Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
379
 

Seçim Hukuku

Seçim Hukuku
 

Her seçim dönemi ortam hareketlenir. Çeşitli söylentiler, dedikodular olabildiğince ayyuka çıkar. Herkes birbirini suçlar, suçlar ama kimsenin kaşığı sütten çıkmış ve ak değildir. AKP de bu seçim döneminde ismiyle uyuşmayacak suçlamalara ve dedikodulara aldırmadan yoluna ve kampanyasına devam ediyor. En göze batan olay, Tunceli'de tüm hukukçuların ve sivil toplum örgütlerinin uyarılarına rağmen dağıtılmaya devam eden beyaz eşyalar ve yardım paralarıdır. AKP'li bir konuşmacı televizyonda "seçim var diye sosyal yardımları 6 ay ertelese miydik?" diyor. Bu laflar karda sırtında buzdolabı dağıtan insan görüntüleriyle biraz çelişmiyor mu?

İster seçim olsun, ister olmasın tek güvencemiz ve itiraz edemeyeceğimiz şey hukuk ve hukukun sonuçlarıdır. Böyle de olmalıdır. Alınan karar olması gerekendir, ama gecikmiştir. YSK, Tunceli valisi hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. İşte bu noktadan sonra Türk hukuku sınav vermektedir. Aslında buna kurtarma sınavı da denilebilir. Çünkü bu güne kadar tüm olup bitene karşı sadece gayri resmi uyarı yapılmış ve sonuçlar seyredilmiştir. Bakalım bu sınavdan kaç puan alacaktır.

İktidarın kritik yerlerdeki kadrolaşmasının bir göstergesidir bu yaşananlar. YÖK ve Üniversiteler, RTÜK, Belediyeye bağlı kuruluşlar ve devletin tüm kademeleri... Herşey açık açık savunuluyor. Kanunlar, gerekirse değiştiriliyor.

Bir valinin kontrolünde AKP seçim afişleri yakalanıyor. Bu afişlere gelene kadar gözümüzün içine kadar sokulan daha birçok yapılmaması gereken yapılanlar vardı aslında. Nedense görülmediler, görülseler de önemsenmediler. Tunceli valisi belki göstermelik olarak merkeze çekilecek, zamanı geldiğinde ödüllendirilmek üzere...

Ülkemde yıllardır seçim dönemlerinde kömür dağıtılıyor. İhtiyaç deniliyor. Temmuz ayında kömür ihtiyacı nereden çıkıyor. Türkiye'nin bilmediğimiz bir kısmı güney yarımkürede mi? Şimdi de kış ortasında Buzdolabı ve diğer beyaz eşyalar, hem de suyu ve elektriği olmayan yerlere... En pahalısından seçim erzakları... Bunların parası nereden geliyor. Benim daha elime geçmeden kesilen paramdan, yani ödediğim vergilerden...

Hükümetin ileri gelenleri tek tek seçmenleri tehdit ediyorlar. Oyunuzu bize vermezseniz size "zırnık" yok diyorlar.

Her köşede ruhsatsız kaçak binalar yine yükselmeye başladı. İlgilenen yok. Nasıl ilgilensinler, oy mu kaybetsinler?

YSK'yı ve devletin görevlilerini bu olaylarda da görmek istiyoruz. Sadece uyarmakla yetinmelerini değil hukuku işletmelerini istiyoruz. Hukukun sadece seyretmek olmadığını hepimiz biliyoruz.

Seçime gidiyoruz. Seçim arifesinde askıya çıkan seçim listeleri "Allaha Emanet". İlk listelerde 5 milyon seçmen artışı; Ölmüş insanlar, doğmamış çocuklar, yaşamayan vatandaşlar, bitmemiş binalarda oturan yığınlarca seçmen(!)... Hemen ardından yeni bir liste; Kayıp mahalleler, gitmediği ilde görünen seçmenler, kayıt sildiği belirlenen belediye çalışanları...

YSK ne yapıyor? Her şey kontrol altında diyor. Seçime gidebiliriz... Nasıl bu listelerle mi? Bu ...

Türkiye her geçen gün hukuktan uzaklaşıyor. Hukuk devleti olmasının en gerekli olduğu bu dönemlerde hukuk bir yana 'seçim hukuku'(!) uygulayan bir ülke durumuna düşüyoruz.

Şimdilik herşey yolunda 30 Mart sabahı gerçeklerle yüzleşeceğiz. Kömürlerin, Beyaz eşyaların ve diğer dağıtılanların bedelleri ile elbette yüzleşeceğiz. Bunlar bize yeni vergi ve zamlar olarak geri dönecek. Kemerler sıkılacak ve krizin teğet geçmediğinden dem vurulacak. Hukuk gündeme gelir mi? Bilemem... Ama IMF'den istenen ek süre o sabah bitmiş olacak. Ve biz dünyanın en riskli sekizinci ekonomisiyle başbaşa olacağız.

Şimdilik "Gün ola harman ola!"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1002
Kayıt tarihi
: 17.12.08
 
 

İTÜ Elektronik ve Haberleşme Bölümünü 1986 yılında bitirdim. Bu yıldan beri Mühendislik çalışmalarım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster