Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '18

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
32
 

Sebep-Sonuç İlişkisine Farklı Bir Bakış

Evet bu hakikati kısa bir misal ile açıklamak isteriz.

Dünya hayatı Yüce Yaratıcı tarafından öyle kurgulanmıştır ki her netice bir takım sebeplerin bir araya gelmesine bağlanmıştır. Zeka ve çalışma bir araya gelirse başarı gelir. Tarlaya tohum ekilir, sulanır ve güneş de alır ise tohumlar filizlenir gibi. Tabii sebepler ile sonuçların gösterdiği bu paralellik kimi zaman şöyle bir yanılgıya sebep olabiliyor: Sonuçları meydana getiren, yaratan şey sebeplerdir. Oysa bu çok temel bir yanılgıdır. Bu yanılgıyı anlamak için sebeplerin ve sonuçların niteliklerine biraz dikkatli bakmak yeterli olacaktır.

Tohumların filizlenmesi örneğinden gidersek, ortaya çıkan netice harikulade bir eserdir. Küçücük bir tohumdan çıkan bir ağacı düşünürsek ağaç muhteşem bir fabrika, harikulade bir sanat eseridir. İnsanlara ve diğer canlılara sayısız faydaları olan meyveler veren, yapraklarından köklerine ve dallarına kadar her yerinde mucizevi özellikler barındıran yüksek teknoloji ürünü bir eserdir. Diğer yandan bu neticeyi meydana getirdiği düşünülen sebeplerin niteliğine bakarsak elimizde olan sebepler şunlardır: Tohum, su, güneş, toprak. Bu sebeplerin niteliği ise cansız, akılsız, şuursuz, iradesiz ve kudretsiz şeylerdir. Tohum dediğimiz şey içeriği karbon, azot vb atomlardan ve çeşitli protein vb’den oluşan cansız bir nesnedir. Ancak Allah onun DNA’sına koca bir ağacın kodunu yüklemiştir. Sadece bir fihristtir, kudreti, şuuru, aklı, fikri yoktur.

Diğer yandan su, güneş, toprak gibi diğer sebepler de aynı şekilde ilim, sanat, kudret ve irade taşımayan şeylerdir. Şimdi tüm bu akılsız, iradesiz ve kudretsiz sebeplerin bir araya gelip de bir ağacı meydana getirmesi akıl dışıdır. Zira yüksek teknoloji ürünü bir netice ancak çok yükse derecede ilim, kudret, şuur, sanat ve irade ile elde edilebilir. Demek ki neticeyi halkeden gözle görülen sebepler değildir. Ancak şöyle yorumlanırsa doğru olur: “Yüksek ilim, kudret, sanat ve ilim sahibi bir Zat söz konusu sebepleri kullanarak bu neticeleri yaratmaktadır”. Yani sebepler sadece adi birer vesiledir, asla yaratıcı olamazlar. Ancak şu var ki Allah dünya hayatını hikmeti gereği sebepler ile yaratmıştır. İnsanın bazı neticeler elde edebilmesi için Allah’ın şart kıldığı sebeplere müracaat etmesi gerekir. Ancak insan bilmelidir ki müracaat ettiği sebeplerin tesir-i hakikisi yoktur. Hakiki tesir ve kudret sahibi ancak ve ancak Allah’tır. O bir neticeyi murad ettiğinde sebepleri bir araya getirir ve arzulanan sonuçları yaratır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 295
Kayıt tarihi
: 31.03.17
 
 

Hakikati salt aklına ve ilmine güvenerek aramak, karanlık bir gecede, ıssız bir çölde kafa feneri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster