Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
150
 

Sebebi Bulabilmek ve Çözüm İçin Çok Akıllı Olmak Gerekmiyor

Sebebi  Bulabilmek ve  Çözüm  İçin  Çok  Akıllı  Olmak Gerekmiyor
 

Hayatın  akışında   normal  ve normalin dışında  pek  çok  olaylarla  karşılaşmaktayız.

Normal olanlar konumuzun dışında...

Genel  görüşler çerçevesinde  normal  olmayan,  genelde  üzüntü  veren olayların  sebebi  düşünülür.

Pek çoğumuz  böyle olaylarda  sebebi  başka  noktalarda  ararız  suçu  asla  kendimizde bulmayız,  suçlu  her  zaman  başkalarıdır....

Sağlıklı  düşünenler   olayın  suçlusunun  öncelikle  kendisi  olduğunu  bulur, evet, suçlu  kendisidir 

Hazineye  ait parasız  diye  dere yatağına  ev  yapan  vatandaşın  yağışlar  sonucu  evini  sel basması  gayet  doğaldır. Veryansın edip başkalarını suçlamaya, kameraları çağırıp duygu  sömürüleri  yapmaya,  halktan  yardım beklentisini dile  getirmeye,  hele  hele  devlete çağrı yapmaya  hiç de hakkı  yoktur.

Sağlıklı düşünen  beyinler "hata  benim, suç  benim, buraya  ev  yapmamalıydık"  diyeceklerdir...

Böyle bir girizgahtan sonra  öze  gelirsek;

Maddi yönden  geçim sıkıntısına  düşmüş bir  ailenin  büyükleri, ana-babası  neden  bu  durumlara  düştüklerinin sebebini  araştırdıklarında;

-Harcamalardaki  israfı,

-Dış  etkenlerde  enflasyon  gibi olası  negatif durumları  tahmin edememe,

-Ailede, yaşamda  her konuda  fikir  birliğinde  ve  uygulamalarda  uyum  olmaması,

-Yaşamsal  ihtiyaçların dışına  çıkılması  (lüks  gibi),

Sebepleri bulacaklar  bu  durumdan  çıkış  için    şu  kararda  hem fikir  olacaklardır:

"Mevcut  gelire  göre  her  türlü   harcamaları  küçülterek azar  azar  da  olsa  borçları ödemek  ve  dış  destekli  yaşamdan  kurtulmak"...

Gerekli bazı ihtiyaçları  dışarıdan  almak yerine  ev  içinde  üretebilmek,  (örgü,  salça,  turşu, hobi  bahçesinde (balkonda  bile)  nane-maydanoz  yetiştirmek,  ev  tarhanası  yapmak  gibi...

Bunun  için  bütünsel  bir iradeyi hayata  geçirmek  şarttır. Sağlıklı  düşününce  görünen  o  ki,  tek  kurtuluş yolu  budur

Bu  yöntem toplumun  en  küçük  birimi ailede böyledir,

Kurumlarda  da  böyledir,

En büyük  kurum  devlette  de böyle olmalıdır...

Borçlanarak  ve  destekli yaşamak nereye  kadar  devam  eder? Gün  gelir  alarm  zilleri çalar, alarm  durumunda  çözümler daha  güçleşir...

Sonuç: KENDİ YAĞIMIZLA KAVRULACAĞIZ,

Bizim  kendimizden  başka dostumuz  yok,

Tökezlediğimizde arkamızdan tekme  atacaklar çoktur,

Tedbirli, temkinli,  tasarruflu ve ÜRETEREK yaşamak  tek  çözüm  ve çaredir,

Selam ve  saygılarımla,

Yurdagül Alkan.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tüketim toplumu olmaya da adeta teşvik edildik pompalanan reklamlarla. Hayatımızda bizi en mutlu eden şeyin alışveriş olduğunu adeta dikte ettiler beyinlere. Üretimden uzakta politikalarla kısa vadede çok kâr etme amacında olanların günahı ağır çekecektir. Hani "Borç yiğidin kamçısı" diye bir atasözümüz var ya galiba bu sözden ödenemediğinde kamçının yiğidin sırtında şaklayacağını hepimizin anlaması gerekiyor...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 16.08.2018 11:13
Cevap :
Ayşegül hanımcığım, tüketim toplumu olmaya teşvik edildik biz de hazırmışız ki o dümene girdik. Reklamlar ah o reklamlar. Kanmamak lazım bunun için de irade gerekiyor. Biz aile olarak ihtiyacımızı bir ay evvelinden programa alıp bir sonra gerçekleştiririz. Reklamlarla işimiz yok, o yüzden bütçemiz ayarlı. Toplumda borçsuz olan az bir kesim içindeyiz, selamlar, mutluluklar...  19.08.2018 21:31
 

"Ayağını yorganına göre uzat" atasözü boşuna söylenmemiş herhalde sevgili kardeşim değil mi ya... Bir başka atasözümüz de "Sen işini kış tut da yaz çıkarsa bahtına" der... Duygu ve saptamalarınız günümüz insanına bana göre çok faydalı... Sağ olunuz var olunuz:)

Halil Güven (Sökeli) 
 16.08.2018 8:06
Cevap :
Değerli hocam, ayağı yorgana göre uzatmak özdeyişi unutuldu son yıllarda...Gerekli gereksiz bir harcama almış başını gidiyor. Bir bayan arkadaş elinde bir mutfak cihazı ile geldi bize, nasıl kullanılacağını soruyor. Kullanma talimatını istedik yanlışlık yapmayalım diye. Altı yıl evvel aldığını, kullanma kılavuzunu da atmış olduğunu söyledi. Altı yıldır kullanmamış,ihtiyaç değilmiş o vakit, peki niye almış o zaman? Evde bulunsun muş...Para harcamak da önceliklere ve ihtiyaçlara yönelik bir sanat, selam ve saygı ile...  19.08.2018 21:23
 

Ayağımızı yorgana göre uzatmayı unuttuk,şimdi ayazda kaldık,ayağımız üşüdü.Biz tüketim ekonomisinin dişlilerine kendimizi kaptıralı beri,boşanmalar arttı,borcu olmayan bir tek kul yok.Ama herkesin elinde son model cep telefonları var.Yollarda lüks otolardan geçilmiyor.Borç harç da olsa,illaki lüks kına geceleri,şatafatlı düğünler yapılıyor.Evler tam tekmil döşeniyor da yürekleri sevgiyle döşemeyi unuttuk.Bilmiyorum artık geri dönüş nasıl olur? Olursa da çok sancılı olur.Çok güzel bir yazıydı sevgili Yurdagül hanımcığım.Ellerinize sağlık.Saygı,sevgi ve selamlarımla,sağlıcakla kalın...

fisun gökduman kökcü 
 15.08.2018 13:20
Cevap :
Fisun hanımcığım, haddimizi bilmiyoruz, ayranımız yok içmeye, tahterevalli ile gideriz şey etmeye...Komşunun varsa kendisinin de olmalı, arkadaşlar ve komşularla yarış...Güç yoksa borçlan, peki o borçları kim ödeyecek...Düşünen yok nasıl olsa borç yiğidin kamçısı demişler...Bir gün o kamçı fena acıtacak bunu düşünemeyenler için de vakit geçmiş olacak,yazık. Selam ve sevgi ile...   19.08.2018 21:01
 

"Üreterek yaşamak!" Yurdagül hanımcığım, tüketim çok üretim yok, tüketerek yaşamaktan geldi ne geldiyse umarım fazla canımız yanmadan düze çıkabiliriz. Sevgiler Selamlar

Cemile Torun 
 15.08.2018 0:50
Cevap :
Çok doğru Cemile hanımcığım, başımıza ne geliyorsa üretmeden tüketerek yaşamaktan geliyor. Sonra, düşünüyorum da üretmeden tüketerek ve borçlanarak yaşamak nereye kadar? Elbet bir gün patlak verecek, belki bir şekilde püskürtülür ama bu çözüm değil, tek çözüm ÜRETMEK, ÜRETMEK...Selam ve sevgi ile...  15.08.2018 14:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 329
Toplam yorum
: 5744
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1668
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster