Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
774
 

Sayın milletvekillerimiz, lütfen utanır mısınız?

İnsanlar, yaşam süreçlerinde yaptıklarıyla ya övünürler ya da yapmadıklarından veya yapamadıklarından dolayı da mahcup olurlar ve utanırlar.

Dün gece, İstanbul Zeytinburnunda meydana gelen bina çökmesi sonucu, yine vatandaşlarımızın canı yandı.

Bu öyle bir can yanışıydı ki, birileri için geri dönülmezliğin başlangıcı oldu. Onlara Allahtan rahmet diliyor, ailesine ve yakınlarına ise baş sağlığı dileklerimi iletmek istiyorum.

Bunun yanında ise, evini barkını kaybeden, hem maddi, hem manevi hem de fiziki yaralananlara da geçmiş olsun diyorum.

Bundan bir kaç gün önce de, 1999 depreminde canı yanan binlerce insanımız, yargının vermiş olduğu "DAVALARIN ZAMAN AŞIMINDAN DOLAYI DÜŞMESİ" kararı ile canları bir kez daha yandı.

Bu "ZAMAN AŞIMINDAN DAVALARIN DÜŞMESİ", şu son 3-5 yıl içerisinde sanki moda oldu.

Yıkılan binalarda telef olan insanlarımız ve de açılan davaların zaman aşımına uğraması, hortumcular hakkında açılan davaların yine zaman aşımına uğraması karşısında insan, bu nasıl oluyor diye sormadan edemiyor.

Bu davaları zaman aşımına sokan kimdir? Bu işi yapan bir sorumlu yok mudur, hiç olmazsa ona ceza verelim de, vicdanlar rahat etsin, huzur bulsun.

Olaylar sanki "FAİLİ MEÇHUL GİBİ".

Yargıda zaman aşımıyla davalar düşüyor, TBMM'mizde ise, maşallah bu tür yasaları ele alıp düzeltme cihetine giden yok. Sayın vekillerimiz, iktidarıyla, muhalefetiyle el birliği yapmışlar ve sanki yasalarımızın düzeltilmeye ihtiyacı yokmuş gibi, sessiz ve sakin oturuyorlar.

Şu rezalete bakın, TV kanallarında, 10 yaşındaki bir çocuğun araba kaçırması, yakalanıp tekrar tekrar serbest bırakılması, en son vukuatını müteakip, serbest bırakılınca da yine ilk icraatı olarak, bu kez bir genç kızımızın karnına bıçak dayayarak onu gasp etmesi.

Aylarca, medyada yer alan çocuk pornosu ile ilgili yakalananlar, göz altına alınmalarını müteakip bir kaç ay sonrasında şimdi serbest bırakılmış.

Basında yer alan bir haberden, ABD'de çocuk pornosu için öngörülen cezanın 135 yıl olduğunu okudum. İşte ceza budur. Sıkıysa birisi gelsin de çocuk pornosu ile ilgilensin. Adamlar verecekleri cezalar ile, insanları suç işlemeden caydırıyorlar.

Peki, bizde durum nedir dersek ve özetlersek; yakala, göz altına al, serbest bırak, adam yine gasp yapsın, hırsızlığa devam etsin, vatandaşın canını yaksın.

Sayın milletvekillerimiz, lütfen, bu konulara el atınız. Yasama görevi Sizlerin değil midir? Seçimler geliyor. Canı her yönüyle yanan bu insanlarımızın karşısına hangi yüzle çıkabileceksiniz? Canı yanan insanlarımızın soruları karşısında, "TAKDİRİ İLAHİDİR" mi diyeceksiniz?

Sizler belki farkında değilseniz ama, büyükşehirlerde, insanlar, akşamları belli bir saatten sonra dışarı çıkmaktan imtina eder hale gelmişlerdir. Hele hele, kestirme yol diye tenha sokaklara girenlerin vay haline.

Son örnek mi? İlyas SALMAN. Adamcağızın beti benzi atmış olay sonrası.

ATO'nun sanırım Emniyet Genel Müdürlüğünden aldığı verilere göre, 39 saniyede bir suç işleniyor ülkemizde. Bu tabii ki kayda giren suçlar. Girmeyenleri de dahil etmesek, ülkemizin ne kadar vahim bir durumda olduğu ortada değil midir?

Şunu sormadan edemeyeceğim. Sayın milletvekillerinin bu olaylardan haberleri yok mu? Benzer olayları yaşamadıklarından mı, yaşananları sanal bir olay gibi mi görüyorlar?

Teşbihte hata olmaz, Başbakanımızın tabiriyle, bir vatandaş olarak sormak geliyor içimden, TBMM yan gelip yatma yeri midir? Yasalardaki boşluklar niçin doldurulmuyor? Ceza yasalarını ele alacak yeterli düzeyde ve sayıda milletvekili mi yoktur? Yoksa, yasalardaki boşluklar, birilerinin kara günleri için mi muhafaza edilmektedir?

Bu nedenle, sayın milletvekillerimizi, canı yanan halkın bu yaşadıklarında, sorumluluklarının bulunması nedeniyle, UTANMAYA davet ediyorum.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Düşünceler ve isyanlar hep aynı. Bu nedenle kesinlikle bizim gibiler çoğalmalı. Nerede sivil toplum ötgütleri???. Her dava zaman aşımına uğruyor. Anlamakta bazen güçlük çekiyorum. Davaları zaman aşımına uğtratanların hiç mi vicdanları (varsa) sızlamıyor? İzin verirseniz, yazını da koyu renkli olan yerleri alıp bulunduğum ildeki "Yerlel Gazetelere" yazmak istiyorum. Gönderdiğim bazı yazılarımı yayınlıyorlar.(Bu bir cinayettir vs.) Keriman Tevhit Ertuğrul Emekli Öğretmen

68'li 
 24.02.2007 12:15
Cevap :
Sevgili Öğretmenim, Tabii ki, söz konusu yazımdan ve hatta uygun göreceğiniz diğerlerinin istediğiniz bölümlerinden alıntılar yapabilir, istediğiniz ortamlarda bu düşünceleri yazabilir, yazdırabilir ve de konuşabilirsiniz. Bu, beni ancak mutlu eder. Çünkü doğru düşüncelerin yayılmasının Ülkemize ve insanlarımıza olumlu yansıyacağına inanıyorum. Çünkü siyasetimizin, ETİK yapılabilmesinin, ancak, siyasilerimizin bilerek ya da bilmeyerek yaptıkları yanlış, hatalı ya da eksik uygulamalarını sürekli gündemde tutarak ve de Halkımızın Unutkan olmadığını onlarla göstermekle mümkün olabileceğini düşünüyorum.Bu güne kadar aksi mümkün olabilseydi zaten, şimdi ne yolsuzluklardan, ne de zaman aşımından düşen davalardan bahsederdik. Onun için, yazılarımı, gözden kaçırdığım hususlardaki ek görüşlerinizle birlikte her platformda kullanabilirsiniz. Yeri gelmişken, Milliyet gazetesine bu imkanı ve Sizleri tanıma fırsatını bizlere verdiği için teşekkürlerimi yinelemek isterim. Saygılarımla,  24.02.2007 19:03
 

Atila bey önemli bir konuya değiniyorsunuz ama maalesef, milletvekilleri de bu hortumlama olaylarında pay aldıkları için ileride başlarına gelebilecekleri bildikleri için bu gibi konuları görmezden geliyorlar. Ülkeyi bu duruma getirenler bugüne kadar ülke yönetiminde söz sahibi olan miletvekilleri değil midir? Kimi kime şikayet ediyorsunuz, kimden ne bekliyorsunuz, onlar seçilme telaşında şimdi, genel başkanlarının gözüne girmek için yalakalık yarışındalar. Saygılarımla.

İsmail Keles 
 23.02.2007 3:57
Cevap :
Sevgili Keles, Hepimiz tabiiki bu Ülkede yaşıyoruz.Hiç birimiz uzaydan gelmedik.Bu Ülkede kimin ne yaptığı, aklı başında olan ve biraz gündemi takip eden herkes tarafından bilinmektedir.Sizde, bu durumu güzel bir şekilde ifade etmişsiniz.Amacım, Siyasetle uğraşanları, ETİK siyaset yapmaya davet etmektir.Siyasetin etik yapılabilmesi, yine bu konuda hassasiyet gösterecek olan siyasilerle mümkündür. Biz bu sürecin hızlanması için, siyasilerin yaptıkları olumsuzlukları, yapmaları gerekirken yapmadıklarını birer birer ortaya koyayarak, onların UTANMALARINI sağlamaya çalışmalıyızr.Bu sürecin sürekli bir şekilde gündemde tutulmasının fayda sağlayacağına inanıyorum.Demokrasiye, düşünce özgürlüğüne inanıyorsak, Ülkemizin en büyük sorunu olarak gördüğüm "SİYASETİN KANDIRMACA OLARAK ALGILANMADIĞI", DOKUNULMAZLIĞIN KALDIRILMASI YA DA EN AZINDAN SINIRLANDIRILMASI" konularında, bildiklerimizi halka aktarmalı ve yanlış yapanları AFİŞE etmeliyiz. Ne zamana kadar derseniz, onlar UTANANA KADAR...  23.02.2007 15:23
 

Istiklal Marsi'ni bile okuyamayan insanlar hakkimizda karar aliyorlar. Ceylan derisi koltuklarda uyuklamakla olmuyor bu is. Devletimiz depremde cani yanan halkimiza adalete gucu yetmedigini bir kez daha gostererek guvensizlik ortami yaratti. Tepedeki insanlar uzaydan gelmedi, onlari biz, siz, herkes oy vererek secti. Belki de sikayet etmeye hakkimiz yok. Insallah dogru secimlerle daha akilci bir devletle guzel bir Turkiye'ye kavusuruz. Elinize saglik, sevgiler...

Hasan ARSLAN 
 23.02.2007 1:22
 

TDK utanmayı 'Onursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak, korkmak, mahcup olmak' olarak acıklamış. Şimdi bizim sayın! milletvekilleri ne yaptıklarının zaten farkında olmadıkları için galiba utanmayacaklar da. Çünkü yıkılan sadece evler değil insanların hayatıydı. Bir gecede tüm hayatlarını yıkıntılara gömen halka, verilecek cevap' zaman aşımı'nedeniyle dosyalar kapandı olmamalıydı. Utanmak değil sokağa bile çıkamamaları lazımdı eğer anlatıma uysalardı. Yazınız için kutlarım, ellerini dert görmesin.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 22.02.2007 19:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 524
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 841
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster