Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Haziran '18

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
178
 

Sayın CB Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sn. Muharrem İNCE

Sayın CB Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sn. Muharrem İNCE
 

Yarın İstanbul’da gerçekleşecek Güneydoğu Kanaat Önderleri İftar buluşmasına katılımım için aldığım davete teşekkür ediyorum.

Bu davetin bana düşündürdüklerini buradan; sizin,  en yakın rakibinizin, 10 yıldır yazdığım Milliyet Blog ortamının, 2004 ten beridir benimle yakın diyaloğu olan çokça TV programı yaptığım, Diyarbakır’a dair yazılarımın yayında olduğu sevgili Taner ÖZBAY’IN Başkanı olduğu TV21 ve Haber21 izleyicilerinin ilgisine sunuyorum.  

Siyaset Bilimi ve Ekonomi eğitimi almış biri olarak hayatın akışında, kamuyu ve bu dönem seçim programlarını mümkün olduğunca izleyen, farklı tercihlerden insanlarla diyaloğu olan gözleyen, düşünen ve imkânlarımca ‘Siyaset ve Ekonomi yazan’ objektif realist çözümcül biri olarak (politik polemiklere girmeyecek şekilde) farklı açıdan düşüncemi ifade etmeye çalışacağım.

1-Tüm Türkiye’nin olduğu gibi Diyarbakır çevresinin de; toprağı, suyu, turizm imkânları, ‘azalan kullanılabilir su’ , ‘sulama kaynaklarının düşük oranda kullanımı’, ‘coğrafyasına uygun olmayan hayvancılık stratejisiyle’ , ‘tarım ürünleri ithaliyle’ ve ‘düşük turizm potansiyeliyle’ coğrafyasının verimli yönetilmediği hatta hor kullanıldığı açıkça anlaşılmaktadır.

2-Farklı kökenlerden oluşan vatandaş gruplarının sorunlarının olduğunu TV programlarında siz şahsen söylemenize rağmen bu problemlerin neden giderilemediğini anlamak mümkün değil, devletin bir tek vatandaşın bile makul demokratik taleplerini muhatap alması gerektiğini düşünen biri olarak Türkiye sosyolojisinin de etkin yönetilemediği hatta yönetim programının kargaşa yarattığını gözlüyorum. Terörle mücadele için yapılan harcamalar, teröre neden gösterilen sorunların çözümü için harcansaydı teröre gerekçe kalmayacağı gibi istihdam ve refah artışı sağlardı. Silaha harcanan paraların sorunları çözmeye harcanmalıdır.

3-Tarihsel süreçte sosyolojiden üretilerek geliştirilmesi gereken hukuk yerine, ithal hukuk siteminin toplumsal yapıyla örtüşmediği ‘Ceza Evlerindeki Mevcutlarla’ açıkça anlaşılmaktadır. Ceza evlerindeki kabarık mevcut suçlu sayısı aynı zamanda (sosyolojik- toplumsal) toplum yönetiminin göz ardı edildiği ve eksik olduğu anlamına da gelmektedir.

4-Nüfusun demografik analizi yapılmadan oluşturulan sanayi politikası ve teşvik paketleri ekonomiyi büyütürken, işsizliği ve gelir bölüşümündeki dengesizliği gidermediğinden ekonomik büyüme sosyal denge sağlayamadığından sosyal problemler çözümlenememektedir.

5-Yeraltı kaynakları, yer üstü tarım hayvancılık turizm gibi doğal kaynaklarının eksik yönetimine ilave çarpık sanayileşme ve teknolojik gelişim nedeniyle oluşan işsizlik ‘göçmenlerin SGK sız ve düşük ücret talepleriyle’ daha da kronik hale gelmektedir.  Oluşan durum ‘yakın zamanda mülteciler ve yerli işsizler arasında’ sosyal kargaşa üretmeye gebedir.

Yukarıdaki beş maddede özetlemeye çalıştığım göz ardı edildiği intibaı uyandıran ana sorunlar irdelenip çözümlenmeden devletin ve toplumun rasyonel yönetilmesi, potansiyelinin hakkının verilmesi, toplumsal huzurun sağlanması çok zordur.

Maalesef seçim propagandalarından anlaşıldığı kadarıyla muhalefetin de bu konuların farkında olmadığı anlaşılmaktadır.

Saygılarımla,

Kadri KANPAK        

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne ilginç hatırı sayılır okur arasından biri dahi yorum yapmamış mı? yoruma kapalı mı diye düşündüm ve yazabiliyorum. Ciddi kafa yorup yapılan hatta biz sıradan insanların çoğunun bilip merak ettiği sorunların üremeden kurutulabilmesi olanakları neden denenmez? emeğinize sağlık saygılar

Cemile Torun 
 10.06.2018 2:52
Cevap :
Cemile hanım merhaba, önemsediğim bloglarım maalesef az okunur ve ender yorumlanır, teşekkür ediyorum. Selamlar  14.06.2018 0:48
 
 
Toplam blog
: 606
Toplam yorum
: 1992
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1069
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster