gün bizzat görüyorum, yaşıyorum. Bu gün büfeye gelen 24 yaşında ki bir genç, yarı Türkçe yarı Kürtçe karışımı bir lisanla ekmek arası tavuk dönerin fiyatını sordu. 2,5 TL. Cebinde 50 KRŞ vardı. Çay içti ısınmak için. Yaptığı iş ne biliyor musunu? Sanayi sitesinin girişinde özel sektör bir inşaat yaptırıyor. Dışarıya yığılan kumu, demiri çalmasınlar diye dışarıdaki küçücük kulübede nöbet tutuyor! İçerde soba yok! Hareketsiz! Karanlık! Sigortasız! İthal otomobillerin pazar payını internetten öğrenebilirsiniz. İç piyasada ki üreticiler binlerce işçi çıkarttı. Çin malı otomobillerin sayısına bir bakın. 3 milyon ev var boş bekleyen. Sürekli de yapılıyor.Neden? Müteahhit firmalara bakacaksınız:)))Bundan sonra kim gelirse gelsin, elinde bir sihirli değnek yok ki. Bu güne kadar gelenler ne yaptıysa bundan sonrada aynısı olacak. Önemli bir fark var ama. Adalet özgür olacak. Vicdanlar hür! Teşekkür ve saygıyla.  25.01.2011 23:43
 

tıpkı müşteri velinimettir demek gibidir. Siyasetçi halkın omzunda dolaşırken asla kendini halkın üstünde göstermemeli. RTE sanırım bunca ödülden sonra siyasi partileri hafif bularak kendine rakip olarak halkı seçmiş durumda. Son beyanları ve azarlayıcı açıklamaları bana bunu sezdiriyor. Halki kendine rakip gören bir başbakan demokrasilerde çok da fazla tutunamaz, yakın zamanda iner. Ancak AKP hükümetlerinin özellikle de özelleştirmedeki, kadın ve çocuklara yönelik düzeltmelerde, karakol ve sağlık hizmetlerinde, en önemlisi de ekonomideki başarılı çalışmalarını da ben şahsen takdir ediyorum.

Muharrem Soyek 
 19.01.2011 13:02
Cevap :
Sayın Soyek elbette ki düşüncelerinize saygım var. Sağlık hizmetlerinde ki iyleştirmelere de hiç itirazım yok. Her ne kadar özel sektöre geçtiği kıyakçılığı devlet hastahanelerine yapmıyor olsa da görünen bazı gerçekler var. Kadın ve çocuklar için 'söz'de olmayan ne yaptı ben hatırlayamıyorum. Yanlış mı hatırlıyorum bu hükümet döneminde değil miydi tecavüzcülerin sahte raporla aklanması? Anadoluda ki kadına yönelik şiddet ve terör cinayetleri, kadın intiharları halâ en üst noktada. Gelelim ekonomide ki başarılı çalışmalarına. Ekonominin nabzı bir organize sanayi sitesinde işyerimiz. İstanbulda. Ne yaptığını görmek için Halkalı,İkitelli vergi dairelerine gitmek yeterli. Haciz,icra ve kapatma kuyrukları dışarıya çıkmış vaziyette. Vergi memurları makbuz elinde siteleri dolaşıyor. Ödeme yapamıyor insanlar. Cari açık en üst noktada. İşsizlik o keza. Sosyal güvencesiz çalışan milyonlarca insan var. İş yok. Fabrikalar kapandı.Çinden ithalât büyük fabrikaları mahvetti. Söylediklerine inanmayın  20.01.2011 17:42
 

Yazacak, söyleyecek, katkıda bulunacak bir yorum yapamıyorum.. Çok güzel bir gözlemleme ardından bir çözümleme yapmışsınız. Tebrikler...

Ergun Oskay 
 18.01.2011 21:50
Cevap :
Aklın yolu bir Ergun Bey. Teveccühte bulunmuşsunuz çok teşekkür ediyorum. Saygıyla efendim, aydınlık kalınız.  19.01.2011 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster