Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '06

 
Kategori
Restoranlar
Okunma Sayısı
2020
 

Sayın Reha Tartıcı'nın Merih’i üzerine

Sayın Reha Tartıcı'nın Merih’i üzerine
 

Sayın Tartıcı’nın, eski usül meyhanelere örnek olarak gösterdiği Merih ile ilgili görüşlerini bizlerle paylaştığı yazısını ilgi ile okuduktan sonra, daha önce de birkaç yazımda değindiğim konularla ilgili bazı tespitler yapmam gerektiğini hissettim.

Öncelikle, Reha Bey’e çok teşekkür ediyor ve ilk İstanbul seyahatimde Merih’e uğramaya çalışacağımı bilmesini istiyorum. O zaman, Merih ile ilgili bir yazı da ben yazarım ve farklı bir bakış açısından da okuyucularımız faydalanmış olurlar umarım.

Yazıda, eski usül meyhanelerle ilgili yapılan tespitlerin büyük bir bölümü doğru ancak yazı ile birlikte yayınlanmış olan fotoğraf, şayet, sözkonusu mekanın içinde çekilmiş olan bir görüntü ise tepede durmakta olan ve sanıyorum bir maçın oynanmakta olduğu dev ekranın eski usül meyhane anlayışı ile işletilen günümüz mekanlarında bence yeri olmamalı. Eskiler "demin en iyi mezesi sohbettir" derler. Demlenirken; maç seyredilmez, film izlenmez. Maç seyrederken içki içilebilir o ayrı konu. Ama eski usül bir meyhanede sıkı bir demci, rakı içerken maç seyretmez bana göre.

Bardaktan süzülen buz gibi bir rakının en iyi mezesi sohbettir, muhabbettir, gönülleri karşılıklı sermek ve hemdert olurken aynı zamanda hemdem olmaktır.

Bir diğer üzerinde durmak istediğim konu da şudur ki; hiçbir eski usül demci rakının üzerine ya da yanında tatlı yemez. Alkolle ya da üzerine alınan şeker, kandaki alkolün daha kuvvetli parçalanmasına ve dağılmasına sebep olacak ve istenmeyen fiziksel problemlerle karşılaşılabilecektir. O nedenle sakızlı muhallebinin rakı içilen bir yemek üzerine doğru bir tercih olmayacağını düşünmekteyim.

İyi bir rakı muhabbetinin üzerine, eski usül meyhaneler bir tabak dolusu limonlu maydanoz ve sade Türk kahvesi servis ederler. Limonlu maydanoz mideyi alkolün istenmeyen rahatsızlık verici etkilerinden arındırırken, şekersiz Türk kahvesi de alkolle uyuşmaya başlayan sinir sisteminin sıkı bir uyaranı olacaktır.

Meyhaneye girildiği gibi çıkmak, malum eski meyhane adabının son derece önemli ve değişmez kuralıdır.

Bu konuları bir kere daha paylaşma imkanını bana verdiği ve tavsiyeleri için Sayın Reha Tartıcı’ya bir kere daha teşekkür ediyor, sizlere de afiyet olsun diyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sevgili aydın bey,sarı sıcak isimli yazınızda nazım hikmetin bir şiirinden alıntı yapmışsınız.Yazınızda ki duygu yoğunluğu ve duygu patlaması çok derinden hissedilebiliyor tanıyor iseniz çok büyük bir edebiyatçı olan hüseyin nihal atsız beyefendi hakkında bir yazı bekliyoruz

eşref sencer 
 09.08.2006 10:52
Cevap :
Hüseyin Nihal Atsız, "Siyasette muhabbet... Hepsi yalan palavra... Doğru sözü “Kül Tegin” kitabesinde ara... Lenin’den bahsederse karşında bir maskara Bir tebessüm belirsin sadece dudağında." diyen ve Nazım Hikmet ile kıyaslanması, elma ile armutu karşılaştırmak kadar abesle iştigal olan, savunduğu idealleri paylaşan insanlar tarafından bayraklaştırılmış bir şahsiyettir. "Bozkurtlar Diriliyor","Bozkurtların Ölümü" gibi kitapları Türk edebiyatının başucu kitaplarıdır. Atsız ile ilgili ayrıca bir yazı da elbetteki yazarız. İlgi ve yorumlarınız için, çok teşekkür ederim.  09.08.2006 11:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 910
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3688
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster