Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
74
 

Sebepsiz Sevgisizlik

Alman milletini sever, İngiliz de İngiliz olmaktan gurur duyar.  Hatta birçok milletten bir nüve oluşturan Amerikalı da Amerikalı olmaktan gurur duyar. Bundan daha doğal bir şey olamaz.

Biz de ise durum biraz karmaşıktır. Birkaç ideoloji vardır, birkaç görüş vardır ve bu görüşler babadan oğula geçer.

Sünnilerin çoğu sağcıdır, Alevilerin çoğu solcudur. Kürtlerin çoğu öyledir, Türklerin çoğu böyledir, Lazlar şudur, Rumlar budur, Ermeniler şunlardan ibarettir vs. Şu olursa sağcıdır, şu olursa solcudur, şöyle olursa yolcudur. Kıyafetten medet umar, küpeye kişilikler yükleriz, saça başka bir anlam, dövemeye daha başka bir anlam. Kısacası coğrafyamızdaki fikri bölünme tam da bölgede çıkarları olan birilerinin istedikleri malzemeyi ellerine vermek için tam da müsait bir ortam sunarken, yüzlerce yıldır emekleri, toprakları, canları ve insanları sömürülen insanlar aşağı yukarı aynıdır, değişmez. Ermeni’ye romantik hayaller kurduranlar iç savaşı kızıştırmayı başaramasaydı Ermeni sanatı, zanaatı ile bereketli Anadolu çok farklı bir konumda olabilir miydi? Aynı şekilde Karadeniz’de romantik bir hayalle yola çıkıp Samsun’da örgütlenen Rum çeteler Karadeniz’i kan gölüne çevirmeseydi, ya da Karadeniz’de Rumlar devlet kursaydı, ihtimaldir ki şu anda Gürcistan’la savaş halinde olabilirler miydi? Kim bilir?

Yunanistan’da askeri darbeler iç savaşlar nasıl ki Avrupa’nın göbeğinde oluyor ve Avrupa bu işin bir şekilde komuta merkezinde oluyorsa aynı şekilde Yugoslavya dağılıp, oluk oluk kan akıtan Batı Medeniyetine mensup, Sırplar ve Hırvatlardı. Sırplar Rus Ekolünden çünkü Ortodoks, Hırvatlar Fransızlar gibi Katolik. Fransızlarla Hırvatları yan yana yazmak önemsiz değil, bilakis kravatın mucidi Hırvatların Osmanlıya karşı örgütledikleri neferlerinin boynunda diğer askerlerden kendi askerlerini ayırmak için boyunlarına taktıkları ve değişime uğrayarak günümüze gelen kravat ve moda devleri ve özellikle parfüm ve modanın felsefe ve bilimin Avrupa’daki merkezlerinden aynı zamanda Patrik Suskind’in Koku adlı romanını yazdığı şehrin adı, ülkenin başkenti Paris…

Bizler eğitim denince Finlandiya gerçi son zamanlarda Singapur adı da sıkça telaffuz edilir oldu, moda denince Paris, Milano, Otomobil denince Almanlar, silah denince Amerika ve Rusya demek yerine kendi teknolojisini eğitim sistemini tam olarak oturtamayan, ilişkilerde açıklığı tercih edildiğinde solcu, gizli yapılınca sağcı, Amerikan soluna inanınca solcu, İngiltere’den fonlanınca milliyetçi olabiliyoruz, çünkü biz bize ait ne kadar değer varsa onları ya onları atmayı, ya da onları yok etmeyi seçmiş bir milletin bakiyeleri olarak yanı başımızda bulunan ve tarihi köklerimiz bulunan Orta Asya ile bağımızı bir şekilde koparmış, daha eskilerde akrabalarımız olan Bulgarların Slavlaşmasına, Ukrayna’nın aynı sonucu yaşamasına, Macarların Türklerden dinleri sebebiyle ayrı kalmalarına seyirci kalmamışız da Arap kardeşlerimizin İngiliz ve Fransızlarla pay edilmesi ve Selefilerin İslam’ın sahibi olmasına seyirci kalmışız. Rusya yıkıldıktan sonra uzun yıllar geçmesine rağmen, Türk ligi, Türk Birliği hayallerinin hayal kısmına dahi ulaşamamış bir garip kalmışız.

Bir yerden başlamak lazım, basit bir yerden; sadece işimizi çok iyi yaparak dahi birçok şeyler başarabiliriz. Öte yandan düşünmeden hamle yapmamak, dikkatli hamle yapmak gerekir ama doğrusu kolay değil, her şey zıddında saklanmışken, masumları suçlamamak için doğrusu dua etmek gerek…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1359
Toplam yorum
: 244
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 197
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster