Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Kasım '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
766
 

Seçenek

Seçenek
 

img396.imageshack.us/img396/8392/zamanmu2.jpg



“Seçenek çok mu?” diye sordu adam.
“Seçenek yok” diye cevapladı kadın.
Sustular...

...

Uzaklara bakıyordu adam. Oysa o kadar yakındı ki kadına, elini atsa omzuna dokunacak, yüzünü okşayacak, hatta istese biraz daha yakınlaşıp yanağına ufacık bir öpücük konduracak kadar...Tek bir hareketi yetecekti aslında, elini uzattığında geçmişin hatırlanacağını, yanağına dokunduğunda şimdinin yaşanacağını, tek bir öpücükle geleceğin yeniden var edileceğini biliyordu. Ama adam baktığı yerde kalmayı tercih etti, belirsiz bir ses tonuyla kadının sorularını cevaplamayı, cevapsız kaldığı anlarda kestirip atmayı, soruların cevaplarla çoğaltıldığı böylesi zamanlarda, sessizliğe sığınmayı tercih ettiği gibi...

Oysa seviyordu adam, hem de gerçekten seviyordu. Ama bildiği gibi...

...

Yakınları özlüyordu kadın. Oysa yanındaydı sevdiği adam, hemen yanıbaşında, tek bir sözün ağırlığında, bir gülüşün hayata yeniden bağlayan tınısında. Yüreğe değen tek bir dokunuşta saklıydı iyi-kötü tüm zamanlar ve eğer isterse her şey siliniverirdi bir çırpıda bunu biliyordu. Ama olmayan bir şey vardı işte, eksik kalan birkaç cümle, havada asılı nereden geldiği belli olmayan bir hüzün, bu yakınlığın arasında hiç kapan(a)mayan bir uzaklık...Bu yüzden belki de bu kadar çok canı yanıyordu. Kelimelerde kalsın istemiyordu hiçbir şey ama onun içindeki aşk, artık hiçbir dokunuşa yakışmıyordu.

Oysa biliyordu kadın hem de gerçekten biliyordu. Ama sevdiği gibi...

...

Sonra zaman geldi tüm ağırlığıyla bir nokta koydu bu suskunluğun sonuna. Hayat devam etti kaldığı yerden, onlarda öyle... Az öncesi hiç yaşanmamış gibi kalktılar oturdukları banktan, el ele tutuşup sessizce uzaklaştılar aynı yolun üzerinden aynı adımlarla.

Ama aşk durdu.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk, sadece yüreği yetenler için yürür, eser, kavurur, yakar, tutsak eder, bitirir,esir eder, merkezine geçer...ama yaşatır mı ? onu bilmiyorum...Sevgiyle

Neşe İleri 
 18.12.2008 11:14
Cevap :
yaşatmak için bunlar yeter mi belki de gerçek aşk için yeter kim bilir...  18.12.2008 13:32
 

Severler ama öyle çok şey yitmiş gitmişdir ki , artık sevseler de umut yoktur .. evet.. severler ve bitirirler. Ardına başını çevirmeden yüzlerce kez bakarlar ama yine de giderler.. Sevgi düşmesin yüreğinizden..

son tual 
 14.12.2008 23:36
Cevap :
bazen ne olursa olsun gitme zamanını bilmek gerekir öyle değil mi...teşekkürler. sevgiler benden...  15.12.2008 9:28
 

Bazen bitmesi gerekenler bitmelidir, durması gerekenler ise durmalıdır... Her bitiş yeni bir bir başlangıca, her duruş ise yeni bir harekete zemin verir. Yani öyle olmalı. Herhalde? Uygulamanın sorumluluğu ancak bunun olmasına izin verendedir :) Kalemine sağlık...

Hakan Şahin 
 03.12.2008 15:10
Cevap :
aynen öyle herşeyin bir zamanı vardır aslında ve bu zamanın dışına taşırmak ki bir nevi zorlamaktır bu sadece mutsuzluk verir. teşekkür ederim vakit ayırıp da bunca yazımı okuduğunuz bir de yetinmeyip yorumlarınızla anlam kattığınız için...  05.12.2008 14:48
 

uzaklar bizim yerimiz diyordu sevdiğim bir şair. Bu gün yakın olanlar yarın uzağa düşebiliyor. E o zaman ne yapmalı? İşte onu... İnan bilmiyorum ama umut yoksa aşk durmalı...

Ayrıntıda gezinmek 
 02.12.2008 22:48
Cevap :
kim bilir ki zaten...bilsek yazılır mı bunca şey. uzak diye bir yer olur mu...  03.12.2008 0:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 3111
Toplam mesaj
: 623
Ort. okunma sayısı
: 974
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

30’ lu yaşların ağırlığında geçiyor artık yaşam ama teğet geçerek, ama kurcalayıp didikleyerek...İst..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster