Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
410
 

Seçim bitti, şimdi ne olacak ?

Seçim bitti, şimdi ne olacak ?
 

Seçimler bitti, hadi herkes kendi işine....


2 Kasım'dan itibaren siyasi yazı ve mesaj yazmıyorum. Seçim sonuçlarından memnun olmayan bir kitlenin üyesiyim. Üzgünüz, hüzünlüyüz, mutsuzuz ve kızgınız. Kızgınlığımız yalnız desteklediğimiz partiye değil, daha çok bu ülke insanına. Nasıl olur da, yoksulluğun, zulmün, işsizliğin, kötü ekonomik gidişatın, kötü bir yönetimin, Cumhuriyet karşıtlarının olduğu, ülkenin gittikçe din eksenli bir yönetime doğru kaydığını, hukuksuzluğun, anti-demokratik uygulamaların tavan yaptığı, basın özgürlüğünün olmadığı, bireysel özgürlüklerin kısıtlandığı bir dönemde, üstelik yıpranan ve bir önceki seçimde ciddi oy kaybına uğrayan bir partiye nasıl tekrar oy verdi bu millet anlayabilmiş değilim. Bunu siyaset bilimciler ve sosyologlar da anlamıyor ve yalnızca 5 ayda bu kötü resme rağmen 5 milyon kişi fazladan oy verdiğini ve çöküşte olan ve koalisyon hesapları yapan bir partinin 9 puan artışla tek başına iktidar olduğunu çözemiyorlar..

Seçimler bitti, şimdi bavulu toplayıp gidecek miyiz ?

Oysa aslında değişen ve yeni bir durum yok!

Türkiye’yi iyi yada kötü AKP yönetiyordu yine AKP yönetecek... Belki bupencereden bakmak daha doğru olur..

Lakin, belki bir süre siyasi içerikli yazı yazmayacağım, lakin bir kaç söz etmekte fayda var sanıyorum..

Evet artık seçimler bitti, ekonomik olarak durgunluğun tam da göbeğinde olan ülkemin insanları bunu pek iyi değerlendiremedi ama belki ekonomi piyasalarında istikrarsızlıktan dolayı meydana gelen döviz yükselmeleri, belki bir nebze olsun geriye doğru ivme kazanır.. Piyasalarda bir canlılık olur, ticaret hareketlilik kazanır. Zira zaten adam gibi bir kur politikamız yok, her bir dövizin kuru yükselişinde önlenemeyerek meydana gelen manzara, paramızdan değer kaybına yol açmakla kalmayacak, ciddi bir ekonomik krizi de beraberinde getirecek..

İkinci söylemek istediğim konu da şudur;

Seçimi tam anlaşılamasa da Akape büyük bir farkla kazanmıştır. Kaybedenler Mhp ve Hdp’dir.. Chp’nin oy oranında, aldığı ou miktarında ve az da olsa vekil sayısında artış olsa da o da kaybetmiştir. Şimdi bu muhalefet partilerinin bu muhasebeyi çok iyi yapmaları gerekmektedir. Ben çok umutlu değilim kendilerini düzelteceklerinden ama bugünden yarına bu partilerde kazan kaynayacaktır. Yönetimsel, teşkilatsal değişimler olabileceği gibi lider değişimleri de olacağı aşikardır. Olmalıdır da zaten.. Unutmadan, seçimin diğer kaybedenleri de hiçbirinin tutmayan tahminleri ile kamuoyu yoklaması yapan anket şirketleri ve maalesef Fuat Avni’dir..

Son olarak söylemek istediğim de şudur..

Biz bu düşünce yapımızla ve savunduklarımızla zaten azınlıktaydık. Yine azınlıkta kalacağız.. Peki şimdi ne yapacağız?

Aslında bizde de değişen bir şey olmayacak...

Hiç bir şeyden, kimseden korkmadan;

“Cumhuriyet, Mustafa Kemal ve Laiklik ekseninde, daha fazla eşitlik, daha fazla demokrasi, daha fazla hukuk, daha fazla barış, daha fazla aydınlanma, daha fazla devrim, daha fazla adalet, daha fazla sendikal haklar, daha fazla iş, daha fazla aş, daha fazla özgürlük, daha fazla yeşil doğa, daha fazla yaşanabilir kentler ve anti-emperyalizm " demeye devam edeceğiz. Bizim de ilkemiz budur... Partiler değişebilir.. Ancak, gittiğimiz yol bellidir.. ”

Dün bu değerleri savunuyorduk, bundan sonra da yine bu değerleri herkes için savunmaya devam edeceğiz.

Demokrasi için, ülkenin yağma ve talan edilmemesi için, insanların insan gibi yaşadığı bir ülke için mücadele edeceğiz.

Herkes bunu böyle bilsin....


../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhabalar. Kimse kimseye hakkını ve hukukunu ne tanıyor, ne de iade ediyor. Hiç de niyetli değiller!.. Daha biz çok demokrasi türküsü çağırırız!.. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 08.11.2015 16:20
Cevap :
Bu kadar sorunsallık içinde aslında çözüm yolları da var. Pes etmemek lazım.. Soru şu : AZINLIK olarak mı kalacağız ve sonra YOK olacağız ? Yoksa, mücadele edip, bu tahakküme karşı DİRENECEK miyiz ? Yani ÇÖZÜM de aslında kendini belli etmiyor mu ?  13.11.2015 16:01
 

Tansel bey, samimiyet bir insanın ahlakıdır, koyduğunuz yaşamsal ilkelere diyecek hiç bir şey yok ve aynen katılıyorum, Ancak, demokraside yetkin birey ister, talep eder, yönetim olarak ta azınlıkların hakları korunur. Şimdi insanlık tarihinin biriktirdiği en önemli 3 kavram olan adalet, ahlak ve özgürlük adına ve insanlık tarihinin en önemli organizasyonu olan devlet adına bu coğrafyada şu anda neler söyleyebiliriz. Seçim tekniğine ve konsolide olmuş yığınlara tam güven duyanlar hep başarıyor. Güçlü merkez olgusu karşısında zayıf bireyi güçlendiremezsek işimiz zor, cehalet pervasızca nicelliğini kullanıyor, adını yazamayan ablam bana ne yapmam gerektiğini söylüyor, dikte ediyor, kavramlarları iğdiş ederek, miş gibi yapanlar medya ile sosyal psikolojiyi, cami ve çay ocaklarında din sosyolojisini kullanarak Ülkeyi orta çağın inanç dehlizlerine sürüklüyor, maalesef. Ulus kurucuların oluşturmaya çalıştığı birey ve vatandaş konusu başarılamadı,emperyalistler karşı devrimciler başardı.

Nizamettin BİBER 
 07.11.2015 13:18
Cevap :
İşte tam da o yüzden bizler bir " AZINLIK " olacağız.. Ve bugünün azınlığı olanların tahakkümü altında ezilecek miyiz, bugünkü cehaletin pençesindekiler gibi bu tahakküme biat mı edeceğiz.. Azınlık olarak kalırsak, daralan sosyo*ekonomik, sosyolojik ve sosyo-politik çember içinde anti-demokratik, hukuksuzluk içinde, özgür bireyler olmadan yaşamımızı idame ettirebilir miyiz ? Sorun budur... Ama çözümü de bizdedir.. Ne demiş bilge kişi; " ÇARESİZSENİZ, ÇARE SİZSİNİZ "   13.11.2015 15:59
 

Demokrasi dolap beygirlerinin önüne asılan havuç gibidir ve beygir o havucun peşinde yürüdüğü sürece havucu yiyemez ama çarkı döndürmeye devam eder. Sizinde yazınızın sonunda "demokrasi için..... mücadele edeceğiz" ifadenizi okuyunca ister istemez dolap beygirini düşündüm. Benzetme için kusura bakmayın ama bende size demokrasi için hiç mücadele etmeyin aklınız varsa "eşitlik, adalet ve hukukun üstünlüğü" ilkeleri için mücadele etmenizi salık veriririm. Demokrasilerde hep çoğunluğun seçtikleri yönetir ve sömürür. Ama eşitlik,adalet ve hukukun üstünlüğü sağlandığında insan gibi yaşama şansınız olur. Unutmayın ki Atatürk'de cumhuriyeti kurarken ne demokrasiyi ne de hukuku 6 ok'lu ilkeleri arasına almamıştır. Tabi siz yine bildiğiniz ezberin peşinden koşacaksınız ama ben yinede bir söylemiş olayım dedim. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 06.11.2015 14:07
Cevap :
Mustafa bey, Yazımın sonu aslında yazının tamamının özeti. Verdiğimiz mücadelenin de özeti.. Son paragrafta tırnak içinde yazdıklarımdan vazgeçmek mümkün müdür ? Bunlar vazgeçilmez midir ? Birileri, hatta bugünün muktedirleri bundan vazgeçebilirler, kafalarının arkasında olduğunu da biliyoruz. Ama bunu bu ülkenin bir kesimi bilmediği için, tercihini ona göre kullandı.. Bizler Atatürk Cumhuriyetinden vazgeçmeyeceğiz. Demokrasi ve hukukun altı ok'ta olmamasına gelince; O altı ok'un işaret ettiği hedeflerin olması için önce demokrasi ve hukuk'un olması ve oturması gerekiyordu. Onu da inşa etmek devletin birincil görevidir. Diğerleri arkadan gelir.. Öyle de oldu ama birileri de bunu hep yıkmaya çalıştı... Çalışıyor..   06.11.2015 19:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster